nazaran - Türkçe İngilizce Sözlük

nazaran

"nazaran" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 26 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
nazaran compared to zf.
Dilbilim
nazaran than ed.
Access to information is now much easier than at any point in the past, thanks to the internet.
İnternet sayesinde bilgiye ulaşmak eskiye nazaran hiç olmadığı kadar kolay.

More Sentences
Genel
nazaran as compared with zf.
nazaran as regards zf.
nazaran beside the point zf.
nazaran in consideration zf.
nazaran with regard ed.
nazaran per ed.
nazaran with reference to ed.
nazaran beside ed.
nazaran respect to ed.
nazaran in proportion to ed.
nazaran in comparison to ed.
nazaran with respect to ed.
nazaran in the way of ed.
nazaran in reference to ed.
nazaran on the score of ed.
nazaran considering ed.
nazaran according to ed.
nazaran in regard to ed.
nazaran with regard to ed.
nazaran as per ed.
İfadeler
nazaran as compared to expr.
Deyim
nazaran by/in comparison expr.
Latince
nazaran secundum s.
Eski Kullanım
nazaran in regard of ed.

"nazaran" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 45 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
sağ elin sol ele nazaran daha kontrollü kullanılması dextrality i.
diğerlerine nazaran küçük relatively small s.
diğerlerine nazaran relatively zf.
-e nazaran in comparison of zf.
-e nazaran in proportion to ed.
-e nazaran in comparison to ed.
-e nazaran in comparison with ed.
-e nazaran beside ed.
'-e nazaran over against ed.
nazaran anlamına gelen bir son ek -wise snk.
Öbek Fiiller
(birine/bir şeye) nazaran iyi işlemek fare against (someone or something) f.
(birine/bir şeye) nazaran iyi performans göstermek fare against (someone or something) f.
'-e nazaran iyi oynamak fare against f.
'-e nazaran iyi işlemek fare against f.
(birine/bir şeye) nazaran iyi oynamak fare against (someone or something) f.
'-e nazaran iyi çalışmak fare against f.
-e nazaran iyi performans göstermek fare against f.
(birine/bir şeye) nazaran iyi çalışmak fare against (someone or something) f.
İfadeler
-e nazaran as per expr.
-e nazaran compared to expr.
eskisine nazaran compared to before expr.
önceki senelere nazaran compared to the previous years expr.
önceki yıllara nazaran compared to the previous years expr.
geçmişe nazaran compared to past expr.
diğer çocuklara nazaran compared to other kids expr.
birine/bir şeye nazaran alongside (of) someone or something expr.
-e nazaran alongside of expr.
birine/bir şeye nazaran alongside (of) someone or something expr.
-e nazaran alongside of expr.
Deyim
kendine nazaran çok güçlü olan biriyle karşı karşıya gelmek catch a tartar f.
hayat şartlarının geçmişe ya da başkalarının yaşamına nazaran ne kadar iyileştiğinden bihaber olmak not know you are born f.
hayat şartlarının geçmişe ya da başkalarının yaşamına nazaran ne kadar iyileştiğinden bihaber olmak not know (one is) born f.
-e nazaran eksik/yetersiz pale by comparison s.
-e nazaran eksik/yetersiz pale in comparison s.
(birine/bir şeye) nazaran by/in comparison (with somebody/something) expr.
diğerlerine nazaran relatively speaking expr.
Ticaret/Ekonomi
farklı gruplara eşit şekilde davranıldığı görüntüsü veren tarafsız uygulamaların, gerçekte bir grubu diğerine karşı kayıran veya diğer gruba nazaran mağdur eden etkiler doğurması ve bu olumsuz etkilerin işletme gerekleri ile açıklanamaması disparate impact i.
(şirketin) adi hisse sermayesine nazaran çok yüksek oranda borç senetleri ve imtiyazlı hisse senetlerine sahip olmasına sebep olmak overgear f.
Teknik
havaya nazaran sürat airspeed i.
normal eğriye nazaran diklik kurtosis i.
eşleniği diğer katı cisimlere nazaran daha az direnç gösteren katı cisim solid of least resistance i.
Anatomi
vücudun diğer bölümlerine nazaran uçta kalan kısım marginal i.
Eczacılık
önceden kullanılan antipsikotik ilaçlara nazaran hareket becerisi üzerinde daha az yan etki üreten ilaç atypical i.
önceden kullanılan antipsikotik ilaçlara nazaran hareket becerisi üzerinde daha az yan etki üreten atypical s.
Askeri
yere nazaran konum göstergesi ground position indicator i.