formidable - Türkçe İngilizce Sözlük

formidable

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

formidable — Definition

Anlamı ve Tanımı:
göz korkutucu, etkileyici
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈfɔːrmɪdəbəl/ – BrE /ˈfɔːmɪdəbəl/)
Terim Türü:
Sıfat
Gücü veya yetkinliği nedeniyle saygı ve çekince uyandıran durumları niteleyen sıfattır. Latince formidare (“korkutmak”) fiili, duygusal tepkiyi merkeze alan bir anlam evrimi yaratmıştır.
Eş Anlamlılar:
daunting
Zıt Anlamlılar:
manageable

"formidable" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
formidable s. korkunç
Formidable looking spiders do not attack people.
Korkunç görünen örümcekler insanlara saldırmazlar.

More Sentences
formidable s. zorlu
We need two more people for such formidable work.
Böylesine zorlu bir iş için iki kişiye daha ihtiyacımız var.

More Sentences
Genel
formidable s. müthiş
The formidable progress that AI technologies have achieved in the previous decade frightens me.
Yapay zeka teknolojilerinin son on yılda kaydettiği müthiş ilerleme beni korkutuyor.

More Sentences
formidable s. zorlu
We need two more people for such formidable work.
Böylesine zorlu bir iş için iki kişiye daha ihtiyacımız var.

More Sentences
formidable s. ürkütücü
We know they're formidable.
Onların ürkütücü olduklarını biliyoruz.

More Sentences
formidable s. heybetli
Tom is a formidable man.
Tom heybetli bir adam.

More Sentences
formidable s. çetin
These two cornerstones have recently been subject to particularly formidable attacks, however.
Ancak bu iki yapıtaşı son zamanlarda özellikle çetin saldırılara maruz kalmıştır.

More Sentences
formidable s. dişli
formidable s. dehşetli
formidable s. güç
formidable s. aşılması zor
formidable s. zor
formidable s. müşkül
formidable s. tüyler ürpertici
formidable s. hayranlık uyandırıcı
formidable s. yaman
formidable s. etkileyici
formidable s. göz korkutucu
Hukuk
formidable s. çok zor

"formidable" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
formidable adversary i. dişli rakip