oily - Türkçe İngilizce Sözlük

oily

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

oily — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yağlı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɔɪli/ – BrE /ˈɔɪli/)
Terim Türü:
Sıfat
Yağ içeren veya yağ hissi veren durumu niteleyen sözcüktür. Oil kökünden türemiştir. Betimleyici anlatılarda doku ve yüzey özelliğini belirtir

"oily" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
oily s. yağlı
The salad dressing had an oily consistency.
Salata sosu yağlı bir kıvamdaydı.

More Sentences
Genel
oily s. çok yağlı
I hate when my hands get too oily and messy.
Ellerimin çok yağlı ve kirli olmasından nefret ediyorum.

More Sentences
oily s. yağlanmış
His hands were oily after working on the engine.
Motor üzerinde çalıştıktan sonra elleri yağlanmıştı.

More Sentences
oily s. (cilt) yağlı
People with oily skin often struggle with acne.
Yağlı cilde sahip insanlar genellikle akne problemiyle uğraşır.

More Sentences
oily s. (besin) yağlı
The fried chicken was delicious but a bit too oily.
Kızarmış tavuk lezzetliydi ama yağı epeyce fazlaydı.

More Sentences
oily s. yapmacık
He had an oily personality, always saying things that seemed insincere.
Adamın yapmacık bir kişiliği vardı, her zaman samimiyetsiz görünen şeyler söylerdi.

More Sentences
oily i. kaygan parlaklığı olan mermer
oily s. yağla ilgili
oily s. kaygan
oily s. yaltakçı
oily s. yağcı
oily s. aşırı nazik
oily s. aşırı yapmacık
oily s. kolpa
oily s. fazlasıyla yapmacık
oily s. yağa ait
oily s. aşırı derecede sevecen
oily s. aşırı derecede tatlı dilli
oily s. yağdan oluşan
oily s. yağa benzeyen
oily s. yağ ile dolu
oily s. yağ içeren
oily s. yağcılık yapan
oily zf. yağcı bir şekilde

"oily" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 63 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
oily food i. yağlı yemek
oily seed i. yağlı tohum
oily skin i. yağlı cilt
oily hair i. yağlı saç
oily fish i. yağlı balık
Deyim
the smell of an oily rag i. kısıtlı kaynak
the smell of an oily rag i. minimum kaynak
the smell of an oily rag i. çok az bir kaynak
the smell of an oily rag i. yetersiz kaynak
the smell of an oily rag i. idareli kullanılması gereken kaynak
live on the smell of an oily rag [australia/new zealand] f. hesaplı yaşamak
live on the smell of an oily rag [australia/new zealand] f. ekonomik yaşamak
live on the smell of an oily rag [australia/new zealand] f. ucu ucuna idare etmek
live on the smell of an oily rag [australia/new zealand] f. minimumda yaşamak
live on the smell of an oily rag [australia/new zealand] f. idareli yaşamak
live on the smell of an oily rag [australia/new zealand] f. sade yaşamak
live on the smell of an oily rag [australia/new zealand] f. kıt/kısıtlı kaynaklarla idare etmek
live on the smell of an oily rag [australia/new zealand] f. tutumlu bir şekilde yaşamak
run off smell of an oily rag [australia/new zealand] f. yüksek yakıt verimliliğiyle çalışmak
live off smell of an oily rag [australia/new zealand] f. çok tutumlu yaşamak
run on the smell of an oily rag [australia/new zealand] f. çok az yakıt harcamak
live off smell of an oily rag [australia/new zealand] f. idareli yaşamak
live off smell of an oily rag [australia/new zealand] f. minimumda yaşamak
live off smell of an oily rag [australia/new zealand] f. yokluk içinde idare etmek
live off smell of an oily rag [australia/new zealand] f. ucu ucuna idare etmek
live off smell of an oily rag [australia/new zealand] f. sinekten yağ çıkarmak
live off smell of an oily rag [australia/new zealand] f. ekonomik yaşamak
run off smell of an oily rag [australia/new zealand] f. benzini/yakıtı koklamak (araç)
run off smell of an oily rag [australia/new zealand] f. fazla yakıt harcamamak
live off smell of an oily rag [australia/new zealand] f. hesaplı yaşamak
live off smell of an oily rag [australia/new zealand] f. sade yaşamak
run off smell of an oily rag [australia/new zealand] f. çok az yakıt harcamak
live off smell of an oily rag [australia/new zealand] f. kıt kanaat yaşamak
live off smell of an oily rag [australia/new zealand] f. çok idareli yaşamak
run off smell of an oily rag [australia/new zealand] f. yakıt tasarrufu çok iyi olmak
run on the smell of an oily rag [australia/new zealand] f. fazla yakıt harcamamak
run on the smell of an oily rag [australia/new zealand] f. yakıt tasarrufu çok iyi olmak
run on the smell of an oily rag [australia/new zealand] f. yüksek yakıt verimliliğiyle çalışmak
run on the smell of an oily rag [australia/new zealand] f. benzini/yakıtı koklamak (araç)
have an oily tongue f. dalkavukluk yapmak
have an oily tongue f. yalakalık yapmak
run off the smell of an oily rag [australia/new zealand] f. çok az benzin/yakıt harcamak
run off the smell of an oily rag [australia/new zealand] f. benzini/yakıtı (adeta) koklamak
run off the smell of an oily rag [australia/new zealand] f. yüksek yakıt verimliliğiyle çalışmak
run off the smell of an oily rag [australia/new zealand] f. yakıt tasarrufu çok iyi olmak
Teknik
discharge of oily mixtures i. yağlı karışımların boşaltılması
oily-type i. yağlı tip
oily roll i. yağlı merdane
oily residues i. yağlı kalıntılar
oily mill scale i. yağlı hadde tufali
Denizcilik
oily water separator i. yağlı su separatörü
certificate for the oily bilge separator i. yağlı sintine suyu seperatörü sertifikası
oily water separator i. sintine seperatörü
Medikal
oily solution i. yağlı çözelti
cyst containing oily material i. yağlı içerikli kist
Dermatoloji
oily-prone (skin) s. yağlanma eğilimli
oily-prone (skin) s. çabuk yağlanan
Kimya
oily emulsion i. yağlı emülsiyon
Botanik
oily grain i. susam
oily palm i. palmiye ağacı
Tarım
of oily dry fruit i. yağlı kuru meyve
oily water i. yağlı su
Argo
oily rag i. mavi yakalı işçi