powerful - Türkçe İngilizce Sözlük

powerful

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

powerful — Definition

Anlamı ve Tanımı:
güçlü, etkili, kudretli
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpaʊərfəl/ – BrE /ˈpaʊəfəl/)
Terim Türü:
Sıfat: powerful
Fiziksel, zihinsel ya da soyut düzeyde yüksek etki kapasitesi bulunan durumu tanımlayan sıfattır. Latince potere (“yapabilmek”) kök ailesine dayanan power sözcüğünden evrilmiştir. Fizik, siyaset, retorik ve kişisel gelişim bağlamlarında belirleyici etki yaratma potansiyelini vurgulamak için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
strong, influential
Zıt Anlamlılar:
weak

"powerful" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
powerful s. güçlü
I need a powerful painkiller for my back pain.
Sırt ağrım için güçlü bir ağrı kesiciye ihtiyacım var.

More Sentences
powerful s. kuvvetli
Reynold won the race thanks to his powerful legs.
Reynold, kuvvetli bacakları sayesinde yarışı kazandı.

More Sentences
Genel
powerful s. tesirli
The reason for the powerful explosion is unknown.
Tesirli patlamanın nedeni bilinmiyor.

More Sentences
powerful s. nüfuzlu
Investments resulting in huge losses for some very powerful people.
Yatırımlar bazı nüfuzlu üst düzey insanlar için büyük kayıplarla sonuçlandı.

More Sentences
powerful s. kudretli
I watched Oz the Great and Powerful.
Muhteşem ve Kudretli Oz'u izledim.

More Sentences
powerful s. etkili
Her words were really powerful.
Sözleri gerçekten çok etkili oldu.

More Sentences
powerful s. kuvvetli
Reynold won the race thanks to his powerful legs.
Reynold, kuvvetli bacakları sayesinde yarışı kazandı.

More Sentences
powerful s. keskin
The powerful lights made it impossible to see.
Keskin ışıklar görmeyi imkansız hale getiriyordu.

More Sentences
powerful s. güçlü
I need a powerful painkiller for my back pain.
Sırt ağrım için güçlü bir ağrı kesiciye ihtiyacım var.

More Sentences
powerful s. gelişmiş
Smartphones have more powerful cameras.
Akıllı telefonların kameraları daha gelişmiştir.

More Sentences
powerful s. iktidarlı
powerful s. muktedir
powerful s. muhteşem
powerful s. erkli
powerful s. kodaman
powerful s. ensesi kalın
powerful s. meşebüken
powerful s. kadir
powerful s. yetkili
powerful s. zorlu
powerful s. kuvvet
powerful s. çok miktarda
powerful zf. büyük ölçüde
powerful zf. aşırı
powerful zf. çok
Maden
powerful s. kapasitesi büyük (cevher damarı)
Kimya
powerful s. tepkimede tesirli

"powerful" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
powerful nations of the world i. yedi düvel
powerful hand i. güçlü el
powerful current i. güçlü akım
most powerful test i. en güçlü sınama
a powerful microscope i. güçlü bir mikroskop
powerful enemy i. güçlü düşman
most powerful impact i. en güçlü etki
make more powerful f. gücünü artırmak
become more powerful f. gücüne güç katmak
have a powerful complexion f. etkili bir görünüme sahip olmak
feel a (powerful) desire (to attain something) f. hırs yapmak
be very powerful f. çok güçlü olmak
all powerful s. çok güçlü
all powerful s. mutlak güce sahip
financially powerful s. maddi yönden güçlü
powerful explosive s. güçlü patlayıcı
unmistakably powerful s. kaçınılmaz bir biçimde güçlü
all-powerful s. her şeye kadir
all-powerful s. her şeye gücü yeten
İfadeler
powerful army powerful country i. güçlü ordu güçlü ülke
Ticaret/Ekonomi
financially powerful s. mali açıdan güçlü
Bilgisayar
most powerful test i. en güçlü sınama
more powerful s. daha güçlü
Telekom
powerful regulator i. yetkili düzenleyici
İstatistik
most powerful test i. en kuvvetli test
most powerful critical region i. en kuvvetli kritik saha
locally most powerful rank order test i. yerel olarak en güçlü aralık sıra sınaması
asymptotically most powerful test i. asimptotik olarak en güçlü sınama
most powerful critical region i. en güçlü dönüşül bölge
most powerful rank test i. en güçlü sıra sınaması
locally assymptotically most powerful test i. yerel olarak asimptotik en güçlü sınama
uniformly most powerful test i. değişmez en güçlü sınama
most powerful test i. en güçlü sınama
Spor
powerful forward i. güçlü hücum oyuncusu