ayırmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

ayırmak



"ayırmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 175 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ayırmak separate f.
ayırmak reserve f.
ayırmak spare f.
ayırmak distinguish f.
General
ayırmak seclude f.
ayırmak contradistinguish f.
ayırmak comb out f.
ayırmak dissever f.
ayırmak cut out f.
ayırmak split f.
ayırmak single out f.
ayırmak sort something out f.
ayırmak deracinate f.
ayırmak denominate f.
ayırmak discriminate f.
ayırmak allocate f.
ayırmak segregant f.
ayırmak tear off f.
ayırmak strike f.
ayırmak unmortise f.
ayırmak apply f.
ayırmak divide f.
ayırmak disengage f.
ayırmak discern f.
ayırmak single f.
ayırmak earmark f.
ayırmak pick out f.
ayırmak ascribe f.
ayırmak mark out f.
ayırmak specialise f.
ayırmak classify f.
ayırmak cloister f.
ayırmak discard f.
ayırmak shut off f.
ayırmak unyoke f.
ayırmak set apart from f.
ayırmak cast loose f.
ayırmak break up f.
ayırmak choose f.
ayırmak cut into f.
ayırmak spread out f.
ayırmak appropriate for f.
ayırmak take apart f.
ayırmak destine f.
ayırmak reduce f.
ayırmak spread f.
ayırmak disannex f.
ayırmak cleave f.
ayırmak educe f.
ayırmak separate f.
ayırmak allot f.
ayırmak unstick f.
ayırmak set f.
ayırmak class f.
ayırmak cut f.
ayırmak break down into f.
ayırmak particularize f.
ayırmak tear away f.
ayırmak resolve f.
ayırmak dedicate f.
ayırmak dissociate f.
ayırmak designate for f.
ayırmak assign f.
ayırmak disarticulate f.
ayırmak abscise f.
ayırmak break into f.
ayırmak intend for f.
ayırmak hive off f.
ayırmak divorce f.
ayırmak disintegrate f.
ayırmak grade f.
ayırmak severalize f.
ayırmak lay away f.
ayırmak cut off f.
ayırmak particularise f.
ayırmak demarcate f.
ayırmak winnow f.
ayırmak disembody f.
ayırmak isolate f.
ayırmak comb f.
ayırmak distinguish between f.
ayırmak reserve f.
ayırmak disconnect f.
ayırmak portion f.
ayırmak partition f.
ayırmak detache f.
ayırmak dispart f.
ayırmak except f.
ayırmak abstract f.
ayırmak wall f.
ayırmak keep apart f.
ayırmak divert f.
ayırmak branch f.
ayırmak set aside f.
ayırmak assort f.
ayırmak unpick f.
ayırmak sunder f.
ayırmak insulate f.
ayırmak allocate to f.
ayırmak lay f.
ayırmak extricate f.
ayırmak detach f.
ayırmak sort out f.
ayırmak appropriate f.
ayırmak split into f.
ayırmak segregate f.
ayırmak clove f.
ayırmak disband f.
ayırmak disjoin f.
ayırmak sever f.
ayırmak unsolder f.
ayırmak uncouple f.
ayırmak diverge f.
ayırmak pick f.
ayırmak snatch away from f.
ayırmak divorce from f.
ayırmak part f.
ayırmak allow f.
ayırmak disjoint f.
ayırmak individualize f.
ayırmak individualise f.
ayırmak separate into f.
ayırmak sleave f.
ayırmak save f.
ayırmak devote f.
ayırmak disperse f.
ayırmak sequester f.
ayırmak untack f.
ayırmak cull f.
ayırmak set apart f.
ayırmak release f.
ayırmak disrupt f.
ayırmak differentiate f.
ayırmak snatch from f.
ayırmak put away f.
ayırmak book f.
ayırmak specialize f.
ayırmak sort f.
ayırmak excide f.
ayırmak disunite f.
ayırmak disassociate f.
ayırmak enisle f.
ayırmak dissect f.
ayırmak partition off f.
ayırmak select f.
ayırmak define f.
ayırmak severalise f.
Idioms
ayırmak drive a wedge between
Trade/Economic
ayırmak reserve
ayırmak assign
ayırmak assort
Law
ayırmak abjugate f.
ayırmak assign
Politics
ayırmak assign
ayırmak allocate
Technical
ayırmak disciminate
ayırmak marginalise
ayırmak segregate
ayırmak disassemble
ayırmak destack
ayırmak detach
ayırmak marginalize
ayırmak break
ayırmak split-up
ayırmak release
Computer
ayırmak reserve
Aeronautic
ayırmak deactivate
ayırmak allcate
ayırmak unplug
ayırmak pull away
ayırmak disconnect
Chemistry
ayırmak isolate
ayırmak abstract
Botanic
ayırmak abscise f.
Literature
ayırmak abscind f.

"ayırmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 488 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
parçalara ayırmak disintegrate f.
General
(bir şey için) bir dakika ayırmak take a moment (for something/to do something) f.
(bir şey için) bir dakikasını ayırmak take a moment (for something/to do something) f.
(samandan ayırmak için) (tahıl tanelerini) havaya savurmak winnow f.
(sonra kullanmak üzere) ayırmak set-aside f.
(toplumu vb) parçalarına ayırmak demassify f.
alt bölümlere ayırmak subdivide f.
alt sınıflara ayırmak subclassify f.
amortisman ayırmak amortize f.
amortisman ayırmak amortise f.
aşındırarak parçalarına ayırmak grate f.
aşındırarak partiküllerine ayırmak grate f.
atomlarına ayırmak disintegrate f.
ayırmak (bağlantı) make disjoint f.
ayırmak (bağlantısını) make disconnected f.
ayırmak (başka birinden/başka bir yerden) take away from f.
ayırmak (bir şeyden) sever from f.
ayırmak (bir şeyi) reserve f.
ayırmak (bir şeyleri başka şeylerden) sort f.
ayırmak (birine) withhold for f.
ayırmak (birisi için) spare f.
ayırmak (gruplara vb) split into f.
ayırmak (ırk ayrımı vb) discriminate f.
ayırmak (özellikle şirketlerin ayrılması) demerge f.
belirli bir maksat için ayırmak earmark f.
bir grubu ayırmak (başka bir gruptan) sift out (from) f.
bir kaplama filmi veya tabakayı sıyırarak veya kavlatarak yapışık olduğu yüzeyden ayırmak peel away f.
bir kenara ayırmak set-aside f.
bir kenara ayırmak earmark f.
bir kenara para ayırmak allocate money f.
bir kenara para ayırmak put some money on the side f.
bir şeyi bir tarafa ayırmak set something aside f.
bir şeyi bir tarafa ayırmak set something apart f.
bir şeyi çekerek parçalara ayırmak pull something apart f.
bir şeyi parçalara ayırmak pull something to pieces f.
bir şeyin tellerini lif lif ayırmak tease something apart f.
bir yeri belirli bir faaliyet için ayırmak zone f.
birbirinden ayırmak uncouple f.
birbirinden ayırmak tell apart f.
birbirinden ayırmak disconnect f.
birimlere ayırmak unitize f.
birimlere ayırmak unitise f.
birine otobüste yer ayırmak save a seat on the bus f.
birine veya birşeye zaman ayırmak have time for f.
birini başka birinden ayırmak segregate someone from someone else f.
birini başka birinden ayırmak separate someone from someone else f.
birini emekliye ayırmak pension someone off f.
birini emekliye ayırmak put someone on the shelf f.
birini emekliye ayırmak put someone out to pasture f.
birisi için bir şey ayırmak earmark something for someone f.
birleşme suretiyle bir araya gelmiş olan şirketler grubunu ayrı şirketlere ayırmak delist f.
bölgelere ayırmak zone f.
bölgelere ayırmak territorialize f.
bölgelere ayırmak territorialise f.
bölgelere ayırmak district f.
bölmelere ayırmak compartmentalise f.
bölmelere ayırmak compartmentalize f.
bölümlere ayırmak cut into sections f.
bölümlere ayırmak ramify f.
bölümlere ayırmak section f.
bölümlere ayırmak departmentalize f.
bölümlere ayırmak compartmentalise f.
bölümlere ayırmak departmentalise f.
bölümlere ayırmak compartmentalize f.
bölümlerine ayırmak fractionate f.
bütçeden fon ayırmak allocate fund (from the budget) f.
bütçeden ödenek ayırmak allocate fund (from the budget) f.
bütçeden para ayırmak allot money from the budget for f.
bütçeden para ayırmak allocate money (from the budget) f.
bütçeden para ayırmak allocate money from the budget for f.
bütçeden para ayırmak allocate fund (from the budget) f.
büyüklüğüne göre ayırmak size f.
çekip ayırmak pull apart f.
çerçöpünü ayırmak trash f.
çevresinden ayırmak deracinate f.
çitle ayırmak fence off f.
çocuğu annesinden almak/ayırmak remove the child from his/her mother f.
dallarını ayırmak debranch f.
dallarını ayırmak disbranch f.
-den ayırmak distinguish from f.
-den ayırmak disconnect from f.
-den ayırmak shut off from f.
derecelere ayırmak grade f.
dikkatle ayırmak anatomize f.
dikkatle ayırmak anatomise f.
dilimlere ayırmak slice into f.
dilimlere ayırmak cut into slices f.
doğrayarak parçalara ayırmak hack something apart f.
doğru yoldan ayırmak pervert f.
dönemlere ayırmak divide into periods f.
dörde ayırmak quarter f.
dört kısma ayırmak divide into quarters f.
ek yerlerinden ayırmak disjoint f.
ekini rüzgara savurarak ayırmak winnow f.
eklem yerinden ayırmak disjoint f.
eklem yerlerinden ayırmak disarticulate f.
emekliye ayırmak shelve f.
emekliye ayırmak pension off f.
emekliye ayırmak retire f.
emekliye ayırmak superannuate f.
etten kemiği ayırmak french f.
fon ayırmak allocate fund f.
geçici olarak görevden ayırmak suspend f.
geniş yer ayırmak give wide coverage to f.
geniş yer ayırmak give wide publicity to f.
gövdeden ayırmak disembody f.
gruplara ayırmak distribute f.
gruplara ayırmak group f.
havaya savurmak (samandan ayırmak için tahıl tanelerini) winnow f.
hecelere ayırmak syllabify f.
hisselere ayırmak parcel f.
hisselere ayırmak divide up f.
hisselere ayırmak portion f.
hisselere ayırmak allot f.
hisselere ayırmak parcel out f.
hisseye ayırmak divide up f.
hisseye ayırmak allot f.
hisseye ayırmak parcel out f.
hurdaya ayırmak scrap f.
hurdaya ayırmak junk f.
ıskartaya ayırmak junk f.
ıskartaya ayırmak scrap f.
ıskartaya ayırmak weed out f.
ıskartaya ayırmak aberuncate f.
ıskartaya ayırmak discard f.
-i -den ayırmak seclude from f.
için ayırmak designate for f.
içinden en iyileri seçip ayırmak cull f.
iki kişiyi zorla ayırmak pull two people apart f.
iki kola ayırmak bifurcate f.
iki zıt gruba ayırmak dichotomise f.
iki zıt gruba ayırmak dichotomize f.
ikiye ayırmak divide f.
ikiye ayırmak bisect f.
incelemek üzere kesip ayırmak dissect f.
istiften ayırmak unstack f.
iyisini seçip ayırmak cull f.
iyiyi kötüyü ayırmak sift f.
kabuğu muzdan ayırmak/soymak tear the peel from the banana f.
kantonlara ayırmak canton f.
karelere ayırmak square f.
kategorilere ayırmak classify f.
kategorilere ayırmak split into categories f.
kategorilere ayırmak assign to categories f.
kategorilere ayırmak class f.
kategorilere ayırmak compartmentalize f.
kategoriye ayırmak categorize f.
kategoriye ayırmak categorise f.
katmanlara ayırmak layer f.
katmanlara ayırmak foliate f.
kavga (edenleri) ayırmak break up the fight f.
kavga ayırmak break up the fight f.
kavga eden köpekleri ayırmak break up a dog fight f.
kavga edenleri ayırmak break up the fight f.
kavgayı ayırmak break up the fight f.
kavgayı ayırmak break up f.
kaynak ayırmak allocate resource f.
kemiklerini ayırmak bone f.
kendine ayırmak appropriate f.
kendine vakit ayırmak set aside time for yourself f.
kendine vakit ayırmak set aside time for oneself f.
kendine zaman ayırmak set aside time for yourself f.
kendine zaman ayırmak set aside time for oneself f.
kendine zaman ayırmak spare the time for oneself f.
kendine zaman ayırmak make time for oneself f.
kendine zaman ayırmak keep time for oneself f.
kendine zaman ayırmak allocate time for oneself f.
keserek/doğrayarak ayırmak hack something out f.
keserek/doğrayarak ayırmak hack something out of something f.
kesip ayırmak cut off f.
kesip ayırmak detach f.
kesip ayırmak abscise f.
kesip parçalara ayırmak dissect f.
kılçığını ayırmak bone f.
kısımlara ayırmak fractionize f.
kısımlara ayırmak fractionise f.
kısımlara ayırmak part f.
kısımlara ayırmak section f.
kısımlara ayırmak fractionate f.
koçanından ayırmak (kurumuş mısır tanelerini) shell f.
kollara ayırmak ramify f.
kollara ayırmak departmentalize f.
kollara ayırmak departmentalise f.
körfezlere ayırmak embay f.
küçük parçalara ayırmak cut up f.
küçük parçalara ayırmak cut into small pieces f.
küçük parçalara ayırmak separate into fractions f.
küçük parçalara ayırmak splinter f.
küçük parçalara ayırmak/ayrılmak break up into small pieces f.
küplere ayırmak cube f.
kütüklere ayırmak buck f.
liflerine ayırmak tease apart f.
liflerine göre ayırmak staple f.
mekanik ventilasyon desteğinden ayırmak wean from mechanical ventilation f.
müşterek davayı ayırmak sever f.
organlarını ayırmak dismember f.
oturduğu çevresinden ayırmak uproot f.
oturduğu yerden ayırmak uproot f.
oynak yerlerinden ayırmak (eti) joint f.
ödenek ayırmak appropriate funds for f.
ödenek ayırmak appropriate funds f.
ölçüp ayırmak measure out f.
önceden ayırmak preempt f.
önceden ayırmak pre-empt f.
para ayırmak allocate money f.
para ayırmak put some money on the side f.
parçalara ayırmak segment f.
parçalara ayırmak busticate f.
parçalara ayırmak take to pieces f.
parçalara ayırmak cut to pieces f.
parçalara ayırmak cut into pieces f.
parçalara ayırmak take down f.
parçalara ayırmak take apart f.
parçalara ayırmak demount f.
parçalara ayırmak divellicate f.
parçalara ayırmak partition off f.
parçalara ayırmak clip f.
parçalara ayırmak degrade f.
parçalara ayırmak tear into pieces f.
parçalara ayırmak partition f.
parçalara ayırmak dissect f.
parçalara ayırmak break into pieces f.
parçalara ayırmak fractionate f.
parçalara ayırmak dismantle f.
parçalarına ayırmak dismantle f.
parçalarına ayırmak dismember f.
parçalarına ayırmak take down f.
parçalarına ayırmak break into parts f.
parçalarına ayırmak break into splinters f.
parçalarına ayırmak takedown f.
parçalarına ayırmak take apart f.
parçalarına ayırmak break into pieces f.
parçalarına ayırmak disjoint f.
parçalarına ayırmak break into fragments f.
pay ayırmak reserve a share f.
pay ayırmak allocate a share f.
perde ile ayırmak screen f.
perdeyle ayırmak screen off f.
pul pul ayırmak flake f.
ruhu bedenden ayırmak disembody f.
rüzgara savurarak ayırmak (ekin ve saman) winnow f.
saçını ayırmak part someone's hair f.
saçlarını ortadan ayırmak part hair in the middle f.
saçlarını ortadan ikiye ayırmak part hair in the middle f.
sayfalara ayırmak deleave f.
seçip ayırmak pick f.
seçip ayırmak sort f.
seçip ayırmak mark out f.
seçip ayırmak single out f.
stand/satış pavyonu ayırmak/edinmek get a booth f.
süzerek ayırmak strain off f.
süzerek ayırmak filter f.
süzerek ayırmak strain out f.
şubelere ayırmak departmentalize f.
şubelere ayırmak departmentalise f.
tabakalara ayırmak delaminate f.
tarakla ayırmak part f.
tekrar ayırmak reappropriate f.
tel tel ayırmak ravel f.
tire ile ayırmak hyphenate f.
tirizlerle ayırmak mullion f.
türlerine göre ayırmak assort f.
uzuvları bedenden ayırmak dismember f.
üç bölüme ayırmak/bölmek trichotomize f.
üç gruba ayırmak trichotomize f.
vakit ayırmak allocate (some) time f.
vakit ayırmak devote some time f.
vakit ayırmak spare time f.
vakit ayırmak allocate time f.
vakit ayırmak spare some time to f.
vardiyalara ayırmak put on shifts f.
yağını ayırmak defat f.
yatak ayırmak separate/split beds f.
yer ayırmak lay place f.
yer ayırmak allocate f.
yer ayırmak set place f.
yer ayırmak book f.
yığından ayırmak unpile f.
yıkayıp ayırmak elutriate f.
yırtarak ayırmak tear it apart f.
yırtarak ayırmak tear apart f.
yoğun programından belirli bir süre ayırmak take time out of one's busy schedule f.
yolları ayırmak part company (with somebody) f.
yolları ayırmak separate f.
yolları ayırmak part ways f.
yollarını ayırmak split with (someone) f.
yollarını ayırmak part company (with somebody) f.
yollarını ayırmak separate f.
zaman ayırmak get around to f.
zaman ayırmak get round to f.
zaman ayırmak make time for f.
zaman ayırmak spare time f.
zaman ayırmak allocate time f.
zaman ayırmak allow time f.
zaman ayırmak take time off f.
zaman ayırmak allocate (some) time f.
zaman ayırmak make the time f.
zaman ayırmak spare some time to f.
zaman ve emek ayırmak spare time and effort f.
ziyarete bolca zaman ayırmak set aside ample time for the visit f.
Phrasals
(eti kemikten) ayırmak pick something away
(eti kemikten) ayırmak pick away
bir kenara ayırmak put something by
bir kenara ayırmak lay something by
bir kenara ayırmak put aside
bir şeyi bir şeyden ayırmak separate something off from something
bir şeyi bir şeyden ayırmak separate something off
bir şeyi bir şeyden ayırmak separate something out
bir şeyi bir şeyden ayırmak separate something out of something
bir şeyi bir şeyden ayırmak (kemiği etten ayırmak vs.) trim something away (from something)
bir şeyi birisi için ayırmak intend something for someone
bir tarafa ayırmak put aside
bir yeri birine rezerve etmek/ayırmak book someone on something
biri için bir kenara bir şey ayırmak set something aside for someone
birisi için bir şey ayırmak lay something aside for someone
bölmelere ayırmak partition off
bölümlere/parçalara ayırmak carve something up
bölümlere/parçalara ayırmak carve up something
budayarak ayırmak prune something off (of) something
budayarak ayırmak prune something off
budayarak ayırmak prune something of something
çarpanlarına ayırmak factor out
çarpanlarına ayırmak factor in
çocukları daha küçük gruplara ayırmak separate the kids into smaller groups
çocukları daha küçük gruplara ayırmak divide the kids into smaller groups
-den ayırmak/seçip almak cull from
duvar örerek ayırmak wall something off
kenara koymak/ayırmak place something aside
ölçüp ayırmak mete out
önemli noktaları ayırmak tease out
parçalara ayırmak subdivide into
parçalara ayırmak rip apart
parçalara ayırmak partition off
perdeyle ayırmak curtain something off
seçip ayırmak/almak cull out
sınırla ayırmak mark off
tüm yerleri rezerve etmek/ayırmak book something up
zaman ayırmak put in
zıt gruplara ayırmak polarize something into something
Colloquial
sapla samanı birbirinden ayırmak not to compare apples to oranges
Idioms
(bir şey için) (bir şeyi) bir kenara ayırmak put something aside (for something)
(bir şey yapmak için) zaman bulmak/ayırmak take the time (to do something)
(kavga edenler) ayırmak pull apart
(kavga edenler) ayırmak pull someone apart
bacaklarını ayırmak get one's leg over
bir şeyden dolayı yollarını ayırmak/ayrılmak part over something
bir şeyi (yırtarak) ikiye bölmek/ayırmak rip something in half
bir şeyi (yırtarak) ikiye bölmek/ayırmak rip something in two
birbirlerinden ayırmak tear someone apart
değerliyi değersizden ayırmak separate the wheat from the chaff
değerliyi değersizden ayırmak separate the grain from the chaff
eline geçen parayı kullanmadan önce bir kısmını ayırmak/biriktirmek pay yourself first
emekliye ayırmak put out to pasture
iki kişiyi birbirinden ayırmak tell someone from someone else
iki şeyi ayırmak draw a line between
iyiyi kötüden ayırmak separate the wheat from the chaff
iyiyi kötüden ayırmak separate the grain from the chaff
iyiyi ve kötüyü birbirinden ayırmak sort out the sheep from the goats
iyiyi ve kötüyü birbirinden ayırmak sort the sheep from the goats
iyiyi ve kötüyü birbirinden ayırmak separate the men from the boys
iyiyi ve kötüyü birbirinden ayırmak sort out the men from the boys
iyiyi ve kötüyü birbirinden ayırmak separate the sheep from the goats
parçalara ayırmak hack apart
parçalara ayırmak rip something apart
parçalara ayırmak yank something apart
parçalara ayırmak hack something apart
parçalara ayırmak cut to shreds
parçalara ayırmak cut to pieces
samanı çöpünden ayırmak separate the grain from the chaff
samanı çöpünden ayırmak separate the wheat from the chaff
sapı samandan ayırmak separate the grain from the chaff
sapı samandan ayırmak separate the wheat from the chaff
sapla samanı ayırmak separate the men from the boys
sapla samanı ayırmak separate the wheat from the chaff
sapla samanı ayırmak separate the grain from the chaff
sapla samanı ayırmak separate the sheep from the goats
sapla samanı ayırmak sort out the men from the boys
sapla samanı birbirinden ayırmak separate the wheat from the chaff
taneyi kabuğundan ayırmak separate the grain from the chaff
taneyi kabuğundan ayırmak separate the wheat from the chaff
yollarını ayırmak go one's separate ways
yollarını ayırmak part ways with someone
yollarını ayırmak sever ties with someone
Slang
(sevgilileri) ayırmak bust someone up
Trade/Economic
alt sınıflara ayırmak subdivide
amortisman ayırmak write up
amortisman ayırmak amortise
amortisman ayırmak amortize
bölümlere ayırmak departmentalise
bölümlere ayırmak departmentalize
bütçe ayırmak budget
ekonomik güçlük dönemlerinde bazı nakit akımlarının giriş olasılığını artırmak düşüncesi ile çok uluslu şirketin yabancı ülke şubelerinden ana merkeze yapılan nakit akımlarını lisans ücretleri farklı bölümlere ayırmak unbundling
emekliye ayırmak superannuate
fon ayırmak furnish a fund for
fon ayırmak allocate a fund
fon ayırmak allocate fund for
hisselere ayırmak whack
hisselere ayırmak allot
karşılık ayırmak make provision
özel bir amaç için ayırmak earmark
stok değer düşüklüklerinin karşılık ayırmak suretiyle zarar kaydedilmesi inventory reserve procedure
türlerine göre ayırmak sort
Politics
din ve devlet işlerini birbirinden ayırmak separate the state from religion
din ve devlet işlerini birbirinden ayırmak secularise
din ve devlet işlerini birbirinden ayırmak secularize
kiliseyi devletten ayırmak disestablish
umuma ayırmak dedicate
Technical
ergiterek yabancı maddelerden ayırmak (madeni) smelt f.
söküp parçalara ayırmak (motoru/tüfeği/makineyi/otomobili) strip f.
atomlarına ayırmak atomize
atomlarına ayırmak atomise
bağlantılarını ayırmak unjoint
belirli bir kategoriye ayırmak type
bileşenleri maddelere ayırmak analyze
bileşenleri maddelere ayırmak analyse
bir devreye girmek veya ayırmak için kullanılan kısa tel jumper
bir maddedeki zararlı radyoaktif cisimleri ayırmak decontamination
bir maddeden amino gurubu ayırmak deamination
birleştiği yerden ayırmak disjoint
boylamasına ayırmak slit
bölümlerine ayırmak segment
bütünü kısımlara ayırmak disintegrate
curufunu ayırmak scorify
çekip ayırmak pull away
diğerlerinden ayırmak isolate
diğerlerinden ayırmak (kristal) segregate
döleklere ayırmak strip
eriterek ayırmak liquate
hacimsel olarak kontrollü bölümlere ayırmak divide into controlled proportions by volume
iyonlara ayırmak ionise
iyonlara ayırmak ionize
katmanlarına ayırmak delaminate
lehimlenmemiş parçaları ayırmak unsolder
maden ayırmak için kullanılan titreşimli elek jig
pamuk liflerini çekirdekten ayırmak için kullanılan bir makine gin
paraçalara ayırmak disassemble
parçalara ayırmak diffract
parçalara ayırmak decompose
parçalara ayırmak dissever
parçalara ayırmak divide
parçalara ayırmak disassemble
parçaları birbirinden ayırmak disassemble
parçalarına ayırmak disassemble
parçalarına ayırmak dismember
parçalarına ayırmak demount
parçalarına ayırmak dismantle
parçalarına ayırmak take apart
parçalarını ayırmak (makine vb) disaggregate
seçip ayırmak select
sektörlerine ayırmak sector
sökmek ayırmak uncouple
tortusundan ayırmak decant
üçgenlere ayırmak triangulate
yabancı maddelerinden ayırmak (sıvı) clarify
Computer
kağıt ayırmak burst
kopyalar halinde ayırmak decollate
kopyalara ayırmak deleave
referanstan ayırmak dereference
sayfalara ayırmak deleave
Informatics
kağıt ayırmak burst
Mechanic
parçalarına ayırmak dismount
Construction
ince tabakalara ayırmak laminate
katmanlara ayırmak laminate
Aeronautic
ayırmak serbest bırakmak disengage
Marine
iplerini ayırmak untwist
iplerini ayırmak unlay
yolundan ayırmak sheer
Medical
vücuttan tümör veya benzeri bir dokuyu küçük parçalara ayırmak yoluyla çıkarma morcellation
Food Engineering
tavada yıkayarak ayırmak pan
yıkayıp ayırmak elutriate
Gastronomy
çiğ yumurtanın sarısı ile beyazını ayırmak separating an egg
tavada yıkayarak ayırmak pan
Math
basamaklarına ayırmak decompose
çarpanlara ayırmak factorise
çarpanlara ayırmak separate into factors
çarpanlara ayırmak factor
çarpanlara ayırmak factorize
çarpanlarına ayırmak separate into factors
çarpanlarına ayırmak factorize
çarpanlarına ayırmak factorise
tamsayı ile kesiri ayırmak için aralarına konulan nokta point
Physics
atomlara ayırmak atomise
atomlara ayırmak atomize
ayırmak (ışınları) disperse
Chemistry
bileşenlerine ayırmak decompose
kimyasal yöntemlerle ayırmak abstract
Literature
kesip ayırmak abscind f.
Linguistics
cümleyi öğelerine ayırmak resolve the sentence into its elements