discover - Türkçe İngilizce Sözlük

discover

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

discover — Definition

Anlamı ve Tanımı:
keşfetmek, bulmak, ortaya çıkarmak
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˈskʌvər/ – BrE /dɪˈskʌvə/)
Terim Türü:
Fiil: discover (discovers – discovered – discovering)
Daha önce bilinmeyen bir şeyi bulup görünür kılmayı; bazen de bir gerçeği öğrenmeyi tanımlar. Eski Fransızca descovrir (“örtüsünü kaldırmak”) kelimesinden İngilizceye geçmiştir; kökteki “örtüyü açma” fikri, modern bilimde keşfin “gizliyi görünür yapma” doğasını iyi yansıtır.
Eş Anlamlılar:
find, uncover
Zıt Anlamlılar:
lose, overlook

"discover" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
discover f. keşfetmek
Willem Janszoon discovered Australia on this very day in 1606.
Willem Janszoon Avustralya'yı 1606 yılında tam da bugün keşfetmişti.

More Sentences
Genel
discover f. ortaya çıkarmak
Ten years after the end of the conflict, no serious enquiry has been carried out to discover what happened to them.
Çatışmanın sona ermesinden on yıl sonra, onlara ne olduğunu ortaya çıkarmak için ciddi bir soruşturma yürütülmedi.

More Sentences
discover f. farkına varmak
The more you study, the more you discover your ignorance.
Ne kadar çok çalışırsanız, cehaletinizin o kadar çok farkına varırsınız.

More Sentences
discover f. keşfetmek
Willem Janszoon discovered Australia on this very day in 1606.
Willem Janszoon Avustralya'yı 1606 yılında tam da bugün keşfetmişti.

More Sentences
discover f. anlamak
I was devastated when I discovered that Sally had lied to me.
Sally'nin bana yalan söylediğini anladığımda yıkılmıştım.

More Sentences
discover f. bulmak
Government officials discovered his bag under a rock out in the desert.
Hükümet yetkilileri adamın çantasını çölde bir kayanın altında buldular.

More Sentences
discover f. rastlamak
Cases of SARS have also been discovered in Greece and Finland.
Yunanistan ve Finlandiya'da da SARS vakalarına rastlanmıştır.

More Sentences
discover f. karşılaşmak
If you discover any problems on Tatoeba, you should go ahead and blame Sysko.
Tatoeba'da herhangi bir sorunla karşılaşırsan, Sysko'yu suçlamalısın.

More Sentences
discover f. fark etmek
You discover you have had your wallet stolen.
Cüzdanınızın çalındığını fark ediyorsunuz.

More Sentences
discover f. ilk kez öğrenmek
I discovered rowing in college.
Kürek sporunu ilk kez üniversitede öğrendim.

More Sentences
discover f. tespit etmek
When it was discovered, it was done so fortuitously.
Tespit edildiğinde, bu tesadüfen yapılmıştır.

More Sentences
discover f. çıkarmak
discover f. meydana çıkarmak
discover f. bulgulamak
discover f. göstermek
discover f. rast gelmek
discover f. kimliğini ortaya çıkarmak
discover f. ifşa etmek
discover f. örtüsünü kaldırmak
Bilgisayar
discover expr. keşfedin
Eski Kullanım
discover f. sergilemek
discover f. ortaya koymak
discover f. dışa vurmak
discover f. (birinin eylemlerini) yanlışlıkla açık etmek
discover f. gözlemek
discover f. gözcülük etmek
discover f. casusluk yapmak

"discover" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
discover the fire f. ateşi bulmak
discover again f. yeniden keşfetmek
discover pleasure f. zevkine varmak
discover one's mistake f. hatasının farkına varmak
discover one's talent f. yeteneğini keşfetmek
discover different things f. farklı şeyler keşfetmek
discover in time f. zamanında keşfetmek
discover in time f. zamanında farkına varmak
discover the fraud f. sahteciliği keşfetmek
discover [obsolete] f. itiraf etmek
discover [obsolete] f. ayırt etmek
discover [obsolete] f. bakmak
Konuşma Dili
discover yourself expr. kendini keşfet
Deyim
discover how the land lies f. işin iç yüzünü öğrenmek
discover how the land lies f. aslını astarını öğrenmek
Konuşma
I like to discover new places expr. yeni yerler keşfetmek hoşuma gidiyor
I like to discover new places expr. yeni yerler keşfetmeyi seviyorum
discover your dream expr. hayalini keşfetmek
Ticaret/Ekonomi
discover® i. (abd'de) bir kredi kartı markası
Satranç
discover check f. şahla hedef aradaki bir taşı hareket ettirerek şah çekmek