saymak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

saymak



"saymak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 58 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
saymak regard f.
saymak count f.
saymak number f.
saymak assume f.
saymak treat (as) f.
General
saymak count f.
saymak hold esteem f.
saymak tally f.
saymak esteem f.
saymak tally up f.
saymak mind f.
saymak regard f.
saymak count up f.
saymak calculate f.
saymak consult f.
saymak value f.
saymak count off f.
saymak have f.
saymak revere f.
saymak number f.
saymak reckon f.
saymak rate f.
saymak consider f.
saymak enumerate f.
saymak count in f.
saymak rank f.
saymak honour f.
saymak reckon as f.
saymak name f.
saymak respect f.
saymak include f.
saymak reckon for f.
saymak class f.
saymak number off f.
saymak hold in esteem f.
saymak take f.
saymak repute f.
saymak allow f.
saymak account f.
saymak presume f.
saymak count down f.
saymak deem f.
saymak hold f.
saymak call f.
saymak think f.
saymak suppose f.
saymak tell f.
saymak regard as f.
Phrasals
saymak take for
Trade/Economic
saymak count
Law
saymak consider
saymak count
Technical
saymak consist of
saymak presume
saymak number
saymak consider
Computer
saymak count
Aeronautic
saymak count to

"saymak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 230 sonuç

Türkçe İngilizce
General
adamdan saymak (for one) to be worthwhile f.
adamdan saymak treat with respect f.
ait saymak refer f.
avucuna saymak pay cash in hand f.
avucuna saymak pay in hand f.
aynı saymak identify f.
aynı saymak consider same f.
bahşedilmiş gibi saymak taken as granted f.
bahşedilmiş saymak taken as granted f.
beşten geriye saymak count down from five f.
bir buluşu yok saymak disinvent f.
bir şeyi hiçe saymak set something at naught f.
birer birer saymak count out f.
birer birer saymak enumerate f.
birini (bir şeyden) saymak number someone among f.
birini bir gruptan saymak lump someone together with f.
birini sevip saymak love and respect someone f.
birşeyi belirli bir grubun içinde saymak class f.
çok değerli saymak treasure f.
daha az önemli saymak subordinate f.
daha önemli saymak (birini/bir şeyi başkasından) subordinate to f.
depo mevcudunu saymak take stock f.
doğru saymak consider true f.
düşman saymak consider someone an enemy f.
düzenlenmiş saymak take for granted f.
emri geçersiz saymak countermand f.
en yakın arkadaşlarından birisi olarak saymak count someone among one's closest friends f.
eşit saymak consider equal f.
eşit saymak equate f.
fasulye gibi kendini nimetten saymak think oneself be important f.
fasulye gibi kendini nimetten saymak think highly of oneself f.
fasulye gibi kendini nimetten saymak put on airs f.
fasulye gibi kendini nimetten saymak have a high opinion of oneself f.
geçerli saymak consider valid/enforceable f.
geçersiz saymak declare null and void f.
gerekli saymak deem necessary f.
gerekli saymak judge necessary f.
geri saymak count backwards f.
geri saymak count down f.
geriye doğru saymak count down f.
geriye doğru saymak count backwards f.
geriye saymak count down f.
geriye saymak count backwards f.
gibi saymak count as f.
gün saymak count the days f.
günleri saymak count the days f.
günlerini saymak sink fast f.
hakaret saymak take/regard/consider something as an insult f.
hatır saymak care about f.
hatır saymak respect f.
hatır saymak be respectful f.
hatrını saymak care about f.
hatrını saymak respect f.
hatrını saymak be respectful f.
hiçe saymak challenge f.
hiçe saymak think little of f.
hiçe saymak treat somebody like a dirt f.
hiçe saymak snub f.
hiçe saymak spurn f.
hiçe saymak snap one's fingers at f.
hiçe saymak set at nought f.
hiçe saymak think nothing of f.
hiçe saymak regard (somebody/something) as completely unimportant f.
hiçe saymak fly in the face of f.
hiçe saymak slight f.
hiçe saymak swamp f.
hiçe saymak pay no attention f.
hiçe saymak ignore f.
hiçe saymak disregard f.
hiçe saymak upstage f.
hiçe saymak disregard (somebody/something) completely f.
hiçe saymak take no notice of (somebody/something) f.
hiçe saymak set at naught f.
-i önemsiz saymak think little of f.
-i önemsiz saymak think nothing of f.
ile eşit saymak equate f.
itibaren geçerli saymak backdate to f.
kanunu hiçe saymak set the law at naught f.
kanunu hiçe saymak flout the law f.
kart saymak count the cards f.
kendi evi gibi saymak home from home f.
kendini ... saymak account oneself f.
kendini fasulye gibi nimetten saymak think no small beer of oneself f.
kendini mutlu saymak account oneself happy f.
kendini mutlu saymak consider oneself happy f.
kendini şanslı saymak consider lucky f.
kendini şanslı saymak consider oneself lucky f.
kendini şanslı saymak count oneself fortunate f.
kendisini şanslı saymak consider oneself lucky f.
kılavuz saymak go by f.
koyun saymak count sheep f.
kötü saymak consider bad f.
kutsal saymak bless f.
kutsal saymak hallow f.
kutsal saymak venerate f.
mantıklı saymak deem reasonable f.
olarak saymak count as f.
olasısız saymak consider unlikely f.
olduğu yerde saymak come to a deadlock f.
olduğu yerde saymak make no headway f.
olduğundan daha önemli saymak overrate f.
olduğundan fazla iyi saymak overrate f.
olması gerekenden eksik saymak undercount f.
oy saymak count the votes f.
oy saymak (şirketlerin genel kurul toplantılarında oylama sonrası) scrutinize f.
oy saymak (şirketlerin genel kurul toplantılarında oylama sonrası) scrutinise f.
oyları saymak count the votes f.
önemli saymak consider something significant f.
önemli saymak deem something significant f.
önemli saymak consider something as significant f.
önemli saymak think something significant f.
önemli saymak regard something as significant f.
önemli saymak view something as significant f.
önemsiz saymak think little of f.
önemsiz saymak floccinaucinihilipilificate f.
para saymak pay f.
para saymak count money f.
paraları birer birer saymak count out money f.
parmakla saymak finger count f.
puan saymak keep score f.
sağdan saymak count off f.
sayı saymak number f.
sayı saymak count f.
saymak (puan) score f.
sevip saymak love and respect someone f.
sövüp saymak talk about somebody/something f.
sövüp saymak blackguard f.
sövüp saymak curse f.
sövüp saymak curse violently f.
sövüp saymak rail against f.
sövüp saymak badmouth f.
sövüp saymak rail at f.
sövüp saymak swear f.
sövüp saymak vituperate f.
sövüp saymak rail f.
tek tek saymak enumerate f.
tekrar saymak retell f.
tekrar saymak renumerate f.
üvey evlat gibi saymak treat like a step-child f.
yanlış saymak consider wrong f.
yanlış saymak miscount f.
yanlış saymak misreckon f.
yeniden saymak recount f.
yeniden saymak renumerate f.
yeniden saymak retell f.
yerinde saymak come to a deadlock f.
yerinde saymak deadlock f.
yerinde saymak make no progress f.
yerinde saymak mark time f.
yerinde saymak make no headway f.
yıldızları saymak count stars f.
yok saymak think nothing of f.
yok saymak overleap f.
yok saymak ignore f.
yok saymak disregard f.
Phrasals
-den doğru saymak count from something up f.
arasında saymak rank someone among something
geri saymak count back
kendinden saymak count upon
kendinden saymak count on
olarak saymak rank as
olmamış saymak put behind
ortalığa yayarak saymak count out
teker teker saymak count out
yok saymak pass over
Phrases
birkaçını saymak gerekirse to name but a few
birkaçını saymak gerekirse to name a few
Colloquial
başarıyı kesin saymak have it made
gerekli saymak deem that it is nec­essary
gerekli saymak deem it to be necessary
yüze kadar saymak count to one hundred
Idioms
(özellikle bir ders veya sınavda) dakikaları saymak watch the clock
(özellikle bir ders veya sınavda) saatleri saymak watch the clock
(yediği bir darbeden dolayı) yıldızları saymak have a glass jaw
avucuna para saymak cross someone's palm with silver
birini hiçe saymak kiss someone off
birinin çekini geçerli saymak honor someone's check
birinin sözünü senet saymak take one at one's word
birisini yok saymak cut someone dead
birşeyi neredeyse yok saymak give something short shrift
canını hiçe saymak put his life at stake
canını hiçe saymak risk one's life
çantada keklik saymak take for granted
doğru saymak accept something truth
doğru saymak take something as truth
doğru saymak take something for granted
doğru saymak accept something as gospel
doğru saymak take as gospel
doğru saymak take something as gospel
fasulye gibi kendini nimetten saymak be too big for one's britches
gerçeği yok saymak bury one's head in the sand
hiçe saymak snap one's fingers at
hiçe saymak kick in the teeth
kelle saymak count noses
kendini fasulye gibi nimetten saymak be too big for one's britches
kendini fasulyeden nimet saymak be full of oneself
kendini fasulyeden nimet saymak think one is the bee's knees
kesinlikle doğru saymak take as gospel
kuralları hiçe saymak drive a coach and four horses through
meseleyi yok saymak kick something into the long grass
neredeyse yok saymak give short shrift to somebody
olmuş saymak take something for granted
ölmüş saymak take someone for dead
ölü saymak take someone for dead
sıradan saymak number off by something
sorunu halledilmiş saymak beg the question
sövüp saymak turn the air blue
sövüp saymak air one's lungs
sövüp saymak swear like a trooper
yerinde saymak go round in circles
yerinde saymak make no headway
yerinde saymak run round in circles
yerinde saymak run around in circles
yerinde saymak be treading water
yerinde saymak get nowhere fast
yerinde saymak go around in circles
yıldızları saymak see stars
Speaking
ona kadar saymak count to ten
Slang
sövüp saymak cuss a blue streak
Trade/Economic
depo mevcudunu saymak take stock
geçersiz saymak declare null and void
tekrar saymak recount
Law
ikrar etmiş saymak regard as admitted
Technical
geçersiz saymak disannul
Biochemistry
yok saymak neglect
Education
muadil saymak/addetmek nostrificate
Military
olduğu yerde saymak mark time
Football
golü geçersiz saymak disallow the goal
golü saymak allow the goal
British Slang
yok saymak blank