bakmadan - Türkçe İngilizce Sözlük

bakmadan

"bakmadan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
bakmadan without regard to ed.
For equal blood hormone levels, however, testosterone will break down equally without regard to ester.
Bununla birlikte, eşit kan hormonu seviyeleri için, testosteron estere bakılmaksızın eşit olarak parçalanacaktır.

More Sentences
bakmadan with no regard to zf.
bakmadan regardless of ed.
Deyim
bakmadan with one's eyes closed expr.
bakmadan with eyes closed expr.
Eski Kullanım
bakmadan unsight unseen zf.

"bakmadan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 49 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
önüne bakmadan yürüyen kimse jaywalkers i.
önüne bakmadan yürüme jaywalking i.
önüne bakmadan yürüyen kimse jaywalker i.
önüne bakmadan yürüyen kimse jay-walker i.
tuşlara bakmadan yazma touch-type i.
bakmadan geçme skip i.
önüne bakmadan yürümek jaywalk f.
gözünün yaşına bakmadan canına kıymak kill without pity f.
önüne bakmadan yürümek jay-walk f.
bakmadan imzalamak rubber-stamp f.
bakmadan edememek couldn't not turn f.
bakmadan duramamak couldn't not turn f.
referansa bakmadan çizmek draw from memory f.
bakmadan imzalayan kimse rubber-stamp s.
sağa sola bakmadan inconsiderately zf.
sağa sola bakmadan carelessly zf.
-e bakmadan without regard to ed.
İfadeler
notalarına bakmadan by ear zf.
yaşına başına bakmadan regardless of his age expr.
Konuşma Dili
parasına bakmadan damn the expense expr.
arkana bile bakmadan çık git! don't let the doorknob hit you where the good lord split you! expr.
arkana bile bakmadan çık git! don't let the door hit you where the good lord split you! expr.
Deyim
sağına soluna bakmadan kabul etme/alma a pig in a poke [old-fashioned] i.
arkasına bakmadan kaçmak run like hell f.
sonuçlarına bakmadan kararlı bir şekilde ilerlemek ride roughshod f.
gözünün yaşına bakmadan konuşmak speak daggers f.
birine/bir şeye bakmadan edememek can't keep your eyes off someone/something f.
(birine/bir şeye) bakmadan edememek can't keep (one's) eyes off (of) (someone or something) f.
birine/bir şeye bakmadan edememek can't take your eyes off someone/something f.
(birine/bir şeye) bakmadan edememek can't take (one's) eyes off (of) (someone or something) f.
arkasına bakmadan without a backward glance expr.
ardına dönüp bakmadan without a backward glance expr.
arkasına dönüp bakmadan without a backward glance expr.
ardına bakmadan without a backward glance expr.
Ticaret/Ekonomi
hisse senedinin fiyatına bakmadan düzenli olarak belirli miktarda yatırım yapma dollar averaging i.
menkul kıymetlerin fiyatına bakmadan düzenli olarak belirli miktarda yatırım yapma dollar–cost averaging i.
Bilgisayar
klavyeye bakmadan yazan kimse touch-typist i.
klavyeye bakmadan yazma tekniği touch system i.
klavyeye bakmadan yazma tekniği touch typing i.
klavyeye bakmadan yazma tekniği touch-typing i.
klavyeye bakmadan yazmak touch-type f.
vuruş oyunlarında keskin nişancının dürbününe bakmadan rakipleri öldürmek no-scope f.
Silah/Atıcılık
sahanın yarısından bakmadan yapılan atış a blind half court shot i.
Basketbol
atılacak hedefe bakmadan atılan pas no-look pass i.
İskambil
pokerde eline bakmadan potu iki katına çıkarmak straddle f.
kartlara bakmadan bahis oynamak go it blind f.
Argo
homoseksüel açıdan bakmadan no homo expr.
homoseksüel açıdan bakmadan pause expr.
arkana bile bakmadan çık git! don't let the door hit your ass on the way out expr.