| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | hunt i. | av | ||
|
Hunt for the drug dealer still continues. Uyuşturucu satıcılarıan karşı yürütülen av hala devam ediyor. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | hunt f. | avlanmak | ||
|
These horses are specially trained for hunting. Bu atlar avlanmak için özel olarak eğitilmiş. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | hunt f. | avlamak | ||
|
Hunting animals is forbidden in the region. Bölgede hayvan avlamak yasaktır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | hunt i. | avlanma | ||
|
He is preparing the horse for the hunt. Atı avlanmaya hazırlıyor. More Sentences |
||||
| Genel | hunt f. | aramak | ||
|
The group was hunting for gold particles in the Yukon River. Grup Yukon Nehri'nde altın parçacıkları arıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | hunt f. | avlanmak | ||
|
These horses are specially trained for hunting. Bu atlar avlanmak için özel olarak eğitilmiş. More Sentences |
||||
| Genel | hunt f. | avlamak | ||
|
Hunting animals is forbidden in the region. Bölgede hayvan avlamak yasaktır. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | hunt f. | aramak | ||
|
The group was hunting for gold particles in the Yukon River. Grup Yukon Nehri'nde altın parçacıkları arıyordu. More Sentences |
||||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | hunt i. | av | ||
|
Hunt for the drug dealer still continues. Uyuşturucu satıcılarıan karşı yürütülen av hala devam ediyor. More Sentences |
||||
| Silah/Atıcılık | ||||
| Silah/Atıcılık | hunt i. | avcılar derneği | ||
|
James is the newest member of our hunt. James avcılar derneğimizin en yeni üyesi. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | hunt i. | avcılık | ||
| Genel | hunt i. | arama | ||
| Genel | hunt i. | av bölgesi | ||
| Genel | hunt i. | avlak | ||
| Genel | hunt i. | ısrarlı takip | ||
| Genel | hunt i. | ısrarlı arama | ||
| Genel | hunt i. | (mekanik alet) salınma | ||
| Genel | hunt i. | (çan) ileri geri salınma | ||
| Genel | hunt i. | bir soyisim | ||
| Genel | hunt f. | araştırmak | ||
| Genel | hunt f. | kovalamak | ||
| Genel | hunt f. | silah ve av hayvanlarıyla izini sürmek | ||
| Genel | hunt f. | elde etmek | ||
| Genel | hunt f. | av izi sürerken bir yerden bir yere geçmek | ||
| Genel | hunt f. | (çan) yukarı aşağı sallanmak | ||
| Genel | hunt f. | çanın yerini belirli kurallara göre değiştirmek | ||
| Genel | hunt f. | soruşturmak | ||
| Genel | hunt f. | titizlikle arayarak ortaya çıkarmak | ||
| Telekom | ||||
| Telekom | hunt f. | telefon hattı meşgul olduğunda diğerine geçiş yapmak | ||
| Elektrik | ||||
| Elektrik | hunt i. | (anahtar, cihaz) bağlantıyı tamamlamak için devre arama | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | hunt i. | salınma | ||
| Havacılık | hunt i. | takip etme | ||
| Havacılık | hunt f. | (uçak, gemi) ileri geri yalpalamak | ||
| Havacılık | hunt f. | pilot müdahalesi olmadan yukarı aşağı veya ileri geri gitmek | ||
| Silah/Atıcılık | ||||
| Silah/Atıcılık | hunt i. | (hayvanın) av mevsimi | ||
| Silah/Atıcılık | hunt f. | av aramak | ||
| Silah/Atıcılık | hunt f. | köpekle av aramak | ||
| Engineering | ||||
| Engineering | hunt f. | (makine, enstrüman, sistem) seçili değer etrafında salınmak | ||
| Engineering | hunt f. | (gösterge) salınım yapmak | ||