sindirmek - Türkçe İngilizce Sözlük

sindirmek

"sindirmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 42 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
sindirmek intimidate f.
The police seem to be trying to intimidate those taking part in the resistance.
Polis direnişe katılanları sindirmeye çalışıyor gibi görünüyor.

More Sentences
sindirmek overawe f.
The powerful speech delivered by the leader overawed the audience.
Liderin yaptığı sert ve etkili konuşma dinleyicileri sindirdi.

More Sentences
sindirmek stomach f.
Hyenas can even stomach rotten foods.
Sırtlanlar çürümüş yiyecekleri bile sindirebilirler.

More Sentences
sindirmek saturate f.
sindirmek soften f.
sindirmek cow f.
sindirmek hector f.
sindirmek damp f.
sindirmek daunt f.
sindirmek wither f.
sindirmek attenuate f.
sindirmek stand for f.
sindirmek suppress f.
sindirmek absorb f.
sindirmek adaunt [obsolete] f.
sindirmek adaw [obsolete] f.
sindirmek elaborate f.
sindirmek break down f.
sindirmek daff [dialect] [uk] f.
sindirmek digest f.
sindirmek daunton [scotland] f.
sindirmek phase f.
sindirmek squat [obsolete] f.
sindirmek fy [obsolete] f.
sindirmek dig (digest) kısalt.
Öbek Fiiller
sindirmek tamp down f.
sindirmek gulp up f.
sindirmek hold down f.
sindirmek psych (someone or oneself) out f.
sindirmek swallow down f.
Konuşma Dili
sindirmek face down f.
Deyim
sindirmek cow into submission f.
sindirmek settle someone's hash f.
sindirmek give (someone) the shakes f.
Ticaret/Ekonomi
sindirmek squeeze f.
Teknik
sindirmek suppress f.
sindirmek assimilate f.
Eski Kullanım
sindirmek dant f.
sindirmek dastardize f.
sindirmek dastardise f.
sindirmek stomack f.
Argo
sindirmek break someone's balls f.

"sindirmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 42 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
içine sindirmek saturate f.
birini sindirmek keep someone at bay f.
birini sindirmek hold someone at bay f.
sindirmek (besin vb) digest f.
besinleri sindirmek digest f.
karşısındakini sindirmek face down f.
(birisini) sindirmek bully f.
(birisini) sindirmek hector f.
(birisini) sindirmek strong-arm f.
(birisini) sindirmek boss around f.
(birisini) sindirmek bullyrag f.
(birisini) sindirmek browbeat f.
(birisini) sindirmek ballyrag f.
(birisini) sindirmek push around f.
besinleri sindirmek disgest [obsolete] f.
zihinsel olarak sindirmek ingest f.
besinleri sindirmek concoct [obsolete] f.
karşısındakini sindirmek outlook f.
(şahin, doğan) sindirmek indue (with) [obsolete] f.
(birini) aşırı ölçüde sindirmek outbully f.
sert bakarak sindirmek frown f.
(mecazi) korkutup sindirmek cow f.
Öbek Fiiller
(birini veya bir şeyi) sindirmek crush down f.
birini veya bir şeyi sindirmek crush someone or something down f.
bir şeyi bir şeyin içine sindirmek grind something in f.
bir şeyi bir şeyin içine sindirmek grind something into something f.
(tehdit ederek) sindirmek hold over f.
bir şeyi sindirmek drink something in f.
Konuşma Dili
karşısındakini sindirmek face down f.
zalimlikle sindirmek out-herod f.
Deyim
kötü bir olayı/durumu sindirmek swallow a bitter pill f.
öğrenip sindirmek have down cold f.
zalimlikle sindirmek out-herod herod f.
Hukuk
eleştiri yapanları sindirmek ve susturmak için istenen yasal işlem slapp i.
eleştiri yapanları sindirmek ve susturmak için istenen yasal işlem slapp suit i.
eleştiri yapanları sindirmek ve susturmak için istenen yasal işlem slapp (strategic lawsuit against public participation) i.
baskı uygulayarak sindirmek oppress f.
Psikoloji
manipüle etmek veya sindirmek için kullanılan bir psikolojik taktik mind game i.
Biyoloji
tekrar sindirmek redigest f.
yeniden sindirmek redigest f.
fagositoz ile sindirmek phagocytose f.
Biyokimya
(doku) kendi kendini sindirmek autolyze f.