grown - Türkçe İngilizce Sözlük

grown

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"grown" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
grown s. büyümüş
Our children are grown.
Çocuklarımız büyüdü.

More Sentences
Genel
grown s. yetişkin
A grown man had taken his place.
Onun yerini yetişkin bir adam almıştı.

More Sentences
grown s. büyümüş
Our children are grown.
Çocuklarımız büyüdü.

More Sentences
grown s. olmuş
grown s. olgun
grown s. yetişmiş
grown s. (tahıl) hasattan önce filizlenmiş
grown s. bitki örtüsüyle kaplı
İnşaat
grown s. (gemi yapımında kullanılan kavisli kereste) doğal şeklinin gerektirdiği eğime uygun

"grown" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 95 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
grown-ups i. yetişkinler
grown-up i. yetişkin
grown-up i. yetişkin (birey)
have grown up f. kendini bilmek
grown up f. büyümek
grown up s. yetişkin
grown up s. ergin
grown up s. büyümüş
full grown s. tamamen büyümüş
grown over with s. ile örtülü
grown up s. kemale ermiş
grown up s. eşek kadar
grown up s. anaç
grown up s. yetişmiş
grown-up s. yetişkin
full-grown s. tamamıyla büyümüş
grass-grown s. çimenli
full-grown s. iyi gelişmiş
full-grown s. tam gelişmiş
full-grown s. ergin
full-grown s. büyümüş
home-grown s. evde yetişen
full-grown s. yetişkin
moss-grown s. modası geçmiş
moss-grown s. eskimiş
grown-up s. olgun
self-grown s. kendinden yetişmiş
home-grown s. evde yetiştirilen
home-grown s. evde büyüyen
fully-grown s. yetişkin
home-grown s. kendi bahçesinde yetişen
soil-grown s. toprakta büyüyen
soil-grown s. toprakta yetişen
home-grown s. yerli
grown up s. yetik
half-grown s. tam olgunlaşmamış
island-grown s. adada büyümüş
island-grown s. adada yetişmiş
island-grown s. adada yetişen
island-grown s. adada büyüyen
liver-grown s. karaciğeri büyümüş
grown-up s. yetişkinlere ait
-grown s. ... ile kaplı
-grown s. (belirli bir şekilde veya yerde) üretilen
grown-up s. yetişkinlere yönelik
grown-up s. yetişkinlere özgü
grown over s. bitki örtüsüyle kaplı
Deyim
have grown whiskers f. yavanlaşmak
have grown whiskers f. kabak tadı vermek
have grown whiskers f. (espri/şaka) bayatlamak
have grown whisker f. (espri/şaka) bayatlamak
have grown whisker f. kabak tadı vermek
have grown whisker f. eskimiş olmak
Konuşma
when I am grown up expr. büyüdüğümde
I feel all grown up expr. kendimi yetişkin gibi hissediyorum
I can't believe how much you've grown up expr. bu kadar büyümüş olmana inanamıyorum
how big you have grown expr. ne kadar da büyümüşsün
how big you've grown expr. ne kadar da büyümüşsün
I can't believe how much you've grown up expr. ne kadar da büyümüşsün
Teknik
home-grown software i. kullanıcının hazırladığı program
home-grown software i. kullanıcı yazılımı
Tekstil
grown-on facing i. kendinden kıvırma pervaz
grown -on collar i. bedenden çıkan yaka
grown-on collar i. bedenden çıkan yaka
Otomotiv
grown tire i. lastikte gövde büyümesi
Medikal
lung-grown s. plevraya bağlı akciğerleri olan
lung-grown s. akciğerli olan
Gıda
vat-grown meat i. yapay et
lab-grown meat i. yapay et
Mutfak
home-grown s. yurt içinde üretilen
Biyoloji
fully grown s. olgunlaşmış
fully grown s. tam gelişmiş
lab-grown s. laboratuvar ürünü
Zooloji
fully grown s. erişkin
full-grown s. erişkin
fully grown s. ergin
full-grown s. erginliğe ulaşmış
full-grown s. gelişkin
fully grown s. gelişkin
Botanik
moss-grown s. yosunla kaplı olan
Tarım
early grown tomato i. turfanda domates
half grown wool i. yarı büyümüş yapağı
early grown s. turfanda
home-grown s. yurtiçinde üretilen
home-grown s. kendi bahçesinde yetiştirilen
organically grown s. organik olarak yetiştirilen
Tütün
shade grown tobaccos i. abd connecticut'da ince olması amacıyla bez örtülerin altında yetiştirilen puroluk tütünler
Argo
grown ass man i. eşek kadar adam
İngiliz Argosu
sand grown i. batı lancashire sahil kesiminde doğmuş kimse
Modern Argo
ain't grown s. büyüyememiş
ain't grown s. olgunlaşamamış
all grown up s. tamamen büyümüş
all grown up s. olgunlaşmış
all grown up s. bayağı büyümüş
all grown up s. yetişkin olmuş