bully - Turkish English Dictionary

bully

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bully — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈbʊli/ – BrE /ˈbʊli/)
Part of speech:
İsim: bully (bullies); Fiil: bully (bullies – bullied – bullying)

Meanings of "bully" in Turkish English Dictionary : 49 result(s)

English Turkish
Common Usage
bully n. zorba
He is such a bully; he should be suspended.
O tam bir zorba; uzaklaştırılmalı.

More Sentences
bully n. kabadayı
Every playground has its bully.
Her oyun parkının kabadayısı vardır.

More Sentences
General
bully v. dayılanmak
Sami was bullying Layla.
Sami, Leyla'ya dayılanıyordu.

More Sentences
bully v. kabadayılık etmek
Don't bully me.
Bana kabadayılık etme.

More Sentences
bully v. zorlamak
My boss bullies me to work late every day.
Patronum her gün geç saatlere kadar çalışmam için beni zorluyor.

More Sentences
bully v. zorbalık etmek
Kevin bullies Peter all the time, their teacher should do something about that.
Kevin sürekli Peter'a zorbalık ediyor, öğretmenleri bu konuda bir şeyler yapmalı.

More Sentences
bully v. sataşmak
Tom gets bullied a lot.
Tom'a çok sataşılıyor.

More Sentences
bully n. belalı
bully n. kiralık haydut
bully n. dayı
bully n. pezevenk
bully n. kiralık kabadayı
bully n. sığır konservesi
bully v. korkutmak
bully v. zulmetmek
bully v. gözünü korkutmak
bully v. (birisini) sindirmek
bully v. zorbalamak
bully v. zorbalık yapmak
bully adj. çok iyi
bully adj. güzel
bully adj. harika
bully adj. mükemmel
bully adj. ala
bully adj. neşeli ve kanı kaynayan
bully adj. kabadayı gibi
bully adj. kabadayılara özgü
bully adj. kabadayı tarzında
bully adj. atarlı giderli
bully adv. çok
bully adv. aşırı derecede
bully adv. mükemmel şekilde
Colloquial
bully interj. harika
bully interj. müthiş
bully interj. bravo
bully interj. aferin
Industry
bully n. kereste şirketi patronu
Marine
bully n. altı düz mavna mürettebatı
Marine Biology
bully n. blennioidea alt takımına ait çeşitli balıklara verilen ad
bully n. kayabalığı
Sport
bully n. çim hokeyi topunu iki rakip oyuncuya karşı sahaya yerleştirme
bully v. çim hokeyi topunu iki rakip oyuncuya karşı sahaya yerleştirmek
Archaic
bully n. sevgili
bully n. iyi adam
bully n. inanılmaz fiziksel güçleri olan adam
Slang
bully n. katakofti
bully n. maganda
bully n. şehir eşkıyası
bully adj. on numara (müthiş)

Meanings of "bully" with other terms in English Turkish Dictionary : 85 result(s)

English Turkish
General
neighbourhood bully n. mahalle kabadayısı
neighbourhood bully cat n. mahallenin kabadayı kedisi
bully beef n. sığır eti konservesi
bully boy n. zorba
bully-boy n. zorba
bully boy n. kiralık haydut
bully boy n. kavgacı
bully boy n. kabadayı
bully-boy n. kavgacı
bully-boy n. kabadayı
bully-boy n. kiralık haydut
bully [dialect] [uk] n. dost
bully [dialect] [uk] n. iş arkadaşı
bully beef n. sığır konservesi
bully off v. hokey oyununa başlamak
Phrasals
bully into v. tehditle/göz dağı vererek yaptırmak
bully into v. yıldırarak/sindirerek/zorla yaptırmak
bully into v. zorbalık etmek
bully into v. korkutarak yapmaya zorlamak
bully into v. gözünü korkutarak yaptırmak
Proverb
bully is always a coward zorbanın/kabadayının gücü ancak kendinden zayıf olanlara yeter
Colloquial
big bully n. dediğim dedik tip
big bully n. öküzcük
big bully n. zorba
big bully n. dana
big bully n. öküz: maganda
big bully n. kabadayı
big bully n. koca (bir) öküz
big bully n. kabadayı
big bully n. despot
big bully n. zorba
big bully n. zorbalık yapan
bully for you/him/her/them interj. aferin sana/ona/onlara
bully for! interj. için harika/mükemmel!
bully for you/him/her/them interj. senin/onun/onlar için harika/mükemmel
bully for! interj. aferin!
bully for you/him/her/them interj. helal sana/ona/onlara
bully for! interj. helal!
bully for you/him/her/them interj. sana/ona/onlara helal olsun
bully for! interj. bravo!
bully for! interj. için çok iyi!
bully for you/him/her/them interj. senin/onun/onlar için çok iyi
bully for! interj. helal olsun!
bully for you/him/her/them interj. bravo sana/ona/onlara
bully for you! expr. helal olsun sana!
bully is always a coward expr. kabadayılık yapan aslında korkağın ta kendisidir
bully is always a coward expr. yüreksiz/korkak olan zorbadır
Idioms
a bully pulpit n. ahkam kesilen yer/kürsü
a bully pulpit n. stratejik tepe/konum
a bully pulpit n. nutuk çekilen yer/kürsü
a bully pulpit n. topluluğa hitap edilen yer
a bully pulpit n. avantaj yaratan/sağlayan konum/görev
intellectual bully n. bilgi-birikimiyle karşısındakilere üstünlük taslayan
bully pulpit n. nutuk çekilen yer/kürsü
bully pulpit n. topluluğa hitap edilen yer/konum
bully pulpit n. avantaj sağlayan konum/görev
bully something out of someone v. koparmak
bully something out of someone v. koparmaya çalışmak
bully someone into something v. yıldırarak/sindirerek zorla (birine bir şey) yaptırmak
bully (one) into (something) v. tehditle/gözdağı vererek (birine bir şey) yaptırmak
bully (one) into (something) v. yıldırarak/sindirerek zorla (birine bir şey) yaptırmak
bully (one) into (something) v. gözünü korkutarak/zorla (birine bir şey) yaptırmak
bully someone into something v. (birine) zorbalık etmek
bully someone into something v. (birini) korkutarak (bir şey) yapmaya zorlamak
bully (one) into (something) v. (birine) zorbalık etmek
bully (one) into (something) v. (birini) korkutarak (bir şey) yapmaya zorlamak
bully someone into something v. tehditle/gözdağı vererek (birine bir şey) yaptırmak
bully someone into something v. gözünü korkutarak/zorla (birine bir şey) yaptırmak
Speaking
bully for you interj. bravo
bully for you expr. güzel
bully for you expr. çok iyi
bully for you! expr. iyi!
bully for you expr. aferin sana
bully for you expr. mükemmel
I see you're still trying to bully the unarmed and defenceless expr. bakıyorum yine kendini savunamayacak silahsız insanlara efelik taslıyorsun
bully for you exclam. aferin
Psychology
bully victim n. zorba kurbanı
Gastronomy
bully beef n. konserve sığır eti
Botanic
bully tree (manilkara bidentata) n. balata sakızı ve kırmızı kereste elde edilen tropik bir ağaç
bully tree (manilkara bidentata) n. balata ağacı
buckthorn bully n. güneydoğu abd'ye özgü olup siyah meyveler veren beyaz çiçekli bir ağaç
Sport
flat-track bully n. vasat düzeyde üstün olup üst düzey rakiplerini yenemeyen sporcu
Slang
road bully n. trafik magandası
Modern Slang
american bully n. bir amerikan köpek ırkı
american bully n. pit-bull ailesinden bir köpek ırkı