| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | me zm. | ben | ||
|
You on that side and me on this. Sen o tarafta, ben bu tarafta. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | me zm. | beni | ||
|
It has been practically my only hobby since football left me behind. Futbol beni geride bıraktığından beri neredeyse tek hobim bu oldu. More Sentences |
||||
| Genel | me zm. | bana | ||
|
Thank you for letting me know in advance. Bana önceden haber verdiğin için teşekkürler. More Sentences |
||||
| Genel | me zm. | kendim | ||
|
I know that the job is okay for me because I feel relaxed there. İşin benim için uygun olduğunu biliyorum çünkü orada kendimi rahat hissediyorum. More Sentences |
||||
| Genel | me zm. | benim | ||
|
Your reactions came as no surprise to me. Tepkileriniz benim için sürpriz olmadı. More Sentences |
||||
| Genel | me i. | mi | ||
| Genel | me i. | ayrı ve kişisel bir bireyselliğe sahip olan veya bu bireyselliğin farkında olan kimse | ||
| Genel | me i. | ben kavramı | ||
| Genel | me i. | özbenlik | ||
| Genel | me i. | benlik | ||
| Genel | me i. | ego | ||
| Genel | me i. | aşırı derecede bencil insan | ||
| Genel | me i. | birinci tekil şahıs zamirini sıkça kullanan kimse | ||
| Genel | me i. | benliğin ikiye bölünmüş kısmı | ||
| Genel | me s. | birinin kendi memnuniyetine duyduğu takıntılı ilgiye ait | ||
| Genel | me s. | birinin kendi memnuniyetine duyduğu takıntılı ilgi ile ilişkili | ||
| Genel | me zm. | bazı eski ifadelerde dolaylı nesne olarak kullanılan ve fiille bitişik yazılan bir zamir | ||
| Genel | me zm. | bizzat | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | me i. | konuşmacının veya yazarın kişiliği veya kişiliğini ifade eden şey | ||