figure out - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

figure out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"figure out" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
General
figure out f. halletmek
figure out f. çözmek
figure out f. anlamak
figure out f. hesaplamak
figure out f. düşünerek bulmak
figure out f. -i çözmek
figure out f. bir şeyin nedenini kestirmek
figure out f. çaresine bakmak
figure out f. halletmek
figure out f. çözmek
Colloquial
figure out sökmek/anlamak
Idioms
figure out f. hal çaresine bakmak

"figure out" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
General
figure out at f. tutmak
figure out at f. ulaşmak
Phrasals
figure someone out f. birini çözmek/anlamak
Colloquial
cannot figure out f. anlayamamak
couldn't figure out why sebebini bulamamak
Idioms
figure something out f. hal çaresine bakmak
figure out the root of the problem sorunun problemin kökünü/temelini anlamak
Speaking
we'll figure that out expr. bir çaresine bakarız
that's something you got to figure out expr. bu senin çözmen gereken bir şey
let me figure it out expr. bunun çaresine bakacağım
I'll figure it out expr. bunu halledeceğim
we'll figure that out expr. bir yolunu buluruz
I'll figure it out expr. bunun çaresine bakacağım
figure it out expr. bir yolunu bul
let me figure it out expr. bunu halledeceğim
that's something you got to figure out expr. bunu senin çözmen lazım
don't try to figure out who i am expr. benim kim olduğumu bulmaya çalışma
I'll figure it out expr. bir çaresine bakacağım
you've got to figure something out expr. bir yolunu bulmalısın
let me figure it out expr. bunun icabına bakacağım
I'll figure something out expr. bir şeyler ayarlamaya çalışacağım
i will let you know as soon as i figure out öğrenir öğrenmez sizi bilgilendireceğim
i will let you know as soon as i figure out öğrenir öğrenmez seni bilgilendireceğim
i'll figure that out (bunu) ben hallederim
i will figure that out (bunu) ben hallederim
but it took me a while to figure out what happened ne olduğunu anlamam biraz zaman aldı
it took me a while to figure out that i was in somewhere else orasının başka bir yer olduğunu anlamak bir hayli zamanımı almıştı
you should figure out a way to pay him his money ona, parasını ödemenin bir yolunu bulmalısın
trying to figure out who you look like kime benzediğini düşünüp duruyordum
don't worry i'll figure something out merak etme bir şeyler düşünürüm