| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | bully i. | zorba | ||
|
He is such a bully; he should be suspended. O tam bir zorba; uzaklaştırılmalı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | bully i. | kabadayı | ||
|
Every playground has its bully. Her oyun parkının kabadayısı vardır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | bully f. | dayılanmak | ||
|
Sami was bullying Layla. Sami, Leyla'ya dayılanıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | bully f. | kabadayılık etmek | ||
|
Don't bully me. Bana kabadayılık etme. More Sentences |
||||
| Genel | bully f. | zorlamak | ||
|
My boss bullies me to work late every day. Patronum her gün geç saatlere kadar çalışmam için beni zorluyor. More Sentences |
||||
| Genel | bully f. | zorbalık etmek | ||
|
Kevin bullies Peter all the time, their teacher should do something about that. Kevin sürekli Peter'a zorbalık ediyor, öğretmenleri bu konuda bir şeyler yapmalı. More Sentences |
||||
| Genel | bully f. | sataşmak | ||
|
Tom gets bullied a lot. Tom'a çok sataşılıyor. More Sentences |
||||
| Genel | bully i. | belalı | ||
| Genel | bully i. | kiralık haydut | ||
| Genel | bully i. | dayı | ||
| Genel | bully i. | pezevenk | ||
| Genel | bully i. | kiralık kabadayı | ||
| Genel | bully i. | sığır konservesi | ||
| Genel | bully f. | korkutmak | ||
| Genel | bully f. | zulmetmek | ||
| Genel | bully f. | gözünü korkutmak | ||
| Genel | bully f. | (birisini) sindirmek | ||
| Genel | bully f. | zorbalamak | ||
| Genel | bully f. | zorbalık yapmak | ||
| Genel | bully s. | çok iyi | ||
| Genel | bully s. | güzel | ||
| Genel | bully s. | harika | ||
| Genel | bully s. | mükemmel | ||
| Genel | bully s. | ala | ||
| Genel | bully s. | neşeli ve kanı kaynayan | ||
| Genel | bully s. | kabadayı gibi | ||
| Genel | bully s. | kabadayılara özgü | ||
| Genel | bully s. | kabadayı tarzında | ||
| Genel | bully s. | atarlı giderli | ||
| Genel | bully zf. | çok | ||
| Genel | bully zf. | aşırı derecede | ||
| Genel | bully zf. | mükemmel şekilde | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | bully ünl. | harika | ||
| Konuşma Dili | bully ünl. | müthiş | ||
| Konuşma Dili | bully ünl. | bravo | ||
| Konuşma Dili | bully ünl. | aferin | ||
| Sanayi | ||||
| Sanayi | bully i. | kereste şirketi patronu | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | bully i. | altı düz mavna mürettebatı | ||
| Deniz Biyolojisi | ||||
| Deniz Biyolojisi | bully i. | blennioidea alt takımına ait çeşitli balıklara verilen ad | ||
| Deniz Biyolojisi | bully i. | kayabalığı | ||
| Spor | ||||
| Spor | bully i. | çim hokeyi topunu iki rakip oyuncuya karşı sahaya yerleştirme | ||
| Spor | bully f. | çim hokeyi topunu iki rakip oyuncuya karşı sahaya yerleştirmek | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | bully i. | sevgili | ||
| Eski Kullanım | bully i. | iyi adam | ||
| Eski Kullanım | bully i. | inanılmaz fiziksel güçleri olan adam | ||
| Argo | ||||
| Argo | bully i. | katakofti | ||
| Argo | bully i. | maganda | ||
| Argo | bully i. | şehir eşkıyası | ||
| Argo | bully s. | on numara (müthiş) | ||