| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | sort i. | tür | ||
|
He's not the sort of man to go back on his promise. Sözünden dönecek türden bir adam değil. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | sort i. | çeşit | ||
|
That looks like it has an infection of some sort. Bir çeşit enfeksiyon var gibi görünüyor. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | sort f. | sıralamak | ||
|
In this article, I tried to sort the best entry level devices. Bu yazımda en iyi giriş seviyesi cihazları sıralamaya çalıştım. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | sort f. | sınıflandırmak | ||
|
Sorting, classifying, and comparing similarities and differences are all a part of this important skill. Benzerlikleri ve farklılıkları sıralamak, sınıflandırmak ve karşılaştırmak bu önemli becerinin bir parçasıdır. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | sort i. | cins | ||
| Genel | ||||
| Genel | sort i. | tarz | ||
|
What sort of music do you listen to? Ne tarz müzikler dinlersin? More Sentences |
||||
| Genel | sort i. | tip | ||
|
He is the sort of man you can get along with. Anlaşabileceğin tipte bir adam. More Sentences |
||||
| Genel | sort i. | çeşit | ||
|
That looks like it has an infection of some sort. Bir çeşit enfeksiyon var gibi görünüyor. More Sentences |
||||
| Genel | sort i. | türlü | ||
|
I'm ready for changes of all sorts. Her türlü değişikliğe hazırım. More Sentences |
||||
| Genel | sort i. | sıralama | ||
|
This command does a numeric sort. Bu komut sayısal sıralama yapmaktadır. More Sentences |
||||
| Genel | sort i. | şey | ||
|
The Council agreed to nothing of the sort. Konsey böyle bir şeyi kabul etmedi. More Sentences |
||||
| Genel | sort f. | halletmek | ||
|
The industry that builds the machine says, ‘We’ll sort it out’. Makineyi üreten endüstri "Biz bunu hallederiz" diyor. More Sentences |
||||
| Genel | sort f. | ayırmak | ||
|
Sort your clothes according to color before washing. Yıkamadan önce giysilerinizi renklerine göre ayırın. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | sort f. | sınıflandırmak | ||
|
Sorting, classifying, and comparing similarities and differences are all a part of this important skill. Benzerlikleri ve farklılıkları sıralamak, sınıflandırmak ve karşılaştırmak bu önemli becerinin bir parçasıdır. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | sort f. | tasnif etmek | ||
|
Tom said he needed to sort a few things out. Tom, birkaç şeyi tasnif etmesi gerektiğini söyledi. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | sort i. | sıralama | ||
|
This command does a numeric sort. Bu komut sayısal sıralama yapmaktadır. More Sentences |
||||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | sort i. | sürü | ||
|
All sorts of rumors rose about her past. Geçmişi hakkında bir sürü dedikodu çıktı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | sort i. | punto | ||
| Genel | sort i. | sınıf | ||
| Genel | sort i. | usul | ||
| Genel | sort i. | kalite | ||
| Genel | sort i. | kabil | ||
| Genel | sort i. | soy | ||
| Genel | sort i. | yol | ||
| Genel | sort i. | nevi | ||
| Genel | sort i. | kalem | ||
| Genel | sort i. | takım | ||
| Genel | sort i. | karakter | ||
| Genel | sort i. | nitelik | ||
| Genel | sort i. | özellik | ||
| Genel | sort i. | birey | ||
| Genel | sort i. | nesne | ||
| Genel | sort i. | belirli bir karakter | ||
| Genel | sort i. | belirli bir parça | ||
| Genel | sort i. | belirli özellikte ürün | ||
| Genel | sort f. | bölümlemek | ||
| Genel | sort f. | seçip ayırmak | ||
| Genel | sort f. | ayıklamak | ||
| Genel | sort f. | ayırmak (bir şeyleri başka şeylerden) | ||
| Genel | sort f. | (bir hayvana) bakmak | ||
| Genel | sort f. | (bir hayvanı) beslemek | ||
| Genel | sort f. | (bir hayvana) kalacak yer sağlamak | ||
| Genel | sort f. | hizaya getirmek | ||
| Genel | sort f. | düzenlemek | ||
| Genel | sort f. | olması gereken haline getirmek | ||
| Genel | sort f. | eski haline döndürmek | ||
| Genel | sort f. | dersini vermek | ||
| Genel | sort f. | aklını başına getirmek | ||
| Genel | sort f. | haddini bildirmek | ||
| Genel | sort f. | diğerlerinin arasına karışmak | ||
| Genel | sort f. | diğerleri ile ilişki kurmak | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | sort f. | ilaç vermek | ||
| Konuşma Dili | sort f. | tedarik etmek | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | sort f. | türlerine göre ayırmak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | sort i. | tasnif etme | ||
| Teknik | sort i. | (dizgi makinesinde) manuel harf kalıbı | ||
| Teknik | sort i. | (dizgi makinesinde) manuel matris | ||
| Teknik | sort i. | (dizgi makinesinde) manuel harf kalıbından çıkan karakter | ||
| Teknik | sort f. | sınıflamak | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | sort i. | verileri belirli bir şekilde sıralama işlemi | ||
| Bilgisayar | sort f. | (kayıtları) alfabetik sıraya dizmek | ||
| Bilgisayar | sort f. | (kayıtları) sayısal olarak sıralamak | ||
| Bilgisayar | sort expr. | sırala | ||
| Telekom | ||||
| Telekom | sort expr. | sırala | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | sort i. | grup | ||
| Eski Kullanım | sort i. | kalabalık | ||
| Eski Kullanım | sort i. | yığın | ||
| Eski Kullanım | sort f. | uyumlaşmak | ||
| Eski Kullanım | sort f. | aynı fikirde olmak | ||
| Eski Kullanım | sort f. | uyuşmak | ||
| Eski Kullanım | sort f. | uygun olmak | ||
| Eski Kullanım | sort f. | uygun gelmek | ||
| Türkçe | İngilizce | |
|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||
| Yaygın Kullanım | şort | shorts i. |
| Teknik | ||
| Teknik | şort | shorts i. |
| Tekstil | ||
| Tekstil | şort | short i. |