bir araya gelmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

bir araya gelmek



"bir araya gelmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 23 sonuç

Türkçe İngilizce
General
bir araya gelmek gather f.
bir araya gelmek forgather f.
bir araya gelmek come together f.
bir araya gelmek get together f.
bir araya gelmek cluster f.
bir araya gelmek keep together f.
bir araya gelmek coalesce f.
bir araya gelmek congregate f.
bir araya gelmek amass f.
bir araya gelmek fraternize f.
bir araya gelmek fraternise f.
bir araya gelmek rally f.
bir araya gelmek turn out f.
bir araya gelmek meet up f.
bir araya gelmek convene f.
bir araya gelmek mass f.
Phrasals
bir araya gelmek pull together f.
bir araya gelmek rally together f.
bir araya gelmek throw in with someone f.
bir araya gelmek double up f.
bir araya gelmek join together f.
Idioms
bir araya gelmek come together f.
Trade/Economic
bir araya gelmek convene f.

"bir araya gelmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 27 sonuç

Türkçe İngilizce
General
tekrar bir araya gelmek reconvene f.
ile bir araya gelmek rub elbows with f.
yeniden bir araya gelmek reunite f.
yeniden bir araya gelmek get back together f.
(bir amaç için) bir araya gelmek rally f.
yeniden bir araya gelmek reassemble f.
yeniden bir araya gelmek reengage f.
yeniden bir araya gelmek re-engage f.
yeniden bir araya gelmek regather f.
birini desteklemek için bir araya gelmek rally round i.
Phrasals
bir araya gelmek için davet etmek call in f.
bir şeye karşı bir araya gelmek combine (something) against (someone or something) f.
bir şeye karşı bir araya gelmek combine something against someone or something f.
(biri ya da bir şey) hakkında bir araya gelmek converge in upon (someone or something) f.
(birine ya da bir şeye) karşı bir araya gelmek converge in upon (someone or something) f.
bir noktada bir araya gelmek converge in upon (someone or something) f.
ile bir araya gelmek get together with f.
şans eseri bir bir araya gelmek fall across f.
(birinde/bir şeyde) bir araya gelmek unite in (someone or something) f.
bir şeyde bir araya gelmek unite in something f.
(biriyle/bir şeyle) bir şey altında bir araya gelmek unite into (someone or something) f.
(biriyle/bir şeyle) bir araya gelmek partner up (with someone or something) f.
uyum içinde birleşmek/bir araya gelmek slot in f.
Colloquial
biriyle bir araya gelmek hook up with someone f.
Idioms
iki yakası bir araya gelmek make buckle and tongue meet f.
iki yakası bir araya gelmek make both ends meet f.
-e karşı bir araya gelmek line up against f.