ego - Türkçe İngilizce Sözlük

ego

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

ego — Definition

Anlamı ve Tanımı:
benlik, ego, özben
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈiːɡoʊ/ – BrE /ˈiːɡəʊ/)
Terim Türü:
İsim: ego (egos)
Kişinin kendilik algısını ve “ben” duygusunu tanımlayan sözcüktür; psikolojide daha teknik çerçeveler içinde de kullanılır. Latince “ben” anlamındaki egodan doğrudan alınmıştır; Freudcu kuramda id–ego–superego üçlemesiyle popülerleşerek modern dilde hem teknik hem gündelik bir kavram hâline gelmiştir.
Eş Anlamlılar:
self, self-image
Zıt Anlamlılar:
humility, selflessness

"ego" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
ego i. benlik
Genel
ego i. ego
The failure harmed her ego.
Bu başarısızlık kadının egosunu zedeledi.

More Sentences
ego i. ben kavramı
ego i. benlik
ego i. düşünen ve iradesini kullanan insan
ego i. ben
ego i. kendini beğenmişlik
ego N. özben
Psikoloji
ego i. egotizm
ego i. kendine hayranlık
ego i. kendini beğenme
ego i. öz imaj
ego i. benlik
ego i. iç gücü
ego i. maneviyat
Felsefe
ego i. öz imge
ego i. öz imaj
ego i. öz benlik
ego i. hissiyat

"ego" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
ego ego i.
The failure harmed her ego.
Bu başarısızlık kadının egosunu zedeledi.

More Sentences
ego me i.
Dini
ego jiva i.

"ego" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 123 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
alter ego i. canciğer dost
low ego i. moral bozukluğu
alter ego i. çok yakın dost
alter ego i. bir kimsenin ikinci sahsiyeti
ego anxiety i. ego endişesi
ideal ego i. ideal ego
alter ego i. ikinci şahsiyet
alter ego i. yakın arkadaş
ego ideal i. ego ideali
alter ego i. ikinci kişilik
ego-consciousness i. benlik şuuru
social identity-ego i. sosyal kimlik
social identity-ego i. sosyal benlik
the human ego i. insan egosu
boost one's ego f. egosunu okşamak
bolster one's ego f. egosunu okşamak
feed one's ego f. egosunu okşamak
massage one's ego f. egosunu okşamak
flatter one's ego f. egosunu okşamak
overcome one's ego f. egosunun önüne geçmek
have a big ego f. büyük bir egosu olmak
ego-trip f. bencilce davranmak
satisfy one's ego f. egosunu tatmin etmek
ego-centered s. ben merkezcil
Konuşma Dili
ego surfing i. kişinin google'da kendi adını veya websitesini aratması
ego-surfing i. kişinin kendi adını internette aratması
ego-tripper i. üstün davranmaya meyilli kimse
ego tripper i. sürekli egosunu tatmin eden kimse
ego tripper i. bencilce davranan kimse
ego-tripper i. egosu yüksek kimse
ego tripper i. ukala kimse
ego-tripper i. kibirli kimse
ego-tripper i. bencil kimse
ego-tripper i. benmerkezci kimse
ego-tripper i. üstünlük taslayan kimse
Deyim
an ego trip i. ego tatmini
an ego trip i. insanın kendi egosunu okşamak için yaptığı hareket/davranış
an inflated ego i. şişkin ego
inflated/over-inflated ego i. şişkin ego
alter ego i. birinin tıpatıp aynısı
alter ego i. birinin tıpkısının aynısı
alter ego i. yaşayan birinin kılığındaki kişi
alter ego i. birinin kopyası
alter ego i. birinin tıpatıp aynısı
alter ego i. birinin tıpkısının aynısı
alter ego i. yaşayan birinin kılığındaki kişi
alter ego i. birinin kopyası
ego trip i. üstünlük taslama
ego trip i. insanın kendi egosunu okşamak için yaptığı hareket/davranış
ego trip i. ego tatmini
ego trip i. bencilce davranış
massage one's ego f. birini pohpohlamak
massage one's ego f. birisinin egosunu okşamak
stroke someone's ego f. yalakalık etmek
stroke someone's ego f. yağ çekmek
stroke someone's ego f. birini pohpohlamak
stroke someone's ego f. (birinin) gururunu okşamak
stroke someone's ego f. birinin egosunu okşamak
bruise (one's) ego f. (birinin) egosunu yerle bir etmek
bruise (one's) ego f. (birinin) gururunu kırmak
bruise (one's) ego f. (birinin) egosunu kırmak
stroke ego f. pohpohlamak
stroke ego f. yağ çekmek
stroke ego f. gururunu okşamak
stroke ego f. egosunu okşamak
stroke ego f. yalakalık etmek
Konuşma
his ego went through the roof expr. egosu tavan yapmış
his ego went through the roof expr. egosu tavan yaptı
his ego goes through the roof expr. egosu tavan yaptı
his ego goes through the roof expr. egosu tavan yapmış
Ticaret/Ekonomi
ego states i. benlik durumları
Teknik
ego ground i. ego topraklama
heated ego i. ısıtılmış ego
Medikal
ego-involvement level i. benliğini ilgilendirme düzeyi
non-ego ego olmayan
Psikoloji
ego complex i. ego kompleksi
dream ego i. rüya egosu
ego analysis i. ego analizi
ego integrity i. ego bütünlüğü
ego defense i. ego savunması
reactive ego alteration i. tepkisel ego değişikliği
ego psychology i. ego psikolojisi
ego development i. ego gelişimi
ego libido i. ego libidosu
ego involvement i. ego katılımı
ego states i. ego durumları
ego neurosis i. ego nevrozu
ego instincts i. ego içgüdüleri
alteration of the ego i. ego değişikliği
ego psychotherapy i. ego psikoterapisi
autonomous functions of the ego i. egonun özerk işlevleri
ego resistance i. ego direnmesi
ego strength i. ego gücü
ego nuclei i. ego çekirdekleri
ego threat i. ego tehdidi
ego function i. ego işlevi
ego boundaries i. ego sınırları
transient ego ideal i. geçici ego ideali
ego splitting i. ego bölünmesi
ego cathexis i. ego yükü
ego anxiety i. ego kaygısı
ego model i. ego modeli
adult-ego state i. erişkin ego durumu
ego-object polarity i. ego-nesne kutupluluğu
id-ego i. id egosu
ego-identity i. ego-kimliği
satisfaction of ego i. ego tatmini
ego satisfaction i. ego tatmini
ego strength i. benlik gücü
ego ideal i. ego ideali
ego boost i. egoyu besleyen şey
ego boost i. kişiyi kendisi hakkında iyi hissettiren şey
alter ego i. alternatif kişilik
ego syntonic s. benliğe uyumlu
ego dystonic s. benliğe yabancı
ego-alien egoya yabancı
ego-syntonic ego uyumlu
ego-dystonic ego uyumsuz
non-ego ego-dışı
low-ego egosu zayıf
Dilbilim
language ego i. dil benliği
Felsefe
alter-ego i. öteki-ben
Latince
ego primum tollo, nominor quoniam leo expr. en iyi parçayı ben alıyorum, çünkü aslan benim