detect - Türkçe İngilizce Sözlük

detect

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

detect — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tespit etmek, fark etmek, saptamak
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˈtɛkt/ – BrE /dɪˈtɛkt/)
Terim Türü:
Fiil: detect (detects – detected – detecting)
Bir şeyi gözlem, ölçüm veya ipuçlarıyla ortaya çıkarmayı; varlığını saptamayı tanımlamaktadır. Latince detegere (“örtüyü kaldırmak, açığa çıkarmak”) kökünden günümüze ulaşır; modern bilim ve güvenlikte “detect” çoğu zaman görünmeyeni görünür kılan sensör, test veya analiz düzenekleriyle birlikte anılır.
Eş Anlamlılar:
discover, identify
Zıt Anlamlılar:
miss, overlook

"detect" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
detect f. belirlemek
We detected a great fault in the system.
Biz, sistemde büyük bir hata belirledik.

More Sentences
detect f. saptamak
In Japan, radioactive cesium was detected in baby formula.
Japonya'da bebek mamasında radyoaktif sezyum saptandı.

More Sentences
detect f. sezmek
I have detected a bit of gloom among a number of colleagues.
Bazı meslektaşlarımda biraz kasvet sezdim.

More Sentences
detect f. bulmak
Our sensors did not detect anything unusual.
Sensörlerimiz olağandışı bir şey bulmadı.

More Sentences
detect f. algılamak
It must be said that our fellow citizens can detect a strong smell of oil in this matter.
Yurttaşlarımızın bu konuda güçlü bir petrol kokusu algılayabileceklerini söylemek gerekir.

More Sentences
detect f. tespit etmek
Police dogs can easily detect illegal substances.
Polis köpekleri yasadışı maddeleri kolayca tespit edebilir.

More Sentences
detect f. keşfetmek
detect f. ortaya çıkarmak
detect f. fark etmek
Teknik
detect f. hissetmek
detect f. meydana çıkarmak
Bilgisayar
detect expr. algıla
Radyo
detect f. (sinyalin) varlığını tespit etmek
detect f. rektifiye etmek
detect f. (modüle dalga veya akımı) orijinal modüle edici dalgaya çevirmek
detect f. demodülasyon yapmak

"detect" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
detect a smell f. koku duymak
detect the problem f. sorunu saptamak
detect the problem f. sorunu belirlemek
detect the crime f. suçu tespit etmek
telepathically detect f. telepatik olarak algılamak
Öbek Fiiller
detect something in something f. bir şeyde bir şey sezmek
detect something in something f. bir şeyde bir şey hissetmek
detect something in something f. bir şeyde bir şey fark etmek
detect something in something f. bir şeyde bir şey algılamak
detect in f. -de (bir şey) sezmek
detect in f. -de (bir şey) fark etmek
detect in f. -de (bir şey) hissetmek
detect in f. -de (bir şey) algılamak
Ticaret/Ekonomi
detect risk i. deteksiyon riski
Bilgisayar
auto detect i. otomatik algılama
collision detect i. çarpışma sinyali
detect mode i. tanıma modu
detect mode i. algılama modu
paper detect i. kağıt algılaması
auto-detect i. otomatik algılama
fcc-detect file i. fcc algılama dosyası
cable detect expr. kablo algıla
auto detect expr. otomatik algıla
auto detect expr. oto algıla
Telekom
open cable detect i. açık kablo belirleme
carrier detect i. taşıyıcı tespiti
carrier detect threshold i. taşıyıcı algılama eşiği
Havacılık
carrier sense multiple access with collision detect i. çatışmayı belirleyen taşıyıcı çoklu girişim