ascertain - Türkçe İngilizce Sözlük

ascertain

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

ascertain — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ˌæsərˈteɪn/ – BrE /ˌæsəˈteɪn/)
Terim Türü:
Fiil: ascertain (ascertains – ascertained – ascertaining)
Bir bilginin doğru olup olmadığını araştırarak netleştirmeyi ifade eden fiildir. Fransızca üzerinden Latince certus (“kesin”) ailesine bağlanır ve modern resmî/akademik dilde “ascertain the facts” kalıbıyla tipiktir.
Eş Anlamlılar:
determine, establish, verify
Zıt Anlamlılar:
guess, assume, speculate

"ascertain" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
ascertain f. aslını öğrenmek
Genel
ascertain f. belirlemek
Ascertaining the cause of death can be very difficult for burnt victims.
Yanmış kurbanların ölüm nedenini belirlemek çok zor olabiliyor.

More Sentences
ascertain f. (araştırarak) tespit etmek
I would ask the President - and I will send him more documentation - please to ascertain whether this was the case.
Başkan'dan ricam - ki kendisine daha fazla belge göndereceğim - lütfen durumun böyle olup olmadığını tespit etmesidir.

More Sentences
ascertain f. doğrusunu öğrenmek
ascertain f. soruşturmak
ascertain f. saptamak
ascertain f. öğrenmek
ascertain f. bulmak
ascertain f. anlamak
ascertain f. araştırmak
ascertain f. ortaya çıkarmak
ascertain f. tespit etmek
ascertain f. meydana çıkarmak
ascertain f. tayin etmek
ascertain f. öğrenip doğrulamak
Hukuk
ascertain f. ortaya çıkarmak
Eski Kullanım
ascertain f. kesinleştirmek
ascertain f. garantiye almak

"ascertain" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Öbek Fiiller
ascertain something from someone or something f. birinden/bir şeyden çıkarım yapmak/çıkarmak
ascertain from f. '-den çıkarım yapmak/çıkarmak
ascertain from f. -den öğrenmek
ascertain from f. '-den aslını/doğrusunu öğrenmek
ascertain from f. '-den anlamak
ascertain something from someone or something f. birinden/bir şeyden tespit etmek
ascertain something from someone or something f. birinden/bir şeyden öğrenmek
ascertain from f. '-den tespit etmek
ascertain something from someone or something f. birinden/bir şeyden tespit etmek
ascertain from f. '-den tespit etmek
ascertain something from someone or something f. birinden/bir şeyden anlamak
ascertain something from someone or something f. birinden/bir şeyden aslını/doğrusunu öğrenmek