threaten - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

threaten

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"threaten" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
threaten f. tehdit etmek
General
threaten f. gözdağı vermek
threaten f. habercisi olmak
threaten f. korkutmak
threaten f. gözünü korkutmak
threaten f. tehlike belirtisi olmak
threaten f. tehdit etmek
threaten f. -e işaret etmek
threaten f. tehditte bulunmak
threaten s. tehdit edilmiş
Law
threaten tehdit etmek
threaten korkutmak
threaten gözdağı vermek

"threaten" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
General
threaten somebody to get f. kapıya dayanmak
threaten one's job f. ekmeğiyle oynamak
threaten to death f. öldürmekle tehdit etmek
threaten to leave f. terketmekle tehdit etmek
threaten to leave f. bırakmakla tehdit etmek
threaten to unravel the secular order f. laik düzeni yıkmaya çalışmak
threaten to throw someone in the river f. nehre atmakla tehdit etmek
threaten to leave f. terk etmekle tehdit etmek
threaten human health f. insan sağlığını tehdit etmek
threaten to sue f. dava açmakla tehdit etmek
threaten to kill someone f. öldürmekle tehdit etmek
threaten someone with a gun f. birini silahla tehdit etmek
threaten someone with a knife f. birini bıçakla tehdit etmek
threaten to kill them both f. ikisini de öldürmekle tehdit etmek
threaten someone f. birini tehdit etmek
threaten the salesman to go elsewhere f. tezgahtarı başka yere gitmekle tehdit etmek
threaten the salesman to go elsewhere f. satıcıyı başka yere gitmekle tehdit etmek
factors that threaten i. tehdit eden unsurlar
Idioms
go so far as to threaten işi tehdit noktasına vardırmak
go so far as to threaten işi tehdit noktasına getirmek
Speaking
they went so far as to threaten tehdit etmeye kadar götürdüler
they went far as to threaten işi tehdide kadar götürdüler
they went far as to threaten tehdit etmeye kadar götürdüler
they went so far as to threaten işi tehdide kadar götürdüler
Law
threaten (someone) to send in the bailiffs icraya vermekle tehdit etmek
Medical
threaten organ function organ fonksiyonunu tehdit etmek