formidable - Türkçe İngilizce Sözlük

formidable

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"formidable" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
formidable s. korkunç
Formidable looking spiders do not attack people.
Korkunç görünümlü örümcekler insanlara saldırmaz.

More Sentences
formidable s. zorlu
We need two more people for such formidable work.
Böylesine zorlu bir iş için iki kişiye daha ihtiyacımız var.

More Sentences
General
formidable s. heybetli
Tom is a formidable man.
Tom heybetli bir adam.

More Sentences
formidable s. ürkütücü
We know they're formidable.
Onların ürkütücü olduklarını biliyoruz.

More Sentences
formidable s. zorlu
He would therefore combine very different responsibilities, leading to a formidable mix of styles.
Dolayısıyla çok farklı sorumlulukları bir araya getirecek ve bu da zorlu bir tarz karışımına yol açacaktır.

More Sentences
formidable s. müthiş
The formidable progress that AI technologies have achieved in the previous decade frightens me.
Yapay zeka teknolojilerinin son on yılda kaydettiği müthiş ilerleme beni korkutuyor.

More Sentences
formidable s. çetin
These two cornerstones have recently been subject to particularly formidable attacks, however.
Ancak bu iki yapıtaşı son zamanlarda özellikle çetin saldırılara maruz kalmıştır.

More Sentences
formidable s. müşkül
formidable s. dehşetli
formidable s. aşılması zor
formidable s. dişli
formidable s. zor
formidable s. güç
formidable s. tüyler ürpertici
formidable s. hayranlık uyandırıcı
formidable s. yaman
Law
formidable s. çok zor

"formidable" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
General
formidable adversary i. dişli rakip