soften - Türkçe İngilizce Sözlük

soften

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

soften — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yumuşatmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsɔːfən/ – BrE /ˈsɒfən/)
Terim Türü:
Fiil: soften (softens – softened – softening)
Bu fiil, sertliği fiziksel ya da mecazi olarak azaltmak anlamına gelir. Soft kökünden türemiştir. Duygusal ton ve madde özellikleri anlatımlarında yer alır

"soften" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
soften f. yumuşamak
Symmachus' hard-lined face softened slightly, and his eyes glittered with new light, and he sighed.
Symmachus'un sert çizgili yüzü hafifçe yumuşadı, gözleri yeni bir ışıkla parladı ve içini çekti.

More Sentences
soften f. yumuşatmak
You should soften your attitude towards strangers.
Yabancılara karşı tutumunuzu yumuşatmalısınız.

More Sentences
Genel
soften f. tatlılaştırmak
She said, 'Come here, boy.' with a softened voice when she saw the dog.
Köpeği gördüğünde tatlılaştırdığı bir sesle 'Buraya gel oğlum' dedi.

More Sentences
soften f. zayıflatmak
The airbag's function is to soften the impact of the crash.
Hava yastığının işlevi çarpışmanın etkisini zayıflatmaktır.

More Sentences
Teknik
soften f. yumuşatmak
You should soften your attitude towards strangers.
Yabancılara karşı tutumunuzu yumuşatmalısınız.

More Sentences
Genel
soften f. gevşetmek
soften f. kısmak
soften f. gevşemek
soften f. sindirmek
soften f. gönlünü almak
soften f. tatlılaşmak
soften f. yatıştırmak
soften f. tazelemek
soften f. yağlamak
soften f. nemlendirmek
soften f. onarmak
soften f. (saçı) açmak
soften f. (saçı) boyaya hazır hale getirmek
Ticaret/Ekonomi
soften f. (talep, piyasa) zayıflamak
soften f. (talep, piyasa) azalmak
soften f. (fiyat) düşmek
Teknik
soften f. avivaj yapmak
soften f. yumuşak yapmak
Kimya
soften f. (suyun sertliğini) azaltmak
soften f. (suyu) yumuşatmak
Askeri
soften f. askeri gücünü zayıflatmak
soften f. askeri açıdan yıpratmak
soften f. gücünü kırmak
soften f. direncini kırmak
soften f. pes ettirmek

"soften" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
soften water f. suyu yumuşatmak
soften the ball on one's chest f. göğsünde yumuşatmak
soften up f. savunma gücünü azaltmak
soften up f. bombardıman ile savunmayı kırmak
soften up f. düşmanın gücünü zayıflatmak
soften one's position f. pozisyonunu düşürmek
Öbek Fiiller
soften up f. yumuşamak
soften up f. yumuşatmak
soften up f. yıpratmak
soften someone up f. birini yumuşatmak
Deyim
soften the blow f. etkisini azaltmak
soften the blow f. etkisini hafifletmek
soften one's stance on someone f. birine karşı ipleri gevşetmek
soften one's stance on someone f. birine karşı takındığı tavrı yumuşatmak
soften the blow f. daha kabul edilebilir kılmak
soften the blow f. durumu hafifletmek/yumuşatmak
soften stance f. yumuşamak
soften (one's or someone's) stance (on something) f. (bir şeyle ilgili/bir konuda) yumuşamak
soften (one's or someone's) stance (on something) f. (kendinin/birinin bir şeye karşı) tavrını yumuşatmak
soften (one's or someone's) stance (on something) f. (bir şeyle ilgili/bir konuda) ipleri gevşetmek
soften stance f. ipleri gevşetmek
Bilgisayar
soften edges f. kenarları yumuşatmak