class - Türkçe İngilizce Sözlük

class

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

class — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sınıf, toplumsal katman, ders
Okunuş (IPA):
(AmE /klæs/ – BrE /klɑːs/)
Terim Türü:
İsim: class (classes)
Ortak özelliklere göre ayrılmış grup ya da eğitim ortamı. Latince classis kökünden gelen sözcük, düzenli ayrımı belirtir. Eğitim ve sosyolojide, yapılandırılmış gruplamayı ifade eder
Eş Anlamlılar:
category
Zıt Anlamlılar:
miscellany

"class" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 81 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
class i. ders
You can't use your phones in class.
Telefonlarınızı derste kullanamazsınız.

More Sentences
class i. sınıf
Most of the city consists of middle-class people.
Şehrin çoğunluğu orta sınıf insanlardan oluşuyor.

More Sentences
Genel
class i. cins
This class of dogs is used for hunting.
Bu cinsten köpekler avlanmak için kullanılır.

More Sentences
class i. kurs
I am going to a boxing class.
Boks kursuna gidiyorum.

More Sentences
class i. kalite
She showed high-class acting in this movie.
Bu filmde yüksek kalite bir oyunculuk sergiledi.

More Sentences
class i. sınıf
Most of the city consists of middle-class people.
Şehrin çoğunluğu orta sınıf insanlardan oluşuyor.

More Sentences
class i. klas
Tom was a class act.
Tom klas biriydi.

More Sentences
class i. sosyal sınıf
Some countries used to have strict class systems.
Bazı ülkelerde katı sosyal sınıf sistemleri vardı.

More Sentences
class i. ekonomi sınıfında
We will fly business class.
Ekonomi sınıfında uçacağız.

More Sentences
class i. derece
60-70% is the upper second class degree.
%60-70 üst ikinci sınıf derecesidir.

More Sentences
class i. kalite
She showed high-class acting in this movie.
Bu filmde yüksek kalite bir oyunculuk sergiledi.

More Sentences
class f. sınıflandırmak
Most of the immigrants are classed as aliens in the region.
Bölgedeki göçmenlerin çoğu uzaylı olarak sınıflandırılıyor.

More Sentences
class s. sınıfsal
The effort to mask the class aspects of the problem is obvious.
Sorunun sınıfsal yönlerini maskeleme çabası açıktır.

More Sentences
Otomotiv
class i. sınıf
Most of the city consists of middle-class people.
Şehrin çoğunluğu orta sınıf insanlardan oluşuyor.

More Sentences
Gıda
class i. sınıf
Most of the city consists of middle-class people.
Şehrin çoğunluğu orta sınıf insanlardan oluşuyor.

More Sentences
İstatistik
class i. sınıf
Most of the city consists of middle-class people.
Şehrin çoğunluğu orta sınıf insanlardan oluşuyor.

More Sentences
Eğitim
class i. … yılı mezunları
The class of 2000 experienced an era change.
2000 yılı mezunları bir dönem değişimi yaşadı.

More Sentences
Dilbilim
class i. sınıf
Most of the city consists of middle-class people.
Şehrin çoğunluğu orta sınıf insanlardan oluşuyor.

More Sentences
Genel
class i. biyolojide takımlardan oluşan birlik
class i. üstünlük
class i. bölüm
class i. dershane
class i. kur
class i. derslik
class i. tür
class i. kast
class i. takım
class i. mükemmellik
class i. ders okutulan yer
class i. grup
class i. tabaka
class i. çeşit
class i. mevki
class i. zümre
class i. kategori
class i. öbek
class i. meziyet
class i. yetenek
class i. atılganlık
class i. şevk
class i. cinsiyet
class i. davacılar
class i. şikayetçiler
class f. kategorilere ayırmak
class f. saymak
class f. ayırmak
class f. sınıflamak
class f. ... sınıfından saymak
class N. toplumsal katman
Konuşma Dili
class i. lüks moda
class i. zarafet
class i. şıklık
class s. birinci sınıf
class s. yüksek sınıf
class s. kaliteli
Hukuk
class i. (sayısı vasiyetçi ölene dek belli olmayan) varis grubu
Bilgisayar
class i. nesne yönelimli programlamada bir veri türü
Telekom
class i. özel arama hizmetleri
class i. (yerel santral taşıyıcısı tarafından sunulan) ağ temelli hizmetler grubu
class i. bölgesel arama merkezi
class i. bölümsel arama merkezi
class i. birincil arama merkezi
class i. eş zamanlı arama merkezi
class i. (alt seviye switching ofis olan) yerel merkezi ofis
Matematik
class i. ortak özelliğe sahip üyelerden oluşan grubun toplanması
class i. rastgele değişkene ait ayrık veya sürekli değer grubu
Geometri
class i. (üzerinden eğride olmayan herhangi bir noktaya gidilen) tanjant sayısına eşit geometrik eğri özelliği
İstatistik
class i. frekans dağılımı aralığı
Eğitim
class i. (aynı yıl mezun olan) mezunlar grubu
class i. (aynı yıl mezun olan) öğrenci grubu
class i. etüt
class i. bir grup öğrencinin ders çalışmak için öğretmen gözetiminde bir araya geldiği zaman dilimi
Dini
class i. yaklaşık 12 üyeden oluşan kilise grubu
class i. (hindu toplumundaki brahman, kshatriya, vaişya ve shudra arasındaki) dört sosyal sınıftan biri
class i. dört hindu kastından her biri
Askeri
class i. (aynı yılda doğan kişilerin oluşturduğu) askeri birlik
class i. (aynı yılda doğan) askerliğe çağrılan kişiler
Spor
class i. lig sınıfı
Bahisçilik
class i. (at yarışında) olağanüstü hız
class i. olağanüstü hızlı at
class i. (at yarışında) grup

"class" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
class president i. sınıf başkanı
Genel
protection class i. koruma sınıfı
class conflict i. sınıf çatışması
economy class i. ekonomi sınıfı
middle class women i. orta sınıf kadınlar
world class i. birinci kalite
working class i. çalışan sınıf
the class struggle i. sınıf mücadelesi
ruling class i. yönetici sınıf
repeating a class i. çifte dikiş
working class i. proleterya
banner class i. birinci sınıf
working class i. emekçi sınıf
class interval i. sınıf aralığı
class of beings i. alem
working class i. emekçi sınıfı
year class i. yıllık
cabin class i. kabin sınıfı
class structure i. sınıf yapısı
middle class men i. orta sınıf erkekleri
social economic class i. sosyo ekonomik sınıf
second class i. ikinci sınıf
upper class i. zenginler sınıfı
lower class i. alt sınıflar
class field theory i. sınıflandırılmış alan teorisi
class consciousness i. sınıf şuuru
the class war i. sınıf mücadelesi
luxury class i. lüks mevki
year class i. yıl sınıfı
lower class i. alt tabaka
middle class i. orta tabaka halk
working class i. işçi sınıfı
propertied class i. mülk sahibi sınıf
world class i. birinci sınıf
repeater of a class i. çifte dikiş
leisure class i. aylak sınıf
cabin class i. ikinci sınıf
second class i. kalitesiz ürün veya hizmet
first class i. taşıtta birinci mevki
class inclusion i. sınıfa dahil etme
age class distribution i. yaş sınıfı dağılımı
first class bank i. birinci sınıf banka
social class i. toplumsal sınıf
first class mail i. birinci sınıf posta
class teacher i. sınıf öğretmeni
class struggle i. sınıf mücadelesi
class allegiance i. sınıf ittifakı
economy class i. ekonomik mevki
word class i. kelime sınıfı
class consciousness i. sınıf bilinci
propertied class i. varlıklı sınıf
upper class i. sosyoekonomik üstünlüğü olan sınıf
class struggle i. sınıf çatışması
third class i. üçüncü sınıf
social class i. sosyal sınıf
lower class i. aşağı tabaka
class prefect i. sınıf başkanı
second class i. başaltı
second class i. ikinci derece
class conflict i. sınıf mücadelesi
low class i. alt sınıf
service class i. hizmet sınıfı
the highest class (of society) i. toplumun kalbur üstü tabakası
first class i. birinci sınıf
preparatory class i. hazırlık sınıfı
middle class i. orta sınıf
class size i. sınıf mevcudu
lower class i. alt klas
lower class i. aşağı sınıf
prep class i. hazırlık sınıfı
efficient class environment i. etkin sınıf ortamı
lowest class i. en alt sınıf
top of the class i. sınıf birincisi
class war i. sınıf savaşı
nursery class i. ana sınıfı
evening class i. akşam sınıfı
active class environment i. etkin sınıf ortamı
class act i. çok kaliteli/etkileyici kimse
age class distribution i. yaş sınıfı dağılışı
class a operation i. a sınıfı işletme
class limits i. sınıf sınırları
class probability i. sınıf olasılığı
danger class i. tehlike sınıfı
first class fish restaurant i. birinci sınıf balık restoranı
upper class i. kaymak tabaka
producing class i. üreten sınıf
low-class cabaret i. baloz
first-class service i. birinci sınıf hizmet
the educated-cultivated class i. havas
upper-middle class i. üst orta sınıf
tourist class i. turist sınıfı
first class i. birinci mevki
first class ticket i. birinci mevki bileti
class fellow i. okul arkadaşı
class fellow i. sınıf arkadaşı
class interval i. sınıf fasılası
class interval i. sınıf arası
class mate i. sınıf arkadaşı
third class mail i. üçüncü sınıf posta
first class i. birinci kalite
the oppressed class i. ezilen sınıf
class level i. sınıf düzeyi
class level i. sınıf seviyesi
the best in its class i. sınıfında en iyi
the best in its class i. sınıfının en iyisi
world class skill i. dünya çapında yetenek
british upper class i. ingiliz sosyetesi
top-class clients i. üst sınıf müşteriler
second class mail i. ikinci sınıf posta
class picnic i. sınıf pikniği
computer class i. bilgisayar sınıfı/dersi
third class i. 3. sınıf
same class i. aynı sınıf
hierarchies of class and gender i. sınıf ve cinsiyet hiyerarşileri
three-hour class i. üç saatlik ders
class reunion i. (o sınıfın) mezunlar toplantısı
class reunion i. (o sınıfın) mezunlar günü
class distinction i. sınıf farkı
business class i. ticari sınıf
tourist class i. turistik mevki
middle-class hotel i. orta sınıf otel
accounting class i. muhasebe dersi
literature class i. edebiyat dersi
idle class i. boş ders
no teacher in class i. boş ders
upper class limit i. üst sınıf limiti
painting class i. resim dersi
first class i. 1.sınıf
1st class i. 1.sınıf
2nd class i. 2.sınıf
second class i. 2.sınıf
3rd class i. 3.sınıf
third class i. 3.sınıf
sanitary class i. hijyen sınıfı
leisure class i. rahat sınıf
standard class i. standart sınıf
german class i. almanca dersi
judo class i. judo dersi
class b fires i. b sınıfı yangınlar
class survey i. sınıf anketi
keyboard class i. klavye dersi
class rules i. sınıf kuralları
compulsory class i. zorunlu ders
latent class analysis i. örtük sınıf analizi
chattering class i. siyaset ve güncel olaylar üzerine medyada konuşan zengin ve eğitimli tabaka
federal supply class management i. federal ikmal sınıflaması ile sağlanan malzeme yönetimi
first-class car i. birinci sınıf araç
second class i. abonelere gönderilen gazeteler ve süreli yayınlardan oluşan bir abd veya kanada postası sınıfı
second class i. ikinci mevki yer
second class i. ikinci kalite yer