regard - Türkçe İngilizce Sözlük

regard

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

regard — Definition

Anlamı ve Tanımı:
saygı, dikkate almak
Okunuş (IPA):
(AmE /rɪˈɡɑːrd/ – BrE /rɪˈɡɑːd/)
Terim Türü:
İsim: regard (regards); Fiil: regard (regards – regarded – regarding)
Bir kişiye veya duruma yönelik değerlendirme ve tutumu tanımlar. Fransızca regarder kökünden evrilmiştir. Sosyal ilişkiler ve resmî yazışmalarda değerlendirme ifadesi olarak kullanılır.
Eş Anlamlılar:
consider, respect
Zıt Anlamlılar:
disregard

"regard" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 75 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
regard f. saymak
Don't regard me as your father anymore.
Beni artık baban olarak sayma.

More Sentences
regard i. saygınlık
regard f. hesaba katmak
regard f. dikkatle bakmak
Genel
regard i. hürmet
We hold Mother Theresa in high regard.
Rahibe Theresa'ya hürmetimiz çok büyük.

More Sentences
regard i. yön
I support the efforts of those two countries in that regard.
Bu iki ülkenin bu yöndeki çabalarını destekliyorum.

More Sentences
regard i. saygı
Everyone must show proper regard for the law no matter what the circumstances are.
Koşullar ne olursa olsun herkes yasalara gereken saygıyı göstermelidir.

More Sentences
regard i. bakım
In that regard it has therefore begun quite well.
Bu bakımdan rapor oldukça iyi bir başlangıç yapmıştır.

More Sentences
regard f. görmek
That is why this House regards the Treaty as an integral part of the Copenhagen political criteria.
Bu nedenle bu Meclis Antlaşmayı Kopenhag siyasi kriterlerinin ayrılmaz bir parçası olarak görmektedir.

More Sentences
regard f. önem vermek
Throughout history, humans have regarded the beauty of the human body as important.
Tarih boyunca insanlar, insan vücudunun güzelliğine önem vermişlerdir.

More Sentences
regard f. göz önüne almak
This is totally unacceptable considering the problems regarding BSE in France.
Fransa'da BSE ile ilgili sorunlar göz önüne alındığında bu kesinlikle kabul edilemez.

More Sentences
regard f. saygı duymak
Mr President, I can say that my group and I hold Mrs Figueiredo’s report in very high regard.
Sayın Başkan, grubumun ve benim Bayan Figueiredo'nun raporuna büyük saygı duyduğumuzu söyleyebilirim.

More Sentences
regard f. bakmak
A steel plant may be classified without regard for the equipment.
Bir çelik tesisi ekipmana bakılmaksızın sınıflandırılabilir.

More Sentences
regard f. gözüyle bakmak
They regarded him as a national hero.
Ona bir ulusal kahraman gözüyle bakıyorlardı.

More Sentences
regard f. olarak görmek
I regard Macedonia as our partner.
Makedonya'yı ortağımız olarak görüyorum.

More Sentences
regard f. kabul etmek
Most ancient systems of astronomy and astrology regard the lunar nodes as heavenly bodies.
Çoğu eski astronomi ve astroloji sistemi ay düğümlerini gök cisimleri olarak kabul eder.

More Sentences
regard f. saymak
Don't regard me as your father anymore.
Beni artık baban olarak sayma.

More Sentences
regard f. kabul etmek
Most ancient systems of astronomy and astrology regard the lunar nodes as heavenly bodies.
Çoğu eski astronomi ve astroloji sistemi ay düğümlerini gök cisimleri olarak kabul eder.

More Sentences
regard f. bakmak
A steel plant may be classified without regard for the equipment.
Bir çelik tesisi ekipmana bakılmaksızın sınıflandırılabilir.

More Sentences
regard f. takdirle karşılamak
His report was highly regarded by the board of directors.
Raporu yönetim kurulu tarafından büyük takdirle karşılandı.

More Sentences
regard f. değerlendirmek
I regard this as thoroughly good news for the Member States.'
Bunu Üye Devletler için son derece iyi bir haber olarak değerlendiriyorum.

More Sentences
regard f. düşünmek
Switzerland and other third countries refuse the system because they regard it as violating banking secrecy.
İsviçre ve diğer üçüncü dünya ülkeleri, bankacılık gizliliğini ihlal ettiğini düşündükleri için sistemi reddetmektedir.

More Sentences
regard i. anlamlı bakış
regard i. takdir
regard i. nazar
regard i. riayet
regard i. ilişki
regard i. ilgi
regard i. sayma
regard i. dikkat
regard i. beğeni
regard i. bakış
regard i. itibar
regard i. önem
regard i. önemseme
regard i. aldırış
regard i. değer
regard i. kıymet
regard i. içten duygu
regard i. sevgi
regard i. selam
regard i. iyi dilek
regard i. dikkat
regard i. düşünce
regard i. alaka
regard i. endişe
regard i. iyi niyet
regard i. hoşlanma
regard f. ilgili olmak
regard f. ait olmak
regard f. gözetmek
regard f. göz önünde tutmak
regard f. addetmek
regard f. ile ilgili olmak
regard f. dikkate almak
regard f. dikkat etmek
regard f. dikkatle bakmak
regard f. ilgilendirmek
regard f. dinlemek
regard f. çok beğenmek
regard f. takdir etmek
regard f. kulak vermek
regard f. aldırmak
regard f. önemsemek
regard f. olarak ele almak
regard f. gibi görmek
regard f. umursamak
regard f. yakından (ve olumsuz) etkilemek
regard f. saygı göstermek
regard f. hürmet göstermek
regard f. itibar etmek
regard f. hürmet etmek
regard f. itibar göstermek
regard f. aldırış etmek
Deyim
regard f. el üstünde tutmak

"regard" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
high regard i. yüksek takdir
self regard i. özsaygı
self-regard i. özsaygı
regard [obsolete] i. görünüş
regard [obsolete] i. çehre
regard [obsolete] i. niyet
regard [obsolete] i. görünüm
field of regard i. sabit gözle algılanabilen tüm fiziki çevre
field of regard i. görüş alanı
self-regard i. kendi çıkarını gözetme
self-regard i. benmerkezcilik
self-regard i. narsisistlik
self-regard i. egoistlik
self-regard i. kendini düşünme
self-regard i. bencillik
regard as f. olarak görmek
regard as f. bilmek
regard as too little f. az bulmak
regard with disfavor f. hoşlanmamak
regard something as good riddance f. bir şeyin yok edilmesini hoş karşılamak
regard as a stranger f. yadırgamak
pay regard to f. dikkate almak
regard as f. görmek
regard as impossible f. imkansız gözüyle bakmak
regard as f. kabul etmek
pay regard f. gözetmek
regard as possible f. ihtimal vermek
regard as f. saymak
regard someone as mad f. deli yerine koymak
regard as f. gözüyle bakmak
regard with disfavor f. beğenmemek
regard as f. telakki etmek
pay regard to f. gözetmek
regard as f. nazarıyla bakmak
regard with disfavour f. hoşlanmamak
regard as too little f. azımsamak
regard as burdensome f. yüksünmek
regard with disfavour f. beğenmemek
regard as impossible f. imkansız gözüyle görmek
regard (somebody/something) as completely unimportant f. hiçe saymak
have low regard for someone (or something) f. metelik vermemek
regard someone as friend f. dost bilmek
regard something as unnecessary f. gereksiz görmek
regard something as unnecessary f. lüzumsuz görmek
regard something as necessary f. gerekli görmek
regard something as necessary f. lüzumlu görmek
regard something as significant f. önemli saymak
regard something as significant f. önemli bulmak
regard someone as responsible f. sorumlu tutmak
regard something as necessary f. gerek duymak
regard something as necessary f. gerek görmek
regard something as significant f. önemli görmek
regard something as impossible f. imkansız gözüyle bakmak
regard something as strange f. garip karşılamak
regard something as strange f. tuhaf karşılamak
regard something as necessary f. zorunlu görmek
regard something as a threat f. tehdit olarak görmek
regard as commendable f. övgüye değer bulmak
regard something as inadequate f. yetersiz görmek
regard as an enemy f. düşman görmek
regard as an enemy f. düşman gözüyle görmek
hold-in-high-regard f. takdir etmek
hold-in-high-regard f. saygı göstermek
hold-in-high-regard f. çok beğenmek
hold-in-high-regard f. hayran olmak
hold-in-high-regard f. beğenmek
hold-in-high-regard f. hayran kalmak
hold-in-high-regard f. hürmet etmek
regard as f. gözü ile bakmak
to show regard to f. göz önünde bulundurmak
regard as exceptional f. istisna gözüyle bakmak
regard as exceptional f. istisna olarak görmek
regard something as considerable f. makul karşılamak
show regard to f. göz önünde bulundurmak
pay regard to f. göz önünde bulundurmak
show regard to f. dikkate almak
regard someone as a son f. oğlu gibi görmek
regard [obsolete] f. kıymet vermek
regard [obsolete] f. bakımını üstlenmek
regard [obsolete] f. özen göstermek
regard [obsolete] f. kutsal saymak
regard [obsolete] f. karşısına çıkmak
regard [obsolete] f. yüzleşmek
regard [obsolete] f. itina etmek
regard [obsolete] f. ilgilenmek
out of regard s. ön yargısız
with no regard to zf. ehemmiyet vermeden
without regard to zf. hiçbir sınırlama olmaksızın
with no regard to zf. bakmadan
in this regard zf. bu konuda
in this regard zf. bu bakımdan
in that regard zf. o bakımdan
in that regard zf. o bağlamda
in this regard zf. bu bağlamda
at regard of zf. oranla
at regard of zf. nispeten
at regard of zf. kıyasla
without regard to ed. bakmadan
with regard to ed. ile ilgili olarak
in regard to ed. hakkında
out of regard to ed. -e riayeten
without regard to ed. aldırmadan
with regard to ed. bağlantılı
with regard to ed. ilgili
out of regard to ed. hatırı için
with regard ed. nazaran
with regard to ed. hakkında
with regard to ed. nazaran
in regard to ed. göz önünde tutarak
having regard to ed. gözönüne alarak
in regard to ed. nazaran
without regard to ed. ehemmiyet vermeyerek
out of regard to ed. riayeten
with regard to ed. hususunda
in regard to ed. hususunda
with regard ed. yönünden
(with) regard to ed. ile alakalı
(with) regard to ed. ile ilgili olarak
(with) regard to ed. ile ilgili
(with) regard to ed. ile bağlantılı
in regard to ed. -e gelince
in regard to ed. -e göre
with regard to ed. -e dair
without regard to ed. -e bakmadan
with regard to ed. -e gelince
with regard to ed. -e göre
with regard to ed. istinaden
with regard to ed. dayanarak
in regard to ed. ilişkin
in regard to ed. ile ilgili olarak
in regard to ed. -e dair
with regard to ed. bakımından
in regard to ed. istinaden
with regard to ed. -e ilişkin
in regard to ed. -e ilişkin olarak
with regard to ed. ilişkin
with regard to ed. -e ilişkin olarak
with regard to ed. göre
with regard ed. dair
with regard ed. konusunda
with regard to ed. -e binaen
in regard to ed. -e binaen
with regard to ed. ile ilgili
with regard to ed. -e ile ilgili
in regard to ed. -e ile ilgili
in regard to ed. binaen
in regard to ed. ile ilgili
with regard to this ed. buna ilişkin
with regard to this ed. buna ilişkin olarak
wrt (with respect to/with regard to) ed. -e ilişkin