comb - Türkçe İngilizce Sözlük

comb

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

comb — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tarak, taramak
Okunuş (IPA):
(AmE /koʊm/ – BrE /kəʊm/)
Terim Türü:
İsim: comb (combs); Fiil: comb (combs – combed – combing)
Saçı düzeltmeye yarayan araç ya da bu araçla düzeltme eylemi anlamına gelir. Eski İngilizce camb kökünden gelen sözcük, dişli yapı fikrini taşır. Gündelik kullanımda, düzenleme ve ayırma eylemini belirtir
Eş Anlamlılar:
brush
Zıt Anlamlılar:
tangle

"comb" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 79 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
comb i. tarak
Mom, where is my comb?
Anne, tarağım nerede?

More Sentences
comb f. taramak
Always comb your hair after conditioning.
Saçınıza bakım yaptıktan sonra daima tarayın.

More Sentences
Genel
comb i. bal peteği
Did you see the queen on the combs?
Kraliçe arıyı bal peteklerinin üzerinde gördün mü?

More Sentences
comb i. ibik (horoz vb'nde)
The cock had a huge comb on its head.
Horozun başında kocaman bir ibik vardı.

More Sentences
comb i. tarak
Mom, where is my comb?
Anne, tarağım nerede?

More Sentences
comb i. tarama
His hair could use a good comb.
Saçının güzelce bir taranması lazımdı.

More Sentences
comb i. tarak toka
The bride's hair was pulled back with a silver comb.
Gelinin saçları gümüş bir tarak tokayla geriye doğru toplanmıştı.

More Sentences
comb f. arayıp taramak
I combed the whole house for bugs.
Bütün evi böcek var mı diye arayıp taradım.

More Sentences
comb f. taramak
Always comb your hair after conditioning.
Saçınıza bakım yaptıktan sonra daima tarayın.

More Sentences
comb f. taramak
Always comb your hair after conditioning.
Saçınıza bakım yaptıktan sonra daima tarayın.

More Sentences
Teknik
comb i. tarak
Mom, where is my comb?
Anne, tarağım nerede?

More Sentences
comb f. taramak
Always comb your hair after conditioning.
Saçınıza bakım yaptıktan sonra daima tarayın.

More Sentences
Genel
comb i. tepe
comb i. sorguç
comb i. tepelik
comb i. ibik
comb i. horoz ibiği
comb i. (horozda) ibik
comb i. dişli metal aygıt
comb i. fırça
comb i. tepe kısmı
comb i. kaşağı
comb i. dişli tarağa benzeyen şey
comb i. kuş ibiğine benzeyen şey
comb i. saç toplamak için kullanılan tarak benzeri dekoratif nesne
comb i. horoz ibiğini andıran şey
comb i. miğferin tepesi
comb i. miğfer üzerindeki çıkıntı
comb i. saçın tepesi
comb i. tüfeklerde dipçiğin yanaklarına dayanan üst kısmı
comb i. dalga kıvrımının tepe noktası
comb i. pastırma dilimlerinin tütsülenme için asıldığı kanca
comb f. tarak vurmak
comb f. kaşağılamak
comb f. ayırmak
comb f. taranmak
comb f. taraklamak
comb f. aramak
comb f. tarakla ayıklamak
comb f. yuvarlanıp kırılmak
comb f. süpürmek
comb f. üstünden geçmek
comb f. sıyırıp geçmek
comb f. dayak atmak
comb f. dövmek
comb f. hırpalamak
Teknik
comb i. boyalı yüzey üzerinde desenler oluşturan dişli alet
comb i. boyalı yüzey üzerinde aletle oluşturulan ahşap ya da mermer benzeri desen
comb i. şapka üretiminde yumuşak lifleri sertleştirmekte kullanılan koni şekilli bir kalıp
comb i. torna tezgahında vidalarda yiv açmak için kullanılan dişli alet
comb i. diş açma bıçağı
comb i. vidalara diş çekme aleti
comb i. vida lokması
comb i. vida dişi kalemi
comb i. (dikişsiz cilt yapımında) genellikle plastikten yapılıp sırttan çıkan bir dizi yay benzeri çıkıntı
comb i. fayans üzerine yapıştırıcı sürmekte kullanılan kenarları çentikli mala
comb i. (duvarcılık) taş yüzeyi süslemede kullanılan kenarları tırtıklı çelik levha
Elektrik
comb i. bir elektrostatik makinenin akım çıkış noktası
İnşaat
comb i. dam yelesi
comb i. yürüyen merdivenlerin üst ve alt kısımlarında bulunup basamaklarla zemin arasına nesnelerin sıkışmasını engelleyen dişli plaka
Otomotiv
comb i. testereninkilere benzer dişleri olup honlama taşında kullanılan dişli bir alet
Optik
comb i. ölçüm merceğindeki çentikli ölçek
Biyokimya
comb i. elektroforez için agar jellerinde oyuklar açmakta kullanılan dişli bir plaka
Zooloji
comb i. ibik
comb i. petek
comb i. tarağa benzer yapı
comb i. akrep pekteni
comb i. kuş gözünün pekteni
comb i. taraklılarda kirpikli yüzme yüzeyi
comb i. (bazı böceklerde) kaval kemiğinde bulunan çıkıntı
comb i. ktenidyum
Tarım
comb f. (tekstil liflerini) tarakla ayırmak
Arıcılık
comb i. petek
Tarih
comb i. yarım çeyreğe eşit olan eski bir ingiliz mısır ölçüsü birimi
Coğrafya
comb i. derin ve sığ vadi
comb i. tepe yamacındaki vadi
comb i. tepe yamacındaki havza
Askeri
comb f. sistematik olarak bombalamak
Müzik
comb i. mızıkanın hava odacıklarını içerip düdüklerinin tutturulduğu ana gövdesi

"comb" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
comb out f. ayıklamak
Genel
comb hedgehog i. taraklı kirpi
honey in the comb i. petek balı
tooth of a comb i. tarak dişi
comb nephoscope i. taraklı nefoskop
comb honey i. petek balı
comb footed spider i. tarak ayaklı örümcek
pocket comb i. cep tarağı
hair comb i. saç tarağı
fine-toothed comb i. ince dişli tarak
lice comb i. bit tarağı
lash comb i. kirpik tarağı
eyelash comb i. kirpik tarağı
mustache comb i. bıyık tarağı
tail comb i. kuyruklu tarak
comb-over i. tepedeki kelin yandan uzatılan saçlarla örtülmesi
afro-comb i. afro saça takılan tarak
tucking-comb i. başın arkasına süs amaçlı takılan uzun dişli geniş tarak
back comb i. başın arkasına süs amaçlı takılan uzun dişli geniş tarak
tuck comb i. tarak toka
rug comb i. kirkit
carpet comb i. kirkit
comb-out i. ayıklama
comb-out i. saçı istenen şekilde tarama
comb-out i. ayırma
fine-toothed comb i. kapsamlı araştırma yöntemi
fine-tooth comb i. kapsamlı araştırma sistemi
fine-toothed comb i. ince eleyip sık dokuma
fine-toothed comb i. sık dişli tarak
fine-toothed comb i. didik didik etme
go over something with a fine comb f. ince eleyip sık dokumak
comb out f. ayırmak
comb out f. aramak
go over something with a fine tooth comb   f. ince eleyip sık dokumak  
go over something with a fine comb f. kılı kırk yarmak
comb out f. arayıp taramak
comb oneself f. taranmak
comb out f. taramak
comb hair f. saç taramak
comb the hair f. saçları taramak
go over the matter with a fine-toothed comb f. ince eleyip sık dokumak
comb one's hair f. saçını taramak
comb one's hair back f. saçlarını geriye taramak
comb one's hair back f. saçını geriye taramak
comb one's hair back f. saçlarını geriye doğru taramak
comb one's hair back f. saçını geriye doğru taramak
comb one's hair quickly f. hızla saçını taramak
comb one's hair with one's fingers f. parmaklarıyla saçlarını taramak
run a comb through something f. bir şeyi hızlıca taramak
having a comb s. taraklı
comb-like s. tarağa benzeyen
comb-like s. tarak dişi gibi çıkıntıları olan
Öbek Fiiller
comb something out f. (saçına yapışan sakızı vb) tarayarak çıkarmak
comb something out of something f. (saçına yapışan sakızı vb) tarayarak çıkarmak
comb through something f. derinlemesine araştırmak/incelemek
comb (something) for (someone or something) f. (biri ya da bir şey) için (bir şeyi) taramak
comb something for someone or something f. köşe bucak aramak
comb (something) for (someone or something) f. arayıp taramak
comb something for someone or something f. biri ya da bir şey için bir şeyi taramak
comb (something) for (someone or something) f. köşe bucak aramak
comb something for someone or something f. arayıp taramak
comb (something) for (someone or something) f. yoklamak
comb (something) for (someone or something) f. didik didik aramak
comb something for someone or something f. yoklamak
comb something for someone or something f. didik didik aramak
comb through f. saçını tarayıp çıkmak
comb over f. kelini örtmek için kafanın yanındaki saçları yukarı doğru taramak
comb over f. altını üstüne getirmek
comb for f. arayıp taramak
comb over f. didik didik etmek
comb over f. didik didik aramak
comb for f. yoklamak
comb over f. en ince ayrıntısına kadar araştırmak
comb out of f. tarayarak çıkarmak
comb for f. köşe bucak aramak
comb through f. saçını hızlıca taramak
comb for f. didik didik aramak
Konuşma Dili
comb-over i. kelin kafanın yanından uzatılan saçlar yukarı taranarak kapatıldığı saç modeli
Deyim
a bald head and boxwood comb do not go together i. kel başa şimşir tarak
a fine-tooth comb i. bir şeyi titizlikle yapma
a fine-tooth comb i. bir şeyi derinlemesine yapma
a fine-tooth comb i. ince eleyip sık dokuma
a fine-tooth comb i. bir şeyi çok dikkatli bir şekilde yapma
a fine-tooth comb i. altını üstüne getirme
a fine-tooth comb i. ıcığını cıcığını çıkarma
a fine-tooth comb i. didik didik etme
fine-tooth comb i. didik didik etme
fine-tooth comb i. ince eleyip sık dokuma
fine-tooth comb i. en ince ayrıntısına kadar araştırma
fine-tooth comb i. altını üstüne getirme
go over with a fine-tooth comb f. ince eleyip sık dokumak
go over with a fine-tooth comb f. didik didik etmek
go through with a fine-tooth comb f. didik didik etmek
go over with a fine-tooth comb f. derinlemesine araştırmak
go through with a fine-tooth comb f. derinlemesine araştırmak
go over with a fine-tooth comb f. ıncığını cıncığını çıkarmak
go through with a fine-tooth comb f. ıcığını cıcığını çıkarmak
run a comb through something f. saçını hızlıca taramak
search something with a fine-tooth comb f. didik didik etmek
go over something with a fine-tooth comb f. ıncığını cıncığını çıkarmak
go through something with a fine-tooth comb f. ıcığını cıcığını çıkarmak
go over something with a fine-tooth comb f. altını üstüne getirmek
go through something with a fine-tooth comb f. altını üstüne getirmek
go through something with a fine-tooth comb f. didik didik aramak
go over something with a fine-tooth comb f. didik didik aramak
search something with a fine-tooth comb f. altını üstüne getirmek
go through something with a fine-tooth comb f. didik didik etmek
search something with a fine-tooth comb f. ıcığını cıcığını çıkarmak
search something with a fine-tooth comb f. didik didik aramak
go over something with a fine-tooth comb f. didik didik etmek
cut (one's) comb f. kendine getirmek
run a comb through (one's) hair f. saçını hızlıca taramak
cut (one's) comb f. (birinin) hevesini kursağında bırakmak
run a comb through (one's) hair f. saçını tarayıp çıkmak
cut (one's) comb f. hizaya getirmek
cut (one's) comb f. aklını başına getirmek
cut (one's) comb f. hizaya sokmak
cut (one's) comb f. hevesini kursağında bırakmak
go through something with a fine-tooth comb f. ince eleyip sık dokumak
go through something with a fine-tooth comb f. bir şeyi ince eleyip sık dokumak
go over something with a fine-tooth comb f. bir şeyin ıncığını cıncığını çıkarmak
go through something with a fine-tooth comb f. bir şeyin ıncığını cıncığını çıkarmak
go over something with a fine-tooth comb f. bir şeyi didik didik etmek
go over something with a fine-tooth comb f. bir şeyi didik didik aramak
go over something with a fine-tooth comb f. bir şeyin altını üstüne getirmek
go through something with a fine-tooth comb f. bir şeyin altını üstüne getirmek
go over something with a fine-tooth comb f. bir şeyi ince eleyip sık dokumak
go through something with a fine-tooth comb f. bir şeyi didik didik etmek
go through something with a fine-tooth comb f. bir şeyi didik didik aramak
go through with a fine-toothed comb f. etraflıca incelemek
go through with a fine-toothed comb f. didik didik etmek
go through with a fine-toothed comb f. ince eleyip sık dokumak
with a fine-tooth comb expr. derinlemesine
with a fine-tooth comb expr. didik didik
Konuşma
comb your hair expr. tara saçını
comb your hair expr. saçını tara
I comb my hair expr. ben saçlarımı tararım
Teknik
comb filter i. tarak süzgeci
comb filter i. tarak süzgeç
comb. instrument i. kombine alet
comb antenna i. tarak anten
comb-filter i. taraklı filtre
flax comb i. keten tarağı
comb lifting device i. taraklı kaldırma aracı
comb lifting devices i. taraklı kaldırma araçları
Elektrik
comb antenna i. tarak anten
comb filter i. tarak süzgeç
Tekstil
circular comb i. dairesel tarak  
honey comb i. petek örgü
hemp comb i. kendir tarağı