aşırı derecede - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

aşırı derecede



"aşırı derecede" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç

Türkçe İngilizce
General
aşırı derecede riotous s.
aşırı derecede parlous s.
aşırı derecede exorbitant s.
aşırı derecede extremely zf.
aşırı derecede distemperately zf.
aşırı derecede exceedingly zf.
aşırı derecede unduly zf.
aşırı derecede in the extreme zf.
aşırı derecede heartily zf.
aşırı derecede overly zf.
aşırı derecede enormously zf.
aşırı derecede heavily zf.
aşırı derecede to a fault zf.
aşırı derecede intensely zf.
aşırı derecede unco zf.
aşırı derecede excessively zf.
aşırı derecede to excess zf.
aşırı derecede unusually zf.
aşırı derecede with a vengeance zf.
aşırı derecede beyond measure zf.
aşırı derecede majorly zf.
aşırı derecede bad zf.
aşırı derecede nation [dialect] zf.
aşırı derecede remarkably zf.
aşırı derecede terrible zf.
aşırı derecede thumping zf.
aşırı derecede awfy zf.
aşırı derecede ungodly zf.
aşırı derecede extreme zf.
aşırı derecede ext (extremely) kısalt.
Colloquial
aşırı derecede majorly zf.
aşırı derecede awful zf.
aşırı derecede epically zf.
aşırı derecede a (damn) sight too (something) expr.
aşırı derecede something fierce expr.
Idioms
aşırı derecede the height of i.
Slang
aşırı derecede the crap out of expr.

"aşırı derecede" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 125 sonuç

Türkçe İngilizce
General
aşırı derecede şaşırtmak astound f.
aşırı derecede sevmek idolize f.
birini aşırı derecede övmek praise someone to the skies f.
aşırı derecede zorlamak (vücudun bir organını) overtax f.
aşırı derecede yormak (vücudun bir organını) overtax f.
aşırı derecede korkmak wig out f.
aşırı derecede istemek badly want f.
aşırı derecede istemek desperately want f.
aşırı derecede istemek really want f.
aşırı derecede istemek have an insatiable desire f.
çocuklarına karşı aşırı derecede koruyucu olmak be too protective of one’s kids f.
aşırı derecede sevmek idolise f.
aşırı derecede benzerlik göstermek bear a striking similarity f.
aşırı derecede süslenmek camp f.
aşırı derecede rahatsız etmek put one's teeth on edge f.
aşırı derecede minyatürleştirmek ultraminiaturize f.
aşırı derecede uyuşturucu kullanmak bedrug f.
aşırı derecede pohpohlamak beflatter f.
aşırı derecede küçük olan minuteness i.
aşırı derecede sevme idolization i.
aşırı derecede kendini beğenmişlik vainglory i.
aşırı derecede soğuk gelidity i.
aşırı derecede muhafazakar ultraconservative i.
kurallara aşırı derecede bağlı olan amir martinet i.
insanlardan aşırı derecede korkan kimse anthropophobiac i.
aşırı derecede yapılan bir şey spree i.
bir şeyin aşırı derecede yapıldığı süre binge i.
aşırı derecede özgürlük isteği eleutheromania i.
atalarına/geleneklerine aşırı derecede bağlı kişi filiopietist i.
aşırı derecede sevme idolisation i.
aşırı derecede eleştiren hypercritical s.
aşırı derecede soğuk gelid s.
aşırı derecede bitkin wearied s.
aşırı derecede tutumlu parsimonious s.
kalbin aşırı derecede hızlı işlemesi ile ilgili tachycardiac s.
aşırı derecede şaşırtılmış astounded s.
aşırı derecede bilimsel olmaya eğilimli scientistic s.
aşırı derecede şaşırmış astounded s.
aşırı derecede gözü açık ve dikkatli hypervigilant s.
aşırı derecede cahil/bilgisiz ignorant in the extreme s.
aşırı derecede soğuk bitterly cold s.
karısına aşırı derecede düşkün uxorious s.
aşırı derecede kılı kırk yaran ultrafastidious s.
aşırı derecede göz kamaştırıcı ultraglamorous s.
aşırı derecede ufak bir gruba özgü ultrararefied s.
aşırı derecede şiddet içeren ultraviolent s.
aşırı derecede artmamış uninflated s.
aşırı derecede arttırılmamış uninflated s.
aşırı derecede bencilce egomaniacally zf.
aşırı derecede hodbince egomaniacally zf.
aşırı derecede şaşırmış bir şekilde astoundedly zf.
aşırı derecede egoistçe egomaniacally zf.
aşırı derecede bir biçimde riotously zf.
aşırı derecede öfkeli/şiddetli biçimde rabidly zf.
ölümüne (aşırı derecede) to death zf.
aşırı derecede anlamı veren ön ek be- ök.
Phrasals
aşırı derecede içmek rack up f.
aşırı derecede doldurmak crowd with (someone or something) f.
aşırı derecede doldurmak crowd something with someone or something f.
birinin/bir şeyin sırtına aşırı derecede bir şey yüklemek heap something upon someone or something f.
birinin/bir şeyin sırtına aşırı derecede bir şey yüklemek heap something on someone or something f.
Colloquial
aşırı derecede düzenli/cimri/takıntılı olmak be anal about it f.
aşırı derecede kıskanmak be green with envy f.
sakinken yavaş yavaş aşırı derecede sinirlenmek be a slow burn f.
aşırı derecede içki içmek gas f.
aşırı derecede içki içmek gas up f.
aşırı derecede huzursuzluk howling fantods i.
aşırı derecede endişe howling fantods i.
aşırı derecede tedirginlik howling fantods i.
aşırı derecede huzursuzluk screaming fantods i.
aşırı derecede endişe screaming fantods i.
aşırı derecede tedirginlik screaming fantods i.
aşırı derecede tutumlu biri (one) still has (one's) communion money [ireland] expr.
Idioms
aşırı derecede gereksinim duymak cry out for f.
aşırı derecede içmek have one over the eight f.
aşırı derecede rahatsız etmek set one's teeth on the edge f.
aşırı derecede gülmek be laughing one's head off f.
aşırı derecede yağan yağmur a (real) frog-choker i.
aşırı derecede yağan yağmur a (real) toad-choker i.
aşırı derecede istekli an eager beaver i.
kendine aşırı derecede güvenen kimse cock sure i.
aşırı derecede soğuk gece three-dog night [old-fashioned] i.
aşırı derecede güzel/hoş it's to die expr.
Trade/Economic
aşırı derecede çeşitlendirme superfluous diversification i.
aşırı derecede fazla giderler exorbitant expenses i.
aşırı derecede yüksek exorbitant s.
Media
aşırı derecede sansasyonel (ucuz gazete) yellow s.
Technical
aşırı yüksek derecede vakumlama yapan makine veya cihaz ultravacuum i.
Woodworking
dolap yapımında kullanılan aşırı derecede çizgili ahşap tigerwood i.
Automotive
büyük hacimli motorlara sahip güçlü ve aşırı derecede benzin yakan amerikan üretimi otomobil muscle car i.
Medical
aşırı derecede evden kacma isteginden kaynaklanan rahatsızlık drapetomania i.
aşırı derecede gevezelikle kendini gösteren konuşma anomalisi tachyphasia i.
aşırı derecede gevezelikle kendini gösteren konuşma anomalisi tachyphrasia i.
timüs bezlerini etkisiz hale getiren genetik mutasyon sonucunda aşırı derecede azalan t-hücreleri yüzünden bağışıklık sistemi devre dışı bırakılan laboratuvar faresi nude mouse i.
Psychology
aşırı derecede telafi overcompensation i.
kişinin aile ilişkilerinde aşırı derecede hükmetme isteği ecomania i.
Physics
aşırı yüksek derecede vakum ultravacuum i.
Chemistry
aşırı derecede ısıtmak superheat f.
aşırı derecede olmayan moderate i.
Social Sciences
aşırı derecede koruyucu ebeveynlik helicopter parenting i.
çocuğunu aşırı derecede koruyan anne veya baba helicopter parent i.
Religious
dini otoritenin aşırı derecede genişletilmesi theologism i.
Environment
aşırı derecede radyasyona maruz kalma high levels of radiation exposure i.
Football
futbolda aşırı derecede defansif oyun catenaccio i.
Engineering
aşırı derecede saf ultrafine s.
Slang
aşırı derecede kusmak drive the big bus f.
aşırı derecede kusmak throw chunks f.
aşırı derecede kusmak drive the big bus f.
aşırı derecede kusmak drive the porcelain bus f.
aşırı derecede kusmak ride the porcelain bus f.
aşırı derecede kusmak drop one’s cookies f.
aşırı derecede içmek soak one's face f.
aşırı derecede içmek sozzle f.
aşırı derecede endişeli shit bricks i.
aşırı derecede güzel to die for i.
bir şeyin aşırı derecede hayranı olan kişi fandom trash i.
hayranı olduğu şey için aşırı derecede harcama/yatırım yapan kişi fandom trash i.
aşırı derecede internete düşkün kimse internut i.
okşanmayı aşırı derecede seven kimse lapling i.
aşırı derecede çirkin (seks partneri) coyote ugly s.
aşırı derecede çirkin (seks partneri) coyote-ugly s.
aşırı derecede alkol düşkünü fond of a drop s.
aşırı derecede/miktarda a metric shit ton expr.
aşırı derecede/miktarda a metric shitload expr.
aşırı derecede/miktarda metric shitload expr.