mighty - Türkçe İngilizce Sözlük

mighty

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

mighty — Definition

Anlamı ve Tanımı:
güçlü, kudretli
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈmaɪti/ – BrE /ˈmaɪti/)
Terim Türü:
Sıfat
Büyük güç veya etki sahibi olmayı niteleyen kelimedir. Might kökünden türemiştir. Edebi ve retorik anlatılarda abartılı güç vurgusu yapmak için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
powerful, formidable
Zıt Anlamlılar:
weak

"mighty" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
mighty s. güçlü
Do you want to become a mighty warrior?
Güçlü bir savaşçı olmak ister misin?

More Sentences
mighty s. kudretli
Mighty Heavenly Sword Region was split into six regions.
Kudretli Cennetsel Kılıç Bölgesi altı bölgeye ayrılmıştı.

More Sentences
mighty s. büyük
Once mighty oaks were all around this land.
Bir zamanlar bu toprakların her yerinde büyük meşe ağaçları vardı.

More Sentences
mighty zf. fazlasıyla
I am mighty sure that he was the man who attacked the old lady.
Yaşlı kadına saldıran adamın o olduğundan fazlasıyla eminim.

More Sentences
mighty i. güçlü kimse
mighty i. kuvvetli kimse
mighty s. kuvvetli
mighty s. zorlu
mighty s. iddialı
mighty s. muazzam
mighty s. kadir
mighty s. aziz
mighty s. oldukça olumlu
mighty s. oldukça lehte
mighty s. yeterli
mighty s. etkileyici
mighty zf. çok
mighty zf. aşırı derecede
mighty zf. fazlaca

"mighty" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 48 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
mighty pharaoh i. ulu firavun
mighty [obsolete] i. çok cesaretli savaşçı
mighty mouse i. güçlü fare
mighty mouse i. çok güçlü ve cesaretli olan bir kurgusal fare
mighty [obsolete] i. çok güçlü savaşçı
high and mighty i. kalburüstü tabaka
high and mighty i. üst zümre
high-and-mighty i. üst tabaka
high-and-mighty i. üst zümre
high-and-mighty i. kalburüstü sınıf
high-and-mighty i. kalburüstü tabaka
high and mighty s. azametli
high and mighty s. gururlu
high and mighty s. kurumlu
high and mighty s. mağrur
high and mighty s. kendini beğenmiş
all mighty s. devasa
all mighty s. güçlü
all mighty s. kuvvetli
high-and-mighty s. kendini beğenmiş
high-and-mighty s. kibirli
high and mighty zf. kibirli bir şekilde
high and mighty zf. kendini beğenmiş bir şekilde
high-and-mighty zf. kendini beğenmiş bir şekilde
high-and-mighty zf. kibirli bir şekilde
Atasözü
mighty oaks from little acorns grow küçük şeylerden büyük şeyler doğar
reed before the wind lives on while mighty oaks do fall rüzgara karşı kadim meşeler devrilirken incecik sazlar ayakta kalır
how the mighty have fallen neydi ne oldu
how the mighty have fallen ne oldum dememeli ne olacağım demeli
a reed before the wind lives on(, while mighty oaks do fall) değişime ayak uydurabilen ayakta kalır
a reed before the wind lives on(, while mighty oaks do fall) rüzgara karşı kadim meşeler devrilirken incecik sazlar ayakta kalır
mighty oaks from little acorns grow küçük şeylerden büyük şeyler doğar
mighty oaks from little acorns grow tüm büyük ve başarılı şeyler zamanında küçük ve önemsiz şeylerdi
mighty oaks from little acorns grow çok mütevazı şeyler büyük başarılara dönüşebilir
mighty oaks from little acorns grow her şey başlangıçta küçüktür zamanla büyüyüp serpilir
mighty oaks from little acorns grow palamut büyür meşe olur
how the mighty are fallen neydi ne oldu
how the mighty are fallen ne oldum dememeli ne olacağım demeli
how the mighty are fallen bak ne hale düştü/geldi
Konuşma Dili
high and mighty s. kaba
high and mighty s. kibirli
high and mighty expr. gururlu
Deyim
act high-and-mighty f. kendi beğenmiş ve küstahça davranmak
come in mighty handy f. çok işe yaramak
mini yet mighty s. küçük ama etkili
how the mighty have fallen expr. bak ne hale düştü/geldi
mighty nigh expr. neredeyse
Tiyatro
mighty voice i. güçlü sesi