| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | pack i. | paket | ||
| Yaygın Kullanım | pack i. | ambalaj | ||
| Yaygın Kullanım | pack f. | ambalajlamak | ||
| Yaygın Kullanım | pack f. | sarmak | ||
| Genel | ||||
| Genel | pack i. | kütle | ||
|
Remember that, when sailing there, there can be pack ice 20 metres high! Unutmayın ki, orada yelken açarken 20 metre yüksekliğinde buz kütleleri olabilir! More Sentences |
||||
| Genel | pack i. | paket (sigara için) | ||
|
There was a health warning on the pack of cigarettes. Sigara paketinin üzerinde bir sağlık uyarısı yer alıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | pack i. | sırt çantası | ||
|
I have water and snacks in my pack. Sırt çantamda su ve atıştırmalıklar var. More Sentences |
||||
| Genel | pack i. | yük | ||
|
He fastened the horse's pack with a rope. Atın yükünü bir iple bağladı. More Sentences |
||||
| Genel | pack i. | paketleme | ||
|
Don’t pack these things with the rest of your belongings. Bu eşyaları diğer eşyalarınızla birlikte paketlemeyin. More Sentences |
||||
| Genel | pack f. | bavuluna koymak | ||
|
Tom packed his things up. Tom eşyalarını bavula koydu. More Sentences |
||||
| Genel | pack f. | hazırlamak | ||
|
This week, I packed my hospital bag. Bu hafta hastane çantamı hazırladım. More Sentences |
||||
| Genel | pack f. | toplamak | ||
|
I'll pack my bag before checkout. Çıkış yapmadan önce çantamı toplayayım. More Sentences |
||||
| Genel | pack f. | eşyalarını toplamak | ||
|
She packed yesterday, so as to be ready early today. Bugün erkenden hazır olmak için dün eşyalarını topladı. More Sentences |
||||
| Genel | pack f. | toparlanmak | ||
|
Darling, please pack it as fast as you can. Tatlım, lütfen mümkün olduğu kadar çabuk toparla. More Sentences |
||||
| Genel | pack f. | tıka basa doldurmak | ||
|
I thought I was going to suffocate on that train, which was absolutely packed. Tıka basa dolu olan trende boğulacağımı sandım. More Sentences |
||||
| Genel | pack f. | paketlemek | ||
|
These glass objects need to be packed in small boxes. Bu cam nesnelerin küçük kutularda paketlenmesi gerekir. More Sentences |
||||
| Genel | pack f. | doldurmak | ||
|
Tom's mother packed the picnic basket with sandwiches. Tom'un annesi piknik sepetini sandviçlerle doldurdu. More Sentences |
||||
| Genel | pack f. | valiz toplamak | ||
|
Why are you packing? Neden valizlerini topluyorsun? More Sentences |
||||
| Genel | pack f. | bavul toplamak | ||
|
I'm packed and ready to go. Bavulumu topladım ve gitmeye hazırım. More Sentences |
||||
| Genel | pack f. | valiz hazırlamak | ||
|
Tom hastily packed his suitcase. Tom aceleyle valizini hazırladı. More Sentences |
||||
| Genel | pack f. | toplanmak | ||
|
Checkout is at 11 AM, so you guys need to start packing now! Çıkış saat 11'de, bu yüzden hemen toplanmaya başlamalısınız! More Sentences |
||||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | pack f. | paketlemek | ||
|
These glass objects need to be packed in small boxes. Bu cam nesnelerin küçük kutularda paketlenmesi gerekir. More Sentences |
||||
| İskambil | ||||
| İskambil | pack i. | deste | ||
|
We need two packs to play this card game. Bu kart oyununu oynamak için bize iki deste lazım. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | pack i. | bohça | ||
| Genel | pack i. | denk | ||
| Genel | pack i. | köpek sürüsü | ||
| Genel | pack i. | çıkın | ||
| Genel | pack i. | iskambil destesi | ||
| Genel | pack i. | sürü | ||
| Genel | pack i. | takım | ||
| Genel | pack i. | yığın | ||
| Genel | pack i. | ambalaj | ||
| Genel | pack i. | sargı | ||
| Genel | pack i. | buz örtüsü | ||
| Genel | pack i. | paket | ||
| Genel | pack i. | ortak bir çıkar veya hedef paylaşan küçük grup | ||
| Genel | pack i. | satıcı tarafından yapılan usulsüz zam | ||
| Genel | pack i. | haksız fiyat artışı | ||
| Genel | pack i. | sırt çantası ile tırmanış | ||
| Genel | pack i. | ilgili nesnelerin oluşturduğu grup | ||
| Genel | pack i. | nesneler kümesi | ||
| Genel | pack i. | fıçı tahtası | ||
| Genel | pack i. | fıçı malzemesi | ||
| Genel | pack i. | sac levha destesi | ||
| Genel | pack i. | zırhlı radyum konteyneri | ||
| Genel | pack i. | düşman grup | ||
| Genel | pack i. | tahrip edici grup | ||
| Genel | pack i. | organize cemaat | ||
| Genel | pack i. | ambalajlama yöntemi | ||
| Genel | pack i. | paketleme yöntemi | ||
| Genel | pack i. | paket yapma | ||
| Genel | pack i. | ambalaj yapma | ||
| Genel | pack i. | ambalajlama | ||
| Genel | pack i. | (belirli bir sürede) ambalajlanan toplam miktar | ||
| Genel | pack i. | bir arada giden araç grubu | ||
| Genel | pack i. | kozmetik macundan elde edilen bir tür pudra | ||
| Genel | pack i. | saçı dinlendiren yağ veya krem uygulaması | ||
| Genel | pack i. | buz torbası | ||
| Genel | pack i. | soğuk ambalaj | ||
| Genel | pack i. | soğuk torba | ||
| Genel | pack i. | sıcak ambalaj | ||
| Genel | pack i. | sıcak torba | ||
| Genel | pack f. | istiflemek | ||
| Genel | pack f. | bavulunu hazırlamak | ||
| Genel | pack f. | paket yapmak | ||
| Genel | pack f. | yığmak | ||
| Genel | pack f. | savuşmak | ||
| Genel | pack f. | bohçalamak | ||
| Genel | pack f. | defolmak | ||
| Genel | pack f. | defolup gitmek | ||
| Genel | pack f. | taşımak (silah) | ||
| Genel | pack f. | gitmek | ||
| Genel | pack f. | sıkışmak | ||
| Genel | pack f. | taşımak | ||
| Genel | pack f. | hıncahınç doldurmak | ||
| Genel | pack f. | ambalajlamak | ||
| Genel | pack f. | bavul hazırlamak | ||
| Genel | pack f. | eşyaları taşınmaya hazır bir duruma getirmek | ||
| Genel | pack f. | vurmak | ||
| Genel | pack f. | defetmek | ||
| Genel | pack f. | sıkıştırmak | ||
| Genel | pack f. | -i denk etmek | ||
| Genel | pack f. | -i denklemek | ||
| Genel | pack f. | koruyucu bir madde ile doldurmak | ||
| Genel | pack f. | sarmak | ||
| Genel | pack f. | konservelemek | ||
| Genel | pack f. | kaplamak | ||
| Genel | pack f. | kolilemek | ||
| Genel | pack f. | valizlerini toplamak | ||
| Genel | pack f. | ambalajlayarak doldurmak | ||
| Genel | pack f. | (destek için çatıyı) atık kayaç ile doldurmak | ||
| Genel | pack f. | sert maddeye ait gevşek parçalar ile doldurmak | ||
| Genel | pack f. | sonlandırmak | ||
| Genel | pack f. | durdurmak | ||
| Genel | pack f. | sonuna gelmek | ||
| Genel | pack f. | hastayı örtüye sarmak | ||
| Genel | pack f. | hastayı çarşafa sarmak | ||
| Genel | pack f. | yürüyerek taşımak | ||
| Genel | pack f. | yürüyerek götürmek | ||
| Genel | pack f. | hayvan sırtında taşımak | ||
| Genel | pack f. | hayvan sırtında götürmek | ||
| Genel | pack f. | çıkmak | ||
| Genel | pack f. | valize eşya yerleştirmek | ||
| Genel | pack f. | bir ürünü sevkiyata hazırlamak | ||
| Genel | pack f. | (ürünü) gönderime hazırlamak | ||
| Genel | pack f. | (ambalajlanmaya/paketlenmeye) uygun hale gelmek | ||
| Genel | pack f. | yer kalmamak | ||
| Genel | pack f. | ağzına kadar dolmak | ||
| Genel | pack f. | tamamen dolmak | ||
| Genel | pack f. | yakinen takip etmek | ||
| Genel | pack f. | birlikte gitmek | ||
| Genel | pack f. | birlikte yürümek | ||
| Genel | pack f. | birlikte koşmak | ||
| Genel | pack f. | bir araya gelmek | ||
| Genel | pack f. | üşüşmek | ||
| Genel | pack s. | paket veya yük taşımacılığında kullanılan | ||
| Genel | pack s. | paketli | ||
| Genel | pack s. | ambalajlı | ||
| Genel | pack s. | pakete sığdırılan | ||
| Genel | pack s. | ambalaja sığdırılan | ||
| Genel | pack s. | paketlemede kullanılan | ||
| Genel | pack s. | ambalajlamaya uygun | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | pack f. | ambalaj yapmak | ||
| Teknik | pack f. | bellek yoğunlaştırmak | ||
| Teknik | pack f. | kaplamak | ||
| Teknik | pack f. | sarmak | ||
| Teknik | pack f. | sıkıştırmak | ||
| Teknik | pack f. | yoğunlaştırmak | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | pack i. | yoğunlaştırmak bellek | ||
| Bilgisayar | pack f. | sıkıştırmak | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | pack i. | katlı ve kullanıma hazır paraşüt | ||
| Maden | ||||
| Maden | pack i. | dolgu | ||
| Maden | pack i. | (kömür madeninde) destek duvarı | ||
| Maden | pack i. | (kömür madeninde) destek sütunu | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | pack i. | kompres | ||
| Medikal | pack i. | tampon | ||
| Tütün | ||||
| Tütün | pack i. | paket | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | pack i. | organize birlik | ||
| Askeri | pack i. | organize savaş aracı grubu | ||
| Futbol | ||||
| Futbol | pack i. | (ragbi takımının) forvet hattı | ||
| İskambil | ||||
| İskambil | pack i. | henüz oynanmamış kart grubu | ||
| İskambil | pack i. | (canasta kart oyununda) elden çıkarılan kart destesi | ||
| İskambil | pack i. | (kart oyununda) özel değerli kart grubu | ||
| İskambil | pack i. | (kart oyununda) güçlü el | ||
| Tiyatro | ||||
| Tiyatro | pack i. | (tiyatroda) yan yana yerleştirilmiş arka plan dizisi | ||
| Fotoğrafçılık | ||||
| Fotoğrafçılık | pack i. | (kameraya aynı anda yerleştirmek için) istiflenmiş ayrı fotoğraf filmleri | ||
| Fotoğrafçılık | pack i. | iki veya üç renkli film grubu | ||
| Fotoğrafçılık | pack i. | iki veya üç renkli plaka grubu | ||
| Argo | ||||
| Argo | pack f. | etki yaratabilmek | ||
| Argo | pack f. | etkileyebilmek | ||