Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
prostrated
globalisation
cherry picking
qualification threshold
upright
elementals
added tariff
float saddle
process-specific training
charring
upon request
Tierkampf
patachero
maggot
scar
programlanabilir ecu
sullen
ingest
surface hydrants
Mathelager
almadiarse
geboten
differential pulse code modulation
losrattern
line coding
squeeze
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
squeeze
— Definition
Anlamı ve Tanımı:
sıkmak
,
sıkıştırmak
Okunuş (IPA):
(AmE /skwiːz/ – BrE /skwiːz/)
Terim Türü:
Fiil: squeeze (squeezes – squeezed – squeezing)
Bu fiil, baskı uygulayarak daraltmayı tanımlar. Orta İngilizce kökenlidir. Fiziksel temas ve mecazi baskı anlatımlarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
compress
Zıt Anlamlılar:
release
"squeeze"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 116 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Yaygın Kullanım
1
Yaygın Kullanım
squeeze
f.
sıkışmak
The neighbour's dog
squeezed
through a gap in the fence.
Komşunun köpeği çitteki bir boşluğa
sıkışmış.
More Sentences
2
Yaygın Kullanım
squeeze
f.
sıkmak
He
squeezed
the water out of his shirt.
Gömleğindeki suyu
sıkarak
çıkardı.
More Sentences
Genel
3
Genel
squeeze
i.
sıkıştırma
It was a tight
squeeze,
but we got everything into the trunk.
Çok dar bir
sıkıştırma
oldu ama her şeyi bagaja sığdırdık.
More Sentences
4
Genel
squeeze
i.
baskı
The high interest rates are putting the
squeeze
on SMEs.
Yüksek faiz oranları KOBİ'ler üzerinde
baskı
yaratıyor.
More Sentences
5
Genel
squeeze
i.
sıkım
This cocktail needs a
squeeze
of lime.
Bu kokteyle bir
sıkım
misket limonu gerek.
More Sentences
6
Genel
squeeze
i.
sıkma
My mother gave my shoulder a little
squeeze.
Annem omzumu hafifçe
sıktı.
More Sentences
7
Genel
squeeze
f.
kısmak
Management is
squeezing
the marketing budget.
Yönetim pazarlama bütçesini
kısıyor.
More Sentences
8
Genel
squeeze
f.
kıl payı kazanmak
He managed to
squeeze
through into the semi-finals.
Yarı final hakkını
kıl payı kazanmayı
başardı.
More Sentences
Teknik
9
Teknik
squeeze
f.
sıkmak
He
squeezed
the water out of his shirt.
Gömleğindeki suyu
sıkarak
çıkardı.
More Sentences
Argo
10
Argo
squeeze
i.
manita
I'm having dinner tonight with my new
squeeze.
Akşama yeni
manitamla
yemek yiyeceğim.
More Sentences
11
Argo
squeeze
i.
manita
I'm having dinner tonight with my new
squeeze.
Akşama yeni
manitamla
yemek yiyeceğim.
More Sentences
12
Argo
squeeze
i.
sevgili
I want you to meet my new
squeeze.
Yeni
sevgilimle
tanışmanı istiyorum.
More Sentences
Genel
13
Genel
squeeze
i.
kısıtlamadan ileri gelen zor durum
14
Genel
squeeze
i.
kısıtlama
15
Genel
squeeze
i.
izdiham
16
Genel
squeeze
i.
kıtlık
17
Genel
squeeze
i.
zorla alma
18
Genel
squeeze
i.
sıkışıklık
19
Genel
squeeze
i.
sıkışma
20
Genel
squeeze
i.
sıkış
21
Genel
squeeze
i.
kıtlıktan ileri gelen zor durum
22
Genel
squeeze
i.
bir defada sıkılan miktar
23
Genel
squeeze
i.
kucaklama
24
Genel
squeeze
i.
kalabalık
25
Genel
squeeze
i.
cemaat
26
Genel
squeeze
i.
ahali
27
Genel
squeeze
i.
toplanma
28
Genel
squeeze
i.
kalabalık topluluk
29
Genel
squeeze
i.
kalabalık toplantı
30
Genel
squeeze
i.
(plastik nesnenin bir diğer nesneye bastırılması ile elde edilen) kalıp
31
Genel
squeeze
i.
elle kavrayarak sıkma
32
Genel
squeeze
f.
ezmek
33
Genel
squeeze
f.
baskı yapmak
34
Genel
squeeze
f.
tıkıştırmak
35
Genel
squeeze
f.
sıkmak (meyve/ıslak bez vb'ni)
36
Genel
squeeze
f.
kıstırmak
37
Genel
squeeze
f.
suyunu çıkarmak
38
Genel
squeeze
f.
ezilmek
39
Genel
squeeze
f.
zorla almak
40
Genel
squeeze
f.
zor bir duruma sokmak
41
Genel
squeeze
f.
sızdırmak
42
Genel
squeeze
f.
sığdırmak
43
Genel
squeeze
f.
para sızdırmak
44
Genel
squeeze
f.
tıkmak
45
Genel
squeeze
f.
sarmak
46
Genel
squeeze
f.
kucaklamak
47
Genel
squeeze
f.
(tetiği) düşürmek
48
Genel
squeeze
f.
(tetiği) parmak ile bastırarak kaldırmak
49
Genel
squeeze
f.
çabalayarak elde etmek
50
Genel
squeeze
f.
çok çalışarak kazanmak
51
Genel
squeeze
f.
dikkati ile kazanmak
52
Genel
squeeze
f.
yoğun çaba ile gerçekleştirmek
53
Genel
squeeze
f.
emek vererek sağlamak
54
Genel
squeeze
f.
zorla kazanmak
55
Genel
squeeze
f.
zorla sağlamak
56
Genel
squeeze
f.
yer açmak
57
Genel
squeeze
f.
zaman yaratmak
58
Genel
squeeze
f.
fırsat yaratmak
59
Genel
squeeze
f.
(bir şeyi) araya sıkıştırmak
60
Genel
squeeze
f.
ucu ucuna kazanmak
61
Genel
squeeze
f.
burun farkı ile elde etmek
62
Genel
squeeze
f.
çok küçük bir fark ile elde etmek
63
Genel
squeeze
f.
(baskı ile) şekle getirmek
64
Genel
squeeze
f.
bir yerden geçmeye zorlamak
65
Genel
squeeze
f.
bir yere zorlamak
66
Genel
squeeze
f.
ucu ucuna zafer kazanmak
67
Genel
squeeze
f.
ucundan köşesinden başarı elde etmek
68
Genel
squeeze
f.
(omuz, kol) tutarak hafifçe sıkmak
69
Genel
squeeze
f.
(yakınlık göstermek için) kavramak
70
Genel
squeeze
f.
miktarını sınırlamak
Ticaret/Ekonomi
71
Ticaret/Ekonomi
squeeze
i.
asyalı hizmetçinin istediği rüşvet
72
Ticaret/Ekonomi
squeeze
i.
asyalı hizmetçi tarafından talep edilen aracılık ücreti
73
Ticaret/Ekonomi
squeeze
i.
(bir yetkili veya komisyoncu tarafından elde edilen) gizli kar
74
Ticaret/Ekonomi
squeeze
i.
el altından yapılan kar
75
Ticaret/Ekonomi
squeeze
i.
rüşvet
76
Ticaret/Ekonomi
squeeze
i.
hile hurda ile kar elde etme
77
Ticaret/Ekonomi
squeeze
i.
zorla kazanç sağlama
78
Ticaret/Ekonomi
squeeze
i.
haraç kesme
79
Ticaret/Ekonomi
squeeze
i.
haraç baskısı
80
Ticaret/Ekonomi
squeeze
i.
kısa pozisyon sıkıştırması
81
Ticaret/Ekonomi
squeeze
i.
mali baskı
82
Ticaret/Ekonomi
squeeze
i.
finansal baskı
83
Ticaret/Ekonomi
squeeze
i.
finansal daralma
84
Ticaret/Ekonomi
squeeze
i.
mali bunalım
85
Ticaret/Ekonomi
squeeze
f.
ekonomik zorluk yaratmak
86
Ticaret/Ekonomi
squeeze
f.
ekonomik buhrana yol açmak
87
Ticaret/Ekonomi
squeeze
f.
ekonomik açıdan zorlamak
88
Ticaret/Ekonomi
squeeze
f.
(kar miktarını) azaltmak
89
Ticaret/Ekonomi
squeeze
f.
(karı) düşürmek
90
Ticaret/Ekonomi
squeeze
f.
ekonomik baskı yaratmak
91
Ticaret/Ekonomi
squeeze
f.
haraç kesmek
92
Ticaret/Ekonomi
squeeze
f.
baskı altında tutmak
93
Ticaret/Ekonomi
squeeze
f.
sindirmek
Teknik
94
Teknik
squeeze
f.
sıkıştırmak
Tekstil
95
Tekstil
squeeze
f.
toklamak
Trafik
96
Trafik
squeeze
f.
farklı bir şeride yönelmek
97
Trafik
squeeze
f.
dar şeride sıkıştırmak
Maden
98
Maden
squeeze
i.
(madende üst tabakada) kademeli kapanma
99
Maden
squeeze
i.
kademeli olarak kapatılan maden bölgesi
Medikal
100
Medikal
squeeze
i.
barotravma
101
Medikal
squeeze
i.
basınç sarsısı
Baskı Teknikleri
102
Baskı Teknikleri
squeeze
i.
kağıdın mürekkepli baskı yüzeyine bastırılması
103
Baskı Teknikleri
squeeze
i.
(vizo ile sıkıştırıldığında) baskı harflerinde daralıp şekillenme
Hayvancılık
104
Hayvancılık
squeeze
i.
baş bölgesinin dışarıda kaldığı bir tür sığır kafesi
Beysbol
105
Beysbol
squeeze
i.
köşeye sıkıştırma taktiği
106
Beysbol
squeeze
f.
(sıkışık oyun ile) sayı almak
107
Beysbol
squeeze
f.
(sıkışık oyun ile) koşucuyu üçüncü kaleden saha ortasına getirmek
İskambil
108
İskambil
squeeze
i.
(briçte) skuiz yapılan oyun
109
İskambil
squeeze
i.
(briçte) bir oyuncuya ait alıcı olmayan kağıdın alıcı hale geldiği durum
110
İskambil
squeeze
i.
(remi ve kanasta oyunlarında) kartı güvenli atmak için değerli bir kart kombinasyonunun bozulduğu durum
111
İskambil
squeeze
f.
(briçte bir diğer oyuncuya) skuiz yapmak
112
İskambil
squeeze
f.
(briçte bir oyuncuya ait alıcı olmayan kağıdı) alıcı hale getirmek
Argo
113
Argo
squeeze
i.
kız arkadaş
114
Argo
squeeze
i.
yatak arkadaşı
115
Argo
squeeze
i.
gizli çarkıfelek fren cihazı
116
Argo
squeeze
i.
gizli çarkıfelek durdurma cihazı
"squeeze"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
squeeze box
i.
mağaracıların dar alanlarda sürünme alıştırması yaparken kullandığı ayarlanabilir kutu
2
Genel
squeeze box
i.
(tedavi, taşıma için) hayvan sabitleme kafesi
3
Genel
squeeze [uk]
i.
boyun
4
Genel
squeeze [uk]
i.
ipekten yapılmış nesne
5
Genel
squeeze [uk]
i.
ipek
6
Genel
squeeze [uk]
i.
ipek materyal
7
Genel
squeeze in
f.
sığışmak (bir yere)
8
Genel
squeeze into
f.
sıkıştırmak
9
Genel
squeeze money out of somebody
f.
para sızdırmak
10
Genel
squeeze and squash
f.
mıncıklamak
11
Genel
squeeze almost to death
f.
posasını çıkarmak
12
Genel
squeeze in
f.
sıkıştırmak
13
Genel
squeeze in
f.
sığışmak
14
Genel
squeeze into
f.
araya sıkışmak
15
Genel
squeeze the lemon
f.
limon sıkmak
16
Genel
squeeze pimples
f.
sivilce patlatmak
17
Genel
squeeze pimples
f.
sivilce sıkmak
18
Genel
squeeze lemon
f.
limon sıkmak
19
Genel
squeeze orange
f.
portakal sıkmak
20
Genel
squeeze out
f.
zorlu bir başarı elde etmek
21
Genel
squeeze for
f.
para için zorlamak
22
Genel
squeeze out
f.
hak edilmiş bir zafer kazanmak
23
Genel
squeeze out
f.
kıran kırana bir galibiyet elde etmek
24
Genel
squeeze for
f.
bilgi almak için sıkıştırmak
25
Genel
squeeze out
f.
püskürtmek
26
Genel
squeeze in
f.
(bir şeye) zaman yaratmak
27
Genel
squeeze for
f.
(birinden) haraç kesmek
28
Genel
squeeze in
f.
(bir şey için) kaynak yaratmak
29
Genel
squeeze out
f.
fışkırtmak
30
Genel
squeeze for
f.
(birini) gasp etmek
31
Genel
in a tight squeeze
s.
sıkışmış
32
Genel
in a tight squeeze
zf.
zor durumda
Öbek Fiiller
33
Öbek Fiiller
squeeze something into something
f.
iterek sıkışık/küçük bir yere yerleştirmek
34
Öbek Fiiller
squeeze themselves up
f.
tıkış tıkış bir yere sıkışmak
35
Öbek Fiiller
squeeze something in
f.
iterek sıkışık/küçük bir yere yerleştirmek
36
Öbek Fiiller
squeeze themselves up
f.
birbirlerini sıkıştırmak
37
Öbek Fiiller
squeeze through (something)
f.
bir yerden iterek/sıkıştırarak geçirmek
38
Öbek Fiiller
squeeze someone up
f.
sıkış tıkış bir yere oturtmak/yerleştirmek
39
Öbek Fiiller
squeeze something from something
f.
(tüpten vb) sıkarak çıkartmak
40
Öbek Fiiller
squeeze something out of something
f.
(tüpten vb) sıkarak çıkartmak
41
Öbek Fiiller
squeeze something out
f.
(tüpten vb) sıkarak çıkartmak
42
Öbek Fiiller
squeeze themselves together
f.
birbirlerini sıkıştırmak
43
Öbek Fiiller
squeeze something out of something
f.
sıkıp çıkarmak
44
Öbek Fiiller
squeeze something out of something
f.
sıkarak çıkarmak
45
Öbek Fiiller
squeeze something out
f.
sıkarak çıkarmak
46
Öbek Fiiller
squeeze something out
f.
sıkıp çıkarmak
47
Öbek Fiiller
squeeze by (someone or something)
f.
yanından sıkışarak/zor bela/zar zor geçmek
48
Öbek Fiiller
squeeze by
f.
yanından sıkışarak/zor bela/zar zor geçmek
49
Öbek Fiiller
squeeze by
f.
(bir işi) zor bela/zar zor yapmayı başarmak
50
Öbek Fiiller
squeeze by (someone or something)
f.
yanına sıkışarak/zor bela/zar zor girmek
51
Öbek Fiiller
squeeze by (someone or something)
f.
sığışmak
52
Öbek Fiiller
squeeze by
f.
yanına sıkışarak/zor bela/zar zor girmek
53
Öbek Fiiller
squeeze by
f.
sığışmak
54
Öbek Fiiller
squeeze by
f.
(dersten/sınavdan/bir üst lige) zar zor geçmek/geçmeyi başarmak
55
Öbek Fiiller
squeeze out
f.
sıkıştırıp yerinden etmek
56
Öbek Fiiller
squeeze out (of something)
f.
zorla/baskıyla bilgi almak
57
Öbek Fiiller
squeeze out (of something)
f.
bilgi almak için sıkıştırmak
58
Öbek Fiiller
squeeze out (of something)
f.
(bir şeyi) sıkıp içinden çıkarmak
59
Öbek Fiiller
squeeze out
f.
sıkıp içindekini dışarı çıkarmak
60
Öbek Fiiller
squeeze out (of something)
f.
(bir şeyden/yerden/kalabalığın arasından) büzüşerek çıkmak
61
Öbek Fiiller
squeeze out
f.
sıkıp çıkarmak
62
Öbek Fiiller
squeeze (something) out of (someone)
f.
(birini bir şey) yapması/vermesi için sıkıştırmak
63
Öbek Fiiller
squeeze out (of something)
f.
(bir yerden/görevden) baskıyla çıkarmaya çalışmak
64
Öbek Fiiller
squeeze out (of something)
f.
bilgi almak için baskı yapmak
65
Öbek Fiiller
squeeze (something) out of (someone)
f.
(birini bir şey) yapmaya/vermeye zorlamak
66
Öbek Fiiller
squeeze out (of something)
f.
(bir yerden/görevden) zorla çıkarmaya çalışmak
67
Öbek Fiiller
squeeze out (of something)
f.
zorla elde etmek
68
Öbek Fiiller
squeeze out
f.
sıkıştırmak
69
Öbek Fiiller
squeeze out (of something)
f.
(bir şeyden/yerden) kıvrılarak geçmek
70
Öbek Fiiller
squeeze out
f.
dışarı itmek
71
Öbek Fiiller
squeeze (something) out of (something)
f.
bir şeyi sıkıp içindekini çıkarmak
72
Öbek Fiiller
squeeze out
f.
köşeye sıkıştırmak
73
Öbek Fiiller
squeeze out (of something)
f.
(bir şeyi) sıkıp/sıkarak çıkarmak
74
Öbek Fiiller
squeeze out (of something)
f.
bilgi vermesi için zorlamak
75
Öbek Fiiller
squeeze (something) out of (something)
f.
bir şeyi sıkıp bir şey çıkarmak
76
Öbek Fiiller
squeeze out
f.
baskıyla/zorla söyletmek
77
Öbek Fiiller
squeeze out (of something)
f.
(bir şeyden/dar bir yerden yerden) eğilerek çıkmak
78
Öbek Fiiller
squeeze (something) out of (someone)
f.
(birinden bir şey) sızdırmak
79
Öbek Fiiller
squeeze off
f.
tetiğe basmak
80
Öbek Fiiller
squeeze off
f.
ateş etmek
81
Öbek Fiiller
squeeze something from something
f.
bir şeyi dibine kadar kullanmak
82
Öbek Fiiller
squeeze (something) from (someone)
f.
(birini) sıkıştırıp (bir şey) elde etmek
83
Öbek Fiiller
squeeze off
f.
tetiği çekmek
84
Öbek Fiiller
squeeze off
f.
tetiği çekip silahı ateşlemek
85
Öbek Fiiller
squeeze (something) from (someone)
f.
(birinden) zor kullanarak (bir şey) almak
86
Öbek Fiiller
squeeze something from something
f.
bir şeyi sıkıp bir şeyini çıkartmak
87
Öbek Fiiller
squeeze something from something
f.
bir şeyden en azami faydayı sağlamak
88
Öbek Fiiller
squeeze something from something
f.
bir şeyi sıkıp içindeki çıkartmak
89
Öbek Fiiller
squeeze something from something
f.
bir şeyi gittiği yere kadar kullanmak
90
Öbek Fiiller
squeeze (something) from (someone)
f.
(birinden) baskıyla/zorla bilgi almak
91
Öbek Fiiller
squeeze something from something
f.
bir şey sıkmak
92
Öbek Fiiller
squeeze (something) from (someone)
f.
(birini) sıkıştırıp bilgi almak
93
Öbek Fiiller
squeeze something from something
f.
bir şeyi sıkıp bir şey çıkartmak
94
Öbek Fiiller
squeeze up against someone or something
f.
birine/bir şeye dayamak
95
Öbek Fiiller
squeeze up against someone or something
f.
birine/bir şeye doğru sıkışmak
96
Öbek Fiiller
squeeze up against someone or something
f.
birine/bir şeye sokulmak
97
Öbek Fiiller
squeeze up against someone or something
f.
birine/bir şeye doğru sıkıştırmak
98
Öbek Fiiller
squeeze into (something)
f.
(bir şeye) sığışmak
99
Öbek Fiiller
squeeze into (something)
f.
(bir şeye) sığıştırmak
100
Öbek Fiiller
squeeze from
f.
-i gittiği yere kadar kullanmak
101
Öbek Fiiller
squeeze together
f.
bir araya/hep birlikte sıkıştırmak
102
Öbek Fiiller
squeeze into (something)
f.
(dar bir zamana) sıkıştırmak
103
Öbek Fiiller
squeeze up
f.
sığışmak
104
Öbek Fiiller
squeeze from
f.
-den zor kullanarak bir şey almak
105
Öbek Fiiller
squeeze up
f.
sıkışık bir şekilde yerleştirmek
106
Öbek Fiiller
squeeze up
f.
sıkışmak
107
Öbek Fiiller
squeeze into (something)
f.
(bir şeye) zorla sığdırmak
108
Öbek Fiiller
squeeze from
f.
-den azami faydayı sağlamak
109
Öbek Fiiller
squeeze up
f.
ezip büzmek
110
Öbek Fiiller
squeeze up
f.
sıkıştırmak
111
Öbek Fiiller
squeeze up
f.
buruşturmak
112
Öbek Fiiller
squeeze up
f.
sığıştırmak
113
Öbek Fiiller
squeeze into (something)
f.
(bir şeye) sıkışmak
114
Öbek Fiiller
squeeze through
f.
dar bir yerden sığışıp geçmek
115
Öbek Fiiller
squeeze together
f.
bir arada sığışmak
116
Öbek Fiiller
squeeze up against
f.
-e doğru sıkışmak
117
Öbek Fiiller
squeeze from
f.
-den sıkarak çıkarmak
118
Öbek Fiiller
squeeze up against
f.
-e sokulmak
119
Öbek Fiiller
squeeze through
f.
-den sıkışarak geçmek
120
Öbek Fiiller
squeeze into (something)
f.
(bir şeye) tıkışmak
121
Öbek Fiiller
squeeze through
f.
-den sıkışıp geçmeyi başarmak
122
Öbek Fiiller
squeeze from
f.
'-den baskıyla/zorla bilgi almak
123
Öbek Fiiller
squeeze from
f.
'-i sıkıp bir şey çıkarmak
124
Öbek Fiiller
squeeze into (something)
f.
(bir şeye) tıkıştırmak
125
Öbek Fiiller
squeeze up against
f.
-e dayamak
126
Öbek Fiiller
squeeze together
f.
hep birlikte sıkışmak/sığışmak
127
Öbek Fiiller
squeeze up
f.
sıkışık bir şekilde yerleşmek
128
Öbek Fiiller
squeeze into (something)
f.
(bir şeye) sıkıştırmak
129
Öbek Fiiller
squeeze into (something)
f.
(dar bir zamana) sığdırmak
130
Öbek Fiiller
squeeze into (something)
f.
(bir şeye) sıkışık bir şekilde yerleşmek
131
Öbek Fiiller
squeeze up
f.
ezmek
132
Öbek Fiiller
squeeze up
f.
tıkışmak
133
Öbek Fiiller
squeeze from
f.
-i sıkıştırıp bilgi almak
134
Öbek Fiiller
squeeze into (something)
f.
(bir şeye) sıkıştırıp yerleştirmek
135
Öbek Fiiller
squeeze through
f.
-den son anda/kıl payı geçmek
136
Öbek Fiiller
squeeze up
f.
tıkıştırmak
137
Öbek Fiiller
squeeze through
f.
zar zor/ucu ucuna başarmak
138
Öbek Fiiller
squeeze together
f.
bir araya/hep birlikte sığıştırmak
139
Öbek Fiiller
squeeze together
f.
birbirine sokulmak
İfadeler
140
İfadeler
the juice isn't worth the squeeze
expr.
attığın taş ürküttüğün kuşa değmez
Atasözü
141
Atasözü
you can't squeeze blood from a stone
ne kadar çabalarsan çabala mümkün değil
142
Atasözü
you can't squeeze blood from a turnip
ne kadar çabalarsan çabala mümkün değil
143
Atasözü
you can't squeeze blood from a turnip
yoktan yonga çıkarılmaz
144
Atasözü
you can't squeeze blood from a stone
yoktan yonga çıkarılmaz
145
Atasözü
you can't squeeze blood from a turnip
ölü gözünden yaş çıkarılmaz
146
Atasözü
you can't squeeze blood from a stone
ölü gözünden yaş çıkarılmaz
Konuşma Dili
147
Konuşma Dili
the squeeze
i.
stres
148
Konuşma Dili
the squeeze
i.
baskı
149
Konuşma Dili
someone's main squeeze
i.
sevdiceği
150
Konuşma Dili
someone's main squeeze
i.
manitası
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of squeeze
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy