bakmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

bakmak



"bakmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 115 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
bakmak maintain f.
bakmak look f.
bakmak see f.
bakmak watch f.
bakmak face f.
General
bakmak look upon f.
bakmak see to something f.
bakmak be in charge of f.
bakmak turn f.
bakmak look on f.
bakmak suckle f.
bakmak regard f.
bakmak look for f.
bakmak take a look f.
bakmak oversee f.
bakmak make sure f.
bakmak take a look at f.
bakmak embosom f.
bakmak wait on f.
bakmak have a gander at f.
bakmak sight f.
bakmak take care of f.
bakmak give f.
bakmak see about f.
bakmak be responsible for f.
bakmak rear f.
bakmak survey f.
bakmak consult f.
bakmak give a look f.
bakmak go by f.
bakmak eye f.
bakmak minister to f.
bakmak sit in f.
bakmak attend to f.
bakmak lay eyes on f.
bakmak examine f.
bakmak tend f.
bakmak overwhelm f.
bakmak take a gander f.
bakmak supervise f.
bakmak make care of f.
bakmak support f.
bakmak look into f.
bakmak nourish f.
bakmak do for f.
bakmak heed f.
bakmak foster f.
bakmak behold f.
bakmak set eyes on f.
bakmak scan f.
bakmak look onto f.
bakmak care for f.
bakmak look out f.
bakmak find f.
bakmak superintend f.
bakmak see to f.
bakmak groom f.
bakmak mind f.
bakmak front on to f.
bakmak search f.
bakmak feed f.
bakmak turn on f.
bakmak look around f.
bakmak look through f.
bakmak front f.
bakmak nurse f.
bakmak attend f.
bakmak test f.
bakmak make care f.
bakmak put out to nurse f.
bakmak concern oneself f.
bakmak keep f.
bakmak minister f.
bakmak be in charge f.
bakmak fend for f.
bakmak look at f.
bakmak face f.
bakmak look after f.
bakmak watch f.
bakmak glance f.
bakmak overlook f.
bakmak look f.
bakmak refer f.
bakmak take in hand f.
bakmak wait upon f.
bakmak contemplate f.
bakmak go over f.
bakmak have a look-see f.
bakmak serve f.
bakmak nurture f.
bakmak treat f.
bakmak view f.
bakmak eyeball f.
bakmak maintain f.
Phrasals
bakmak look after
bakmak peep in(to something)
bakmak peer out at
Idioms
bakmak have an eye on
Slang
bakmak take a squizz at
bakmak squizz
Trade/Economic
bakmak mind
Law
bakmak foster
Technical
bakmak see
bakmak look
bakmak glance
bakmak service
bakmak view
bakmak watch
bakmak maintain
Computer
bakmak refer
Aeronautic
bakmak refer to
British Slang
bakmak have a gander at
bakmak glegg
bakmak kool
bakmak varda

"bakmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
dik dik bakmak stare f.
dikkatle bakmak regard f.
etrafa bakmak look around f.
General
(geçinmek için) eline bakmak depend on somebody for a living f.
(geleceğe) güvenle bakmak look to the future with confidence f.
(olaya) kendi açısından bakmak look one's own perspective f.
afal afal bakmak stare stupidly f.
ağzı açık ayran delisi gibi bakmak stare like a stuck pig f.
ağzı açık bakmak gape f.
ağzı açık bir şekilde bakmak gape f.
ağzına bakmak wait for somebody's words f.
ağzını açıp alık alık bakmak gape f.
ağzının içine bakmak hang on somebody's words f.
ağzının içine bakmak hang on somebody's lips f.
ailesine bakmak take care of one’s family f.
akvaryuma bakmak look at the aquarium f.
alıcı gözüyle bakmak look carefully f.
alık alık bakmak hawk f.
alık alık bakmak stare stupidly f.
alık alık bakmak gape f.
ana babaları evde olmadığı zaman çocuğa bakmak baby-sit f.
anlamamış gibi bakmak look blankly at f.
aptal aptal bakmak gaup at f.
aptal aptal bakmak gawp at f.
aptalca bakmak gawk f.
aralıktan dışarı bakmak peer out f.
ardına bakmak look back f.
arkasına bakmak look back f.
arkaya bakmak look back f.
arzu dolu bakmak ogle f.
arzuyla bakmak ogle f.
aşağı bakmak look down f.
aşıkane bakmak ogle f.
aşıkane bakmak stare amorously f.
aşırı bir özenle bakmak baby f.
aval aval bakmak stare stupidly f.
aval aval bakmak gawp f.
aval aval bakmak gawk f.
aya bakmak look at the moon f.
ayak işlerine bakmak run errands f.
aynaya bakmak look in a mirror f.
bacaklarına bakmak stare at someone's legs f.
bacaklarına bakmak look at someone's legs f.
bakmak (birine) tend to f.
bakmak (dikkatle) stare at f.
bakmak (hastaya) nurse f.
bakmak (hayvana/bitkiye) tend f.
bakmak (kapı/telefon) answer f.
bakmak (kontrol etmek amacıyla) check on f.
bakmak (sözlüğe vb) look at f.
bakmak (telefona/kapıya) get f.
başının çaresine bakmak save oneself f.
başının çaresine bakmak be on one's own f.
başka yönden bakmak look from different point of view f.
başka yönden bakmak see from different point of view f.
bebek bakmak look after a baby f.
bebek bakmak babysit f.
bebek bakmak care a baby f.
bebek bakmak care for a baby f.
belirli bir yöne bakmak look across f.
bet bet bakmak stare balefully f.
bir bakmak take a look at f.
bir maaşla iki çocuğa bakmak raise two kids on one salary f.
bir şeye bir bütün olarak bakmak keep something in perspective f.
bir şeye derinlemesine/dikkatle bakmak look deep into something f.
bir şeye dikkatle bakmak pree f.
bir şeye geniş bir açıdan bakmak look at something in perspective f.
bir şeye iyi/olumlu açıdan bakmak look at something in a positive light f.
bir şeye soğuk bakmak be cool towards something f.
bir şeye şüpheli bir gözle bakmak treat something with skepticism f.
bir şeyin çaresine bakmak look for a way to do something f.
birine bakmak take someone in hand f.
birine gözlerini dikip bakmak goggle at someone f.
birine kızgın bir şekilde bakmak give someone a black look f.
birine öfke ile bakmak look daggers at someone f.
birine tepeden bakmak lord over f.
birine yan bakmak look at someone askance f.
birinin (görev) yerine bakmak fill in f.
birinin bacaklarına bakmak stare at someone’s legs f.
birinin ellerine bakmak look at someone's hands f.
birinin falına bakmak tell someone's fortune f.
birinin telefonlarına bakmak answer someone’s phones f.
birinin yerine bakmak take over for someone f.
birinin yüzüne bakmak look someone in the face f.
boş bakmak stare vacantly f.
boş bakmak stare absently f.
boş bakmak stare blankly f.
boş boş bakmak stare f.
boşluğa bakmak stare f.
bön bön bakmak gawk f.
bön bön bakmak gape f.
bön bön bakmak gawp f.
çabuk bakmak take a quick look at something f.
çalışıp çalışmadığına bakmak see if it works f.
çaresine bakmak figure out f.
çaresine bakmak settle f.
çaresine bakmak see to f.
çaresine bakmak put someone out of one's misery f.
çaresine bakmak look for a way to do f.
çarşaflara bakarak kan olup olmadığına bakmak inspect the bedsheets to see if there was any blood f.
çocuk bakmak look after f.
çocuk bakmak look after a baby f.
çocuk bakmak baby-sit f.
çocuk bakmak care a baby f.
çocuk bakmak care for a baby f.
çocuk bakmak babysit f.
çocuklara bakmak take care of the kids f.
daha sonra bakmak üzere bir kenara koymak keep something on the back burner f.
dalgasına bakmak mess around f.
dalgasına bakmak fool around f.
dalgın dalgın bir şeye bakmak gaze at f.
dalgın dalgın bir yere bakmak gaze at f.
davaya bakmak hear a case f.
davetkar şekilde bakmak have bedroom eyes f.
-den bakmak look through f.
-den dışarı bakmak look out f.
dergiye bakmak leaf through a magazine f.
dergiye bakmak look at a magazine f.
dik dik bakmak stare f.
dik dik bakmak glower f.
dik dik bakmak gaze at f.
dik dik bakmak gaze f.
dik dik bakmak glare at f.
dik dik bakmak gaze on f.
dik dik bakmak glare f.
dik dik bakmak glower at f.
dik dik bakmak fix f.
dik dik bakmak stare at f.
dikkatle bakmak measure f.
dikkatle bakmak regard f.
dikkatle bakmak glout f.
dikkatle bakmak peer f.
dikkatle bakmak rock bunting f.
dikkatle bakmak look carefully f.
dikkatle bakmak eye f.
dikkatle bakmak scrutinise f.
dikkatle bakmak scrutinize f.
dikkatle bakmak consider f.
dikkatle bakmak behold f.
dikkatle bakmak observe f.
dikkatli bakmak look carefully f.
dikkatlice bakmak look carefully f.
doya doya bakmak feast one's eyes on something f.
doya doya bakmak feast eyes on f.
dönüp kendine bakmak do a self-criticism f.
durumun icabına bakmak handle the situation f.
durumuna bakmak take a look at your situation f.
durup durup bakmak keep looking at someone every so often f.
-e bakmak command f.
-e bakmak front on f.
-e bakmak dominate f.
-e boş boş bakmak look blankly at f.
-e dikkatle bakmak peer at f.
-e dikkatle bakmak peer into f.
-e iyi gözle bakmak look favourably on f.
-e özenle bakmak wet-nurse f.
-e tepeden bakmak look down on f.
eline bakmak depend on f.
eline bakmak depend on somebody for a living f.
etrafına bakmak look about f.
etraflıca bakmak consider f.
ev bakmak look for a house f.
ev bakmak look for an apartment f.
evcil hayvana bakmak take care of a pet f.
fal bakmak tell fortunes f.
fal bakmak tell fortune f.
fala bakmak tell fortunes f.
falına bakmak tell somebody his/her fortune f.
falına bakmak tell somebody his fortune f.
falına bakmak tell one's fortune f.
farklı açıdan bakmak take a different approach to something f.
farklı açıdan bakmak look at something from a different aspect f.
farklı açılardan bakmak look from different perspectives f.
farklı gözle bakmak look at it with different eyes f.
farklı gözle bakmak see something from a different perspective f.
farklı/yeni bir açıdan bakmak reframe f.
fıldır fıldır bakmak look at with rolling eyes f.
fırsattan hemen faydalanmaya bakmak jump at f.
geçici olarak başkasının işine bakmak cover for f.
geçmişe bakmak look back f.
geçmişe dönüp bakmak look back on f.
geleceğe bakmak look to future f.
geleceğe güvenle bakmak be confident about the future f.
geleceğe güvenle bakmak look to future with confidence f.
geleceğe umutla bakmak look at the future with hope f.
geniş açıdan bakmak look from a broad perspective f.
gereğine bakmak remedy f.
geri dönüp bakmak look back f.
geriye bakmak look back f.
getir götür işlerine bakmak run errands f.
gıpta ile bakmak admire enviously f.
gizlice bakmak peep f.
gizlice bakmak peek f.
gökyüzüne bakmak look up at the sky f.
göz bebeğinin genişlemesine ve nabzına bakmak check for eye dilation and pulse f.
göz süzerek bakmak ogle f.
göz ucuyla bakmak look sideways at f.
göz ucuyla bakmak look at out of the corner of one's eye f.
göz ucuyla bakmak look out of the corner of one's eye f.
gözlerine bakmak look someone in the eye f.
gözlerini dikip bakmak stare at f.
gözlerini dikip bakmak stare f.
gözlerini kısarak bakmak squinny f.
gözlerini kısarak bakmak squint f.
gözlüğün üzerinden bakmak look over glasses f.
gözü gibi bakmak dote upon f.
gözü gibi bakmak dote on f.
gözü ile bakmak regard as f.
gözü ile bakmak count f.
gözü ile bakmak consider f.
gözü ile bakmak rate f.
gözünü dikerek bakmak gaze f.
gözünü dikip bakmak gaze at f.
gözünü dikip bakmak eyeball f.
gözünün içine bakmak fuss over somebody f.
gözünün içine bakmak cherish dearly f.
gözüyle bakmak regard f.
gözüyle bakmak look at with the eye of f.
gözüyle bakmak consider f.
gözüyle bakmak regard as f.
gözüyle bakmak esteem f.
gözüyle bakmak treat f.
gözüyle bakmak account f.
gözüyle bakmak reckon f.
gözüyle bakmak look on f.
gül gibi bakmak provide a comfortable living for someone f.
güneşe çıplak gözle bakmak look at the sun with bare eyes f.
güvenle bakmak look confidently f.
güvenlik kamerası görüntülerine bakmak examine security footage f.
haritaya bakmak look up the map f.
hasta bakmak see a patient f.
hasta bakmak examine a patient f.
hasta bakmak look after patient f.
hasta bakmak nurse somebody through f.
hasta bakmak care patient f.
hasta bakmak care for patient f.
hastaya bakmak examine a patient f.
hastaya bakmak look after a patient f.
hastayken bakmak nurse somebody through f.
hayran hayran bakmak admire f.
hayranlıkla bakmak look with admiration f.
hayretle bakmak gaze at someone in astonishment f.
hayretle bakmak gape f.
hayvan bakmak care for an animal f.
hayvan bakmak raise an animal f.
hayvan bakmak rear an animal f.
hayvan bakmak breed an animal f.
hayvan bakmak look after an animal f.
her yere bakmak look everywhere f.
icabına bakmak see about it f.
icabına bakmak get to grips with f.
icabına bakmak manage f.
icabına bakmak see about f.
icabına bakmak come to grips with f.
icabına bakmak kill f.
icabına bakmak take care of somebody f.
icabına bakmak get to grips f.
icabına bakmak do away with f.
icabına bakmak see to f.
içine bakmak look inside f.
ileriye bakmak look ahead f.
ilk çaldırışta telefona bakmak pick (it) up on the first ring f.
imkansız gözüyle bakmak regard something as impossible f.
imkansız gözüyle bakmak see something as impossible f.
imkansız gözüyle bakmak regard as impossible f.
imkansız gözüyle bakmak think something impossible f.
imkansız gözüyle bakmak deem something impossible f.
imkansız gözüyle bakmak believe something impossible f.
imkansız gözüyle bakmak find something impossible f.
imkansız gözüyle bakmak consider something impossible f.
istifhamla bakmak/karşılamak look askance f.
istisna gözüyle bakmak regard as exceptional f.
işe yarayıp yaramadığına bakmak see if it works f.
işine bakmak (geçici olarak başkasının) cover for f.
işine gücüne bakmak get on with f.
işlerin ne durumda olduğuna bakmak see how the land lies f.
iştahla bakmak ogle f.
iyice/dikkatlice bakmak have a good look at f.
iyimser bakmak look optimistic f.
kaçamak bakmak peep f.
kan var mı yok mu diye var çarşaflara bakmak inspect the bedsheets to see if there was any blood f.
kapıya bakmak answer the door f.
kapıya bakmak get the door f.
karanlıkta hayal meyal görünen birşeye dikkatle bakmak peer f.
kaşlarını çatıp bakmak scowl at f.
kendi açısından bakmak look from one's aspect f.
kendi açısından bakmak look his/her point of view f.
kendi başının çaresine bakmak take care of oneself f.
kendine iyi bakmak take good care of oneself f.
kesin gözüyle bakmak take something for granted f.
keyfine bakmak regale f.
keyfine bakmak indulge in f.
keyfine bakmak enjoy oneself f.
keyfine bakmak take one's ease f.
kısık gözlerle bakmak squint f.
kızgın bakmak glare f.
kötü gözle bakmak give someone an evil eye f.
kötü gözle bakmak look with an evil eye f.
kötü kötü bakmak look daggers at f.
kötü niyetle bakmak leer at f.
kötü niyetle bakmak leer f.
kuşkuyla bakmak discredit f.
menüye bakmak look at the menu f.
merakla bakmak pry f.
mevcup olup olmadığına bakmak check availability f.
müşteriye bakmak serve f.
müşteriye bakmak service f.
nabzına bakmak take somebody's pulse f.
nazarıyla bakmak consider f.
nazarıyla bakmak regard as f.
olaya başka bir açıdan bakmak look something from a different standpoint f.
olaya başka bir açıdan bakmak view something from a different standpoint f.
olumlu bakmak lean toward f.
olumlu bakmak lean towards f.
olumlu bakmak look positively f.
olumlu bakmak lean to f.
olumlu bakmak lean towards something f.
olumlu bakmak take a bright view of f.
olumlu bakmak look optimistically f.
oturup cesetlere bakmak sit staring at bodies f.
öfkeli bakmak glower f.
öküz gibi bakmak gawp f.
öküz gibi bakmak gawk f.
öküz trene bakar gibi bakmak gape f.
öküzün trene baktığı gibi bakmak gape f.
öküzün trene baktığı gibi bakmak gawk f.
önüne bakmak look ahead f.
öylesine bakmak browse f.
özenle bakmak coddle f.
pencereden bakmak see through the window f.
pencereden bakmak peer out (of) the window f.
pencereden bakmak gaze through the window f.
pencereden bakmak look out (of) the window f.
pencereden bakmak stare (in) through the window f.
pencereden bakmak look through the window f.
pencereden bakmak peer (in) through the window f.
pencereden bakmak look in (through) the window f.
pencereden bakmak stare out of the window f.
pencereden bakmak see out (of) the window f.
pencereden bakmak gaze out the window f.
pencereden bakmak gaze out of the window f.
pencereden dışarı bakmak look out the window f.
pis pis bakmak leer f.
pis pis bakmak leer at f.
pozitif bakmak look positively f.
pozitif bakmak look optimistically f.
rahatına bakmak make oneself at home f.
rahatına bakmak look after one's own comfort f.
rengine bakmak look at the color of f.
rengine bakmak look at the colour of f.
saate bakmak consult the watch f.
saate bakmak check the watch f.
saate bakmak look at the watch f.
saate bakmak glance at the watch f.
sağa sola bakmak stare around f.
sağa sola bakmak look about f.
sağa sola bakmak look around f.
sert sert bakmak scowl f.
sert sert bakmak glare at f.
sıcak bakmak lean towards f.
sıcak bakmak lean toward f.
sıcak bakmak lean towards something f.
sıcak bakmak lean to f.
sığır veya atlara bakmak (kovboy) wrangle f.
sinirli bakmak look cross f.
sinirli sinirli bakmak look daggers at f.
soğuk bakmak discountenance f.
soğuk bakmak (bir şeye) be cool towards something f.
soğuk bakmak (bir şeyi yapmaya vb) frown on f.
sondayla bakmak sound f.
sözlüğe bakmak look up the dictionary f.
sözlüğe bakmak look up in the dictionary f.
şaşı bakmak goggle f.
şaşı bakmak squint at f.
şaşı bakmak squint f.
şaşı bakmak look cross-eyed f.
şaşkın şaşkın bakmak gape f.
şaşkınlıkla bakmak gape f.
şaşkınlıkla bakmak gaze at someone in astonishment f.
şöyle bir bakmak survey f.
şöyle bir bakmak take a glance f.
şöyle bir bakmak take a brief look at f.
şöyle bir bakmak cast a glance f.
şöyle bir bakmak look over f.
şöyle bir bakmak throw a glance at f.
şüpheyle bakmak look with suspicion f.
şüpheyle bakmak be suspicious of something f.
şüpheyle bakmak suspect f.
tadına bakmak attaste f.
tadına bakmak taste f.
tek maaşla iki çocuğa bakmak raise two kids on one salary f.
telefona bakmak answer the phone f.
telefona bakmak answer the telephone f.
televizyonun nasıl çektiğine bakmak look at the television reception f.
televizyonun nasıl çektiğine bakmak look at the tv reception f.
tepeden bakmak look down on f.
tepeden bakmak dominate f.
tepeden bakmak disdain f.
tepeden bakmak scorn f.
tepeden bakmak look down f.
ters ters bakmak glower at f.
ters ters bakmak look daggers at f.
ters ters bakmak glower f.
ters ters bakmak look daggers at somebody f.
ters ters bakmak glare at f.
ters ters bakmak glare f.
tıbbi yardım/destek aramak/almaya bakmak seek medical care f.
toprağa bakmak be on the brink of death f.
tüm olasılıklara bakmak look at all possibilities f.
uzun uzun bakmak stare f.
üzgün üzgün bakmak look unhappily f.
üzgün üzgün bakmak look sadly f.
vitrine bakmak window shop f.
yakından bakmak zoom in f.
yan bakmak squint f.
yan bakmak goggle f.
yan bakmak leer f.
yan bakmak look askance f.
yan gözle bakmak look cross-eyed at f.
yan gözle bakmak look hostilely f.
yan gözle bakmak leer f.
yan gözle bakmak look askance f.
yavrularına bakmak look after one's babies f.
yavrularına bakmak care for one's babies f.
yeniden bakmak take a fresh look f.
yerine bakmak replace f.
yerine bakmak act for somebody f.
yerine bakmak hold the fort f.
yıldız falına bakmak cast a horoscope f.
yıldızlara bakmak look at the stars f.
yiyecekmiş gibi bakmak glower at f.
yoluna bakmak await the arrival of f.
yoluna bakmak expect (someone) f.
yukarıdan bakmak look down on f.
yukarıya bakmak look up f.
yukarıya bakmak (bakılan şey bakan kişiden büyük veya yüksekte) stare up f.
yüksekten bakmak overlook f.
yüksekten bakmak look down upon f.
yüzüne bakmak stare at one's face f.
yüzüne bakmak look at one's face f.
zayiçesine bakmak cast a horoscope f.
zevkine bakmak enjoy oneself f.
görevi sofrayı hazırlamak/toplamak ve kapıya bakmak olan hizmetçi parlormaid i.
görevi sofrayı hazırlamak/toplamak ve kapıya bakmak olan hizmetçi parlourmaid i.
soğuk soğuk (bakmak vb) angularly zf.
Phrasals
(bir şeyden) başını kaldırıp bakmak look up from something
(bir yöne) bakmak give on to
(gözlerini dikip) birine bakmak stare at someone
(gözlük vb) üzerinden bakmak peer over something
(hasta) birine bakmak nurse someone along
(kağıda/deftere vb) birisiyle bakmak look on with someone
(kapı aralığı gibi bir yerden) bir gözünü kısmen kısarak bakmak squint out of something
(öfke/kıskançlık vb) ile bakmak look upon someone with something
(pencere/balkon vb) (bir yere/şeye) bakmak look out onto something
(pencere/balkon vb) (bir yere/şeye) bakmak look on something
(pencere/balkon vb) (bir yere/şeye) bakmak look out on to something
aç gözlülükle bakmak gloat over
altından gizlice bakmak peek out from underneath
arkasından gizlice bakmak peek out from behind
aşağı bakmak look below
aşağıdaki bir şeye bakmak glance down
aşağıya bakmak look down
aşağıya bakmak glance down
bakmak/bakıcılık yapmak sit for someone
bir şeye şöyle bir bakmak peek in(to something)
bir şeyin altına bakmak look underneath something
bir şeyin altına bakmak look under something
bir şeyin altına bakmak peep under something
bir şeyin altına bakmak peer under something
bir şeyin altına hızla/şöyle bir bakmak peek under something
bir şeyin üzerinden bakmak peek over something
bir yere bakmak/bakınmak look around in
birine gözünün ucuyla bakmak sneak a peek at someone
birine gözünün ucuyla bakmak steal a glance at someone
birine iyi bakmak provide for
birine kaşlarını çatarak bakmak scowl at someone
birinin eline bakmak look to somebody
birinin yerine bakmak fill in for
birinin yerine bakmak sit in (for somebody)
çabucak çevresine bakmak glance round
-den bakmak peep through something
-den bakmak peer through something
dışarıdakilere bakmak stare out at
dışarıya bakmak look outside
dikkatlice bakmak case out
düşmanca bakmak glare at
etrafa bakmak peer about
etrafa bakmak stare around
etrafına bakmak glance round
gıpta (veya) kıskançlıkla bakmak look on/upon with
gizlice bir yere bakmak peek into
göz ucuyla bakmak glance at
gözlerini kısarak bakmak squint at
gözü doymazcasına bakmak gloat over
gözünün ucuyla bakmak glance at
icabına bakmak see about
içine bakmak gaze into
içine bakmak look into
ileriye bakmak look beyond
kafasını okuduğu gazeteden vb. kaldırıp kısa bir süre bakmak glance up from (newspaper etc.)