get together - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

get together

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"get together" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
General
get together f. bir araya gelmek
get together f. toplamak
get together f. toplanmak
get together f. biriktirmek
get together f. buluşmak
get together f. anlaşmaya varmak
get together f. kafa kafaya verip konuşmak
get together f. bir araya gelip konuşmak

"get together" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 80 sonuç

İngilizce Türkçe
General
get-together i. toplantı
get-together i. parti
family get-together i. ailenin bir araya gelmesi
family get-together i. aile toplantısı
get on together f. geçinmek
get together on f. anlaşmaya varmak (üzerinde)
get along together f. barınmak
get together on f. mutabık kalmak
not to get along together f. ikisi bir kazanda kaynamamak
get it together f. bir şeyler çıkartmak
get it together f. bir şeyler kapmak
get your act together f. işleri daha etkili çözebilmek için faaliyetlerini daha iyi düzenlemek
get back together f. yeniden bir araya gelmek
get back together f. yeniden beraber olmak
get one’s act together f. toparlanmak
get one’s act together f. kendine çeki düzen vermek
get head together f. kafayı toplamak
Phrasals
get together with f. ile bir araya gelmek
get together with f. ile bir araya getirmek
get someone or something together f. birilerini/bir şeyleri bir araya toplamak/getirmek
get something together (for a particular time) f. (belirli bir zamanda) bir şey ayarlamak/organize etmek
Colloquial
get something together f. toparlamak
get something together f. toparlanmak
get it together f. toparlamak
get it together f. toparlanmak
get yourself together expr. topla kendini
we should get together (sometime) expr. (bir ara) buluşmalıyız/buluşalım
we should get together (sometime) expr. (bir ara) görüşmeliyiz/görüşelim
we should get together (sometime) expr. (bir ara) buluşup beraber bir şeyler yapmalıyız/yapalım
we should get together (sometime) expr. (bir ara) bir araya gelmeliyiz/gelelim
let's get together expr. bir araya gelelim
let's get together expr. buluşalım
let's get together expr. görüşelim
Idioms
get one's head together f. kafasını toplamak
get one's act together f. kendisine çeki-düzen vermek
get one's act together f. organize olmak
get one's stuff together f. kendini toplamak
get it together f. kafasını toplamak
get one's shit together f. kendini toplamak
get it all together f. kafasını toplamak
get (one's) stuff together f. eşyalarını toplamak
get (one's) stuff together f. toparlanmak
get (one's) stuff together f. toplanmak
get (one's) stuff together f. kendini toplamak
get (one's) stuff together f. hayatını düzene sokmak için harekete geçmek
get (one's) stuff together f. hayatını yoluna koymak/sokmak
get (one's) stuff together f. kendine çeki düzen vermek
get act together f. işleri daha etkili çözebilmek için faaliyetlerini daha iyi düzenlemek
get act together f. toparlanmak
get act together f. kendine çeki düzen vermek
get head together f. kafayı toplamak
Speaking
let's get together sometime expr. bir ara bir araya gelelim
let's get together sometime expr. bir ara görüşelim (mi?)
you got to get yourself together expr. kendini toplamalısın
you better get yourself together expr. kendine gelsen iyi olur
tell him to get his shit together expr. ona kendini toparlamasını söyle
they get together once a year expr. senede bir kez biraraya gelirler
do you and your friends get together a lot? expr. sen ve arkadaşların çok (sık) bir araya gelir misiniz?
Slang
get (one's) shit together f. toparlanmak
get (one's) shit together f. kendine gelmek
get (one's) shit together f. eşyalarını toparlamak
get (one's) shit together f. kendini toplamak
get (one's) shit together f. kendine çeki düzen vermek
get (one's) shit together f. hayatını yoluna koymak
get (one's) shit together f. hayatını oturtmak
get (one's) shit together f. hayatını istikrarlı hale getirmek
get (one's) shit together f. hayatta ilerleme kaydetmek
get shit together f. toparlanmak
get shit together f. kendine gelmek
get shit together f. eşyalarını toparlamak
get shit together f. kendini toplamak
get shit together f. kendine çeki düzen vermek
get shit together f. hayatını yoluna koymak
get shit together f. hayatını oturtmak
get your shit together expr. kendini topla
get your shit together expr. kendine gel
get your shit together expr. toparla kendini
British Slang
get one's act together f. acele etmek
get one's act together f. elini çabuk tutmak
get one's shit together f. kendine gelmek