intimidate - Türkçe İngilizce Sözlük

intimidate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

intimidate — Definition

Anlamı ve Tanımı:
gözdağı vermek
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈtɪmɪdeɪt/ – BrE /ɪnˈtɪmɪdeɪt/)
Terim Türü:
Fiil: intimidate (intimidates – intimidated – intimidating)
Korku veya baskı yoluyla birini davranış değiştirmeye zorlamayı ifade eden fiildir; bu nedenle intimidate, güç dengesizliği çağrışımı taşır. Latince intimidare ile bağlantılıdır ve modern hukuk ve psikoloji bağlamında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
threaten, bully
Zıt Anlamlılar:
encourage, reassure

"intimidate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
intimidate f. gözünü korkutmak
You intimidate us.
Gözümüzü korkutuyorsunuz.

More Sentences
Genel
intimidate f. yıldırmak
Tom can't intimidate us.
Tom bizi yıldıramaz.

More Sentences
intimidate f. sindirmek
The police seem to be trying to intimidate those taking part in the resistance.
Polis direnişe katılanları sindirmeye çalışıyor gibi görünüyor.

More Sentences
intimidate f. korkutmak
They tried to intimidate me into signing the petition.
Dilekçeyi imzalayayım diye beni korkutmaya çalıştılar.

More Sentences
intimidate f. duman attırmak
intimidate f. posta koymak
intimidate f. tehdit etmek
intimidate f. şiddetle ikaz etmek
intimidate f. başkalarını büyüleyerek kendine çekmek

"intimidate" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
intimidate into f. gözünü korkutmak
Öbek Fiiller
intimidate someone with f. -ile gözünü korkutmak
intimidate (one) into (something) f. (birini bir şey) yapması için tehdit etmek
intimidate with f. ile tehdit etmek
intimidate (one) with (something) f. (birini bir şeyle) sindirmek/yıldırmak
intimidate (one) with (something) f. (birini bir şeyle) korkutmak
intimidate (one) with (something) f. (birinin bir şeyle) gözünü korkutmak
intimidate with f. ile sindirmek/yıldırmak
intimidate (one) with (something) f. (birini bir şeyle) tehdit etmek
intimidate with f. ile korkutmak
intimidate with f. ile gözünü korkutmak
intimidate (one) into (something) f. (birinin bir şey) yapması için gözünü korkutmak
intimidate (one) into (something) f. (birine) korkudan (bir şey) yaptırmak/yaptırmamak
intimidate (one) into (something) f. (birine) tehditle (bir şey) yaptırmak
intimidate (one) into (something) f. (birini) sindirip (bir şey) yaptırmak/yaptırmamak
intimidate (one) into (something) f. (birinin) gözünü korkutup (bir şey) yaptırmak/yaptırmamak
intimidate (one) into (something) f. (birini) korkutarak/tehditle (bir şeye) zorlamak