divine - Türkçe İngilizce Sözlük

divine

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

divine — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ilahi, tanrısal, keşfetmek/sezmek
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˈvaɪn/ – BrE /dɪˈvaɪn/)
Terim Türü:
Sıfat; Fiil: divine (divines – divined – divining)
Tanrı’ya veya kutsala ait olmayı niteleyen sıfattır; fiil olarak da bir şeyi sezerek/yorumlayarak anlam çıkarma anlamında kullanılır. Latince divinus (“tanrısal”) kökünden gelir; modern kullanımda divine, hem teolojik bağlamda kutsallığı hem de edebî dilde “mükemmel/harika” övgüsünü taşıyabilir.
Eş Anlamlılar:
sacred, holy
Zıt Anlamlılar:
profane, mundane

"divine" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 52 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
divine s. ilahi
All he could do was pray for divine guidance.
Tek yapabildiği ilahi rehberlik için dua etmekti.

More Sentences
divine s. kutsal
Genel
divine f. tahmin etmek
Somehow, their mothers divined that the kids were lying.
Her nasılsa, anneleri çocukların yalan söylediğini tahmin etti.

More Sentences
divine f. tahmin etmek
Somehow, their mothers divined that the kids were lying.
Her nasılsa, anneleri çocukların yalan söylediğini tahmin etti.

More Sentences
divine f. fark etmek
They divined that the painting was fake.
Tablonun sahte olduğunu fark etmişler.

More Sentences
divine s. harika
That meal was simply divine.
Yemek tek kelimeyle harikaydı.

More Sentences
divine s. fevkalade
Diana's new house is absolutely divine!
Diana'nın yeni evi kesinlikle fevkalade!

More Sentences
divine s. fark etmek
They divined that the painting was fake.
Tablonun sahte olduğunu fark etmişler.

More Sentences
divine i. falcı
divine i. rahip
divine i. papaz
divine i. ilahiyat
divine i. ilahiyatçı
divine i. tanrıbilim
divine i. kutsal olan şey
divine i. kutsal gerçeklik
divine f. içine doğmak
divine f. kehanette bulunmak
divine f. sezmek
divine f. gaipten haber vermek
divine f. hissetmek
divine f. harikulade bulmak
divine f. kehanetle bildirmek
divine f. sezgiyle algılamak
divine f. içgörüyle ortaya çıkarmak
divine f. sanmak
divine f. kestirmek
divine f. varsaymak
divine f. çıkarımda bulunmak
divine f. ilahileştirmek
divine f. kutsallaştırmak
divine f. tanrılaştırmak
divine f. (su, petrol) arama çubuğuyla tespit etmek
divine f. keşfetmek/sezmek
divine s. tanrı'ya adanmış
divine s. çok güzel
divine s. ala
divine s. göksel
divine s. tanrısal
divine s. ulvi
divine s. mükemmel
divine s. rabbani
divine s. sevimli
divine s. şirin
divine s. fevkalade beğenilen
divine s. yüce karakterli
divine s. ilham verici
divine s. tanrı olan
divine s. tanrı'ya özgü olan
divine s. insanüstü
divine s. çok hoş
divine s. çok çekici

"divine" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 74 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
divine light i. nur
divine religion i. ilahi din
friday divine service parade in ottoman empire i. cuma selamlığı
divine gift i. bereket
divine service i. ibadet
divine right i. kralın yönetme hakkı
divine inspiration i. vahiy
divine right i. kutsal hak
divine power i. ilahi güç
divine religion i. semavi din
divine laws i. ilahi kanunlar
divine laws i. tanrısal kanunlar
divine right i. ilahi hak
divine truth i. ilahi gerçek
a divine goal i. kutsal bir amaç
divine religions i. semavi dinler
divine truth i. ilahi hakikat
divine love i. kutsal aşk
divine love i. ilahi aşk
divine intervention i. ilahi müdahale
divine retribution i. ilahi adalet
divine retribution i. ilahi ceza
divine grace i. ilahi lütuf
divine understanding i. tanrısal anlayış
divine understanding i. ilahi anlayış
divine presence i. ilahi mevcudiyet
divine service i. dini tören
child jesus (divine infant) i. bebek/çocuk isa
divine justice i. ilahi adalet
violation of the divine will i. ilahi iradenin ihlali
divine command theory i. ilahi buyruk teorisi
divine command theory i. ilahi buyruk kuramı
the divine i. kutsal
divine spark i. canlılardaki yaşama gücü
the divine i. tanrı
divine spark i. yaşam enerjisi
the divine i. insanların ruhani yönü
divine revelation i. bilginin doğaüstü bir varlıktan insana iletilmesi
the divine i. ilahi
divine spark i. canlılardaki hayat enerjisi
the divine i. insanların tanrısal kabul edilen nitelikleri
divine punishment i. ilahi ceza
divine punishment i. ilahi adalet
divine call i. ilahi çağrı
divine call i. kutsal görev
divine [obsolete] s. ilahiyat ile ilgili
divine [obsolete] s. kutsal şeylerle ilgili
divine [obsolete] s. teoloji ile ilgili
Atasözü
to err is human to forgive divine hatasız kul olmaz
to err is human to forgive divine herkes hata yapar
to err is human to forgive divine her insan hata yapar
Ticaret/Ekonomi
divine proportion i. altın oran
Siyasal
divine authority i. dini otorite
divine unity i. ilahi birlik
divine right of kings i. kralların yönetim yetkisini doğrudan tanrı'dan aldığını ve tebaalarına karşı sorumlu olmadıklarını öne süren bir doktrin
Edebiyat
divine comedy i. ilahi komedya
Dini
divine command i. kutsal emir
john the divine i. aziz yuhanna
revelation of saint john the divine i. aziz yuhanna'nın vahiy kitabı
divine mind i. (hristiyan bilim akımında) yaşam, madde ve aklın tinsel kaynağı
divine mind i. (hristiyan bilim akımında) tanrı
revelation of saint john the divine i. yeni ahit'in sonuncu kitabı
revelation of saint john the divine i. vahiy kitabı
divine realm i. kutsal alem
divine realm i. ilahi alem
divine realm i. öte alem
divine messenger i. tanrı'nın elçisi
divine office i. (roma katolik kilisesi'nde) rahip, dini tarikat vb'lerin günlük olarak ayin için belirlenen yedi zamanda okuduğu dualar
divine liturgy i. doğu ortodoks kilisesi'nin aşai rabbani ayini
divine law i. doğrudan tanrı'dan geldiğine inanılan kanun
divine law i. ilahi kanun
divine law i. tanrısal kanun
divine guidance i. ilahi bir varlığın insan zihni üzerindeki özel etkisi
Felsefe
divine command theory i. kutsal emir kuramı