ortaya çıkarmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

ortaya çıkarmak



"ortaya çıkarmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 57 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ortaya çıkarmak find out f.
ortaya çıkarmak reveal f.
General
ortaya çıkarmak ascertain f.
ortaya çıkarmak discover f.
ortaya çıkarmak bring into the open f.
ortaya çıkarmak uncover f.
ortaya çıkarmak lay bare f.
ortaya çıkarmak call forth f.
ortaya çıkarmak deduce f.
ortaya çıkarmak throw into relief f.
ortaya çıkarmak bring out f.
ortaya çıkarmak get at f.
ortaya çıkarmak smoke out f.
ortaya çıkarmak unveil f.
ortaya çıkarmak disclose f.
ortaya çıkarmak bring to pass f.
ortaya çıkarmak ferret out f.
ortaya çıkarmak hit off f.
ortaya çıkarmak unlock f.
ortaya çıkarmak bring to light f.
ortaya çıkarmak show up f.
ortaya çıkarmak unravel f.
ortaya çıkarmak detect f.
ortaya çıkarmak reveal f.
ortaya çıkarmak sift out f.
ortaya çıkarmak search out f.
ortaya çıkarmak expose f.
ortaya çıkarmak determine f.
ortaya çıkarmak create f.
ortaya çıkarmak unearth f.
ortaya çıkarmak pick out f.
ortaya çıkarmak conceive f.
ortaya çıkarmak uncloak f.
ortaya çıkarmak wheel out f.
ortaya çıkarmak bring light f.
ortaya çıkarmak introduce a new thing f.
ortaya çıkarmak elicit f.
ortaya çıkarmak introduce f.
ortaya çıkarmak pose f.
ortaya çıkarmak unfold f.
ortaya çıkarmak sniff out f.
ortaya çıkarmak catalyse f.
ortaya çıkarmak catalyze f.
Phrasals
ortaya çıkarmak show forth f.
ortaya çıkarmak look out f.
ortaya çıkarmak open up f.
ortaya çıkarmak draw out f.
ortaya çıkarmak come at
ortaya çıkarmak call forth
ortaya çıkarmak show someone up as something
ortaya çıkarmak find out about
Colloquial
ortaya çıkarmak bring to light
Idioms
ortaya çıkarmak to crack something wide open
ortaya çıkarmak bring into view
Law
ortaya çıkarmak ascertain
Technical
ortaya çıkarmak introduce
ortaya çıkarmak pose

"ortaya çıkarmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 51 sonuç

Türkçe İngilizce
General
kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmak show one's misdeeds f.
gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak unmask f.
birinin foyasını ortaya çıkarmak show someone up f.
yeniden ortaya çıkarmak resuscitate f.
kazıyıp ortaya çıkarmak excavate f.
yeniden ortaya çıkarmak resurrect f.
ortaya çıkarmak (gerçeği) elicit f.
rezaletleri ortaya çıkarmak muckrake f.
gerçeği ortaya çıkarmak elicit f.
gerçekleri ortaya çıkarmak find out the truths f.
gerçekleri ortaya çıkarmak uncover the truths f.
gerçekleri ortaya çıkarmak reveal the truths f.
yeteneğini ortaya çıkarmak unearth one's talent f.
yeniden ortaya çıkarmak exhume f.
kazıp ortaya çıkarmak dig out f.
bir şeyin güzelliğini ortaya çıkarmak set off f.
tehlikeli bir durum ortaya çıkarmak pose a risk f.
tehlikeli bir durum ortaya çıkarmak pose a threat f.
tehlikeli bir durum ortaya çıkarmak pose a danger f.
foyasını ortaya çıkarmak unmask f.
bir yalanı ortaya çıkarmak reveal a lie f.
gözlerini ortaya çıkarmak bring out one’s eyes f.
gerçeği ortaya çıkarmak bring out the truth f.
gizli gücü ortaya çıkarmak potentize f.
gizli gücü ortaya çıkarmak potentise f.
ilişkisini ortaya çıkarmak correlate f.
gerçeği ortaya çıkarmak reveal the truth f.
ortaya çıkarmak (göbeği vb) accentuate f.
(skandalı vb.) ortaya çıkarmak rake (up) f.
yeniden ortaya çıkarmak re-expose f.
bir şeyi ortaya çıkarmak unearth f.
Phrasals
acele/telaş ile bir şey ortaya çıkarmak throw something together f.
acele/telaş ile bir şey ortaya çıkarmak slap something together f.
acele/telaş ile bir şey ortaya çıkarmak toss something together f.
(skandalı vb.) ortaya çıkarmak rake up f.
kurnazca başkalarının düşüncelerini ve duygularını ortaya çıkarmak draw (one) out f.
toprağı sürerken (bir şey/nesne) ortaya çıkarmak/bulmak plow something up
yeniden ortaya çıkarmak get back out
Colloquial
yanlışları ortaya çıkarmak pick holes in
yanlışlarını ortaya çıkarmak pull apart
Idioms
nedenini ortaya çıkarmak get to the bottom of something f.
(birinin) sırrını ortaya çıkarmak/dökmek give someone away f.
kimliğini ortaya çıkarmak blow someone's cover
yeni bir şey ortaya çıkarmak break new ground
birisinin kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmak dig some dirt up on someone
birisinin olumsuz yönlerini ortaya çıkarmak dig some dirt up on someone
(bir giysi için) hatlarının güzelliğini ortaya çıkarmak flatter one's figure
(bir skandalı) gözler önüne sermek/ortaya çıkarmak crack something wide open
(bir skandalı) gözler önüne sermek/ortaya çıkarmak crack something open
Slang
planlarını ortaya çıkarmak/ifşa etmek open up one's kimono
planlarını ortaya çıkarmak/ifşa etmek open one's kimono