examine - Türkçe İngilizce Sözlük

examine

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

examine — Definition

Anlamı ve Tanımı:
incelemek, muayene etmek, gözden geçirmek
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪɡˈzæmɪn/ – BrE /ɪɡˈzæmɪn/)
Terim Türü:
Fiil: examine (examines – examined – examining)
Bir şeyi dikkatle araştırıp ayrıntılarını kontrol etmeyi tanımlamaktadır; tıpta “muayene etmek” anlamıyla da kullanılır. Latince examinare kökünden gelir ve “ölçüp tartma” fikrini taşır; modern kullanımda examine, yüzeysel bakıştan farklı olarak kanıt, detay ve yöntemle ilerleyen sistemli incelemeyi vurgular.
Eş Anlamlılar:
inspect, scrutinize, review
Zıt Anlamlılar:
ignore, overlook, neglect

"examine" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
examine f. muayene etmek
The doctor examined my knee and said there was nothing to worry about.
Doktor dizimi muayene etti ve endişelenecek bir şey olmadığını söyledi.

More Sentences
examine f. incelemek
My lab partner was the first to examine the rare mushroom.
Nadir bulunan mantarı ilk inceleyen laboratuvar arkadaşım oldu.

More Sentences
examine f. yoklamak
Genel
examine f. sorgulamak
The police cross-examined each suspect for over an hour.
Polis her bir şüpheliyi bir saatten fazla süreyle çapraz sorgulamaya aldı.

More Sentences
examine f. bakmak
I'd like to have my blood examined.
Kanıma baktırmak istiyorum.

More Sentences
examine f. incelemek
My lab partner was the first to examine the rare mushroom.
Nadir bulunan mantarı ilk inceleyen laboratuvar arkadaşım oldu.

More Sentences
examine f. tetkik etmek
Tom examined the evidence.
Tom delilleri tetkik etti.

More Sentences
examine f. gözden geçirmek
On the wider definition, we must examine our prejudice and our firmly held beliefs.
Daha geniş bir tanımla, önyargılarımızı ve sıkı sıkıya bağlı olduğumuz inançlarımızı gözden geçirmeliyiz.

More Sentences
examine f. sınav olmak
We were examined on physics yesterday.
Dün fizikten sınav olduk.

More Sentences
Hukuk
examine f. sorgulamak
The police cross-examined each suspect for over an hour.
Polis her bir şüpheliyi bir saatten fazla süreyle çapraz sorgulamaya aldı.

More Sentences
Teknik
examine f. muayene etmek
The doctor examined my knee and said there was nothing to worry about.
Doktor dizimi muayene etti ve endişelenecek bir şey olmadığını söyledi.

More Sentences
examine f. tetkik etmek
Tom examined the evidence.
Tom delilleri tetkik etti.

More Sentences
Genel
examine f. dikkatle gözden geçirmek
examine f. imtihan etmek
examine f. irdelemek
examine f. sınav yapmak
examine f. denetlemek
examine f. sınavdan geçirmek
examine f. kontrol etmek
examine f. test etmek
examine f. incelemede bulunmak
examine f. mütalaa etmek
examine f. sorguya çekmek
examine f. muhasebesini yapmak
examine f. yoklamak
examine f. sınamak
examine f. eleştirmek
examine f. tahlil yapmak
examine f. sınava tabi tutmak
examine f. teftiş etmek
examine f. mercek altına almak
examine f. araştırmak
examine f. teftiş etmek
examine f. sorguya çekmek
examine f. soruşturmak
Ticaret/Ekonomi
examine f. teftiş etmek
Hukuk
examine f. davaya bakmak
Askeri
examine f. sorguya çekmek

"examine" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 78 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
cross-examine f. çaprazlama sorgulamak
Genel
examine-in-chief i. şahitlerle sorgulama
cross-examine i. çapraz sorgu
examine a patient f. hastaya bakmak
examine into f. gözden geçirmek
examine into f. incelemek
examine minutely f. haddeden geçirmek
examine in detail f. ayrıntılı incelemek
examine closely f. dikkatle incelemek
examine very closely f. elekten geçirmek
examine a patient f. hasta bakmak
examine a patient f. hasta muayene etmek
examine a patient f. hastayı muayene etmek
examine in detail f. ayrıntıyla ele almak
examine in detail f. ayrıntılı ele almak
examine thoroughly f. derinlemesine irdelemek
examine an application f. başvuru incelemek
examine under the microscope f. mikroskop altında incelemek
examine sample f. numune incelemek
examine in detail f. detaylı incelemek
cross-examine f. sorguya çekmek
cross-examine f. sıkıştırmak
examine on-site f. yerinde inceleme yapmak
examine the patient f. hastayı muayene etmek
examine closely f. yakından incelemek
examine closer f. mercek altına almak
examine hastily f. üstünden şöylesine geçmek
cross-examine someone f. birisini çapraz sorguya çekmek
cross-examine someone f. birisini çapraz sorgulamak
examine the body for evidence f. kanıt için bu cesedi incelemek
examine the body for evidence f. delil için ceset üzerinde araştırma yapmak
examine security footage f. güvenlik kamerası görüntülerini incelemek
examine security footage f. güvenlik kamerası görüntülerine bakmak
examine all parts of something f. derinlemesine incelemek
examine thoroughly f. derinlemesine incelemek
examine the reports f. raporları incelemek
re-examine f. tekrar kontrol etmek
re-examine f. yeniden değerlendirmek
re-examine f. yeniden imtihan etmek
re-examine f. yeniden incelemek
re-examine f. tekrar sorguya çekmek
re-examine f. yeniden kontrol etmek
examine the patients f. hastaları muayene etmek
examine one's file f. dosya incelemek
examine a case f. dava incelemek
examine a case f. vaka incelemek
cross examine f. detaylarıyla sorgulamak
cross examine f. çapraz sorguya çekmek
cross-examine f. çapraz sorgulamak
Öbek Fiiller
examine (one) in (something) f. (birinin bir konudaki/alandaki) bilgisini sınamak
examine (one) for (something) f. (birini bir şey) bulmak amacıyla incelemek/muayene etmek
examine someone or something for something f. birini/bir şeyi bir şey bulmak amacıyla incelemek/muayene etmek
examine someone in something f. birini bir şeyden sınav yapmak
examine (one) on (something) f. (birini bir konuda/alanda) sınav yapmak
examine someone on something f. birini bir şeyden sınav yapmak
examine someone on something f. birini bir konuda/alanda sınav yapmak
examine (one) on (something) f. (birinin bir konu/alan) hakkındaki bilgisini sınamak
examine someone in something f. birinin bir konudaki/alandaki bilgisini sınamak
examine someone in something f. birini bir konuda/alanda sınav yapmak
examine someone on something f. birinin bir konu/alan hakkındaki bilgisini sınamak
examine for f. bir şeyi bulmak amacıyla incelemek/muayene etmek
examine (one) in (something) f. (birini bir konuda/alanda) sınav yapmak
examine (one) on (something) f. (birini bir şeyden) sınav yapmak
examine (one) in (something) f. (birini bir şeyden) sınav yapmak
İfadeler
in order to examine expr. incelemek için
Konuşma Dili
xyzpdq (examine your zipper pretty darn/damn quick) expr. dükkanın açık
xyzpdq (examine your zipper pretty darn/damn quick) expr. fermuarın açık
xyzpdq (examine your zipper pretty darn/damn quick) expr. pantolonunun fermuarını kapat/çek
Deyim
examine on f. bir konudaki bilgisini ölçmek
examine in f. bilgisini sınamak
examine on f. bildiklerini sınamak
Ticaret/Ekonomi
examine and handle f. tetkik etmek ve halletmek
Hukuk
cross examine i. sorguya çek
authority to examine documents i. evrakı tetkik yetkisi
cross-examine i. çapraz sorgu
commission to examine witness i. mahkemenin yetki alanı dışındaki şahitlerin istinabe aracılığıyla ifadesini alan komisyon
examine-in-chief f. davaya delil göstermek için (birisinin şahitliğini) incelemek
Teknik
examine for f. bir şeyi bulmak amacıyla incelemek