keskin - Türkçe İngilizce Sözlük

keskin

"keskin" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 112 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
keskin sharp s.
There's a sharp turn at the end of the tunnel.
Tünelin sonunda keskin bir dönemeç var.

More Sentences
keskin keen s.
She is a good boss with a keen mind for commerce.
Ticaret konusunda keskin zekası olan iyi bir yöneticidir.

More Sentences
keskin acute s.
Owen has a very acute sense of hearing.
Owen'ın çok keskin bir işitme duyusu var.

More Sentences
Genel
keskin keen s.
She is a good boss with a keen mind for commerce.
Ticaret konusunda keskin zekası olan iyi bir yöneticidir.

More Sentences
keskin powerful s.
The powerful lights made it impossible to see.
Keskin ışıklar görmeyi imkansız hale getiriyordu.

More Sentences
keskin strong s.
Your perfume is really strong.
Parfümün çok keskinmiş.

More Sentences
keskin piercing s.
Suddenly, I felt a piercing pain in my stomach.
Aniden karnımda keskin bir ağrı hissettim.

More Sentences
keskin incisive s.
Prime Minister, I welcome this frank, incisive, active start to our cooperation and the friendly atmosphere too.
Sayın Başbakan, işbirliğimizin bu samimi, keskin, aktif başlangıcını ve dostane atmosferi memnuniyetle karşılıyorum.

More Sentences
keskin lively s.
His lively imagination made his books popular.
Keskin hayal gücü onun kitaplarını popüler hale getirdi.

More Sentences
keskin sharp s.
There's a sharp turn at the end of the tunnel.
Tünelin sonunda keskin bir dönemeç var.

More Sentences
keskin pungent s.
The pungent smell of the perfume filled the room.
Parfümün keskin kokusu odayı dolduruyordu.

More Sentences
keskin acute s.
Owen has a very acute sense of hearing.
Owen'ın çok keskin bir işitme duyusu var.

More Sentences
keskin tight s.
James slowed down at a tight bend.
James keskin bir viraja gelince yavaşladı.

More Sentences
Teknik
keskin sharp s.
There's a sharp turn at the end of the tunnel.
Tünelin sonunda keskin bir dönemeç var.

More Sentences
Mutfak
keskin pungent i.
The pungent smell of the perfume filled the room.
Parfümün keskin kokusu odayı dolduruyordu.

More Sentences
Genel
keskin brittle i.
keskin saltness i.
keskin pointed s.
keskin nipping s.
keskin cutting s.
keskin strident s.
keskin dead s.
keskin splitting s.
keskin deep s.
keskin smart s.
keskin penetrative s.
keskin spiky s.
keskin poignant s.
keskin peppery s.
keskin mordant s.
keskin acrid s.
keskin salty s.
keskin stinging s.
keskin exquisite s.
keskin bitter s.
keskin severe s.
keskin searching s.
keskin trenchant s.
keskin weazen s.
keskin biting s.
keskin edged s.
keskin tart s.
keskin mordacious s.
keskin dry s.
keskin subtile s.
keskin piquant s.
keskin sour s.
keskin quick s.
keskin tangy s.
keskin shrill s.
keskin blazing s.
keskin rank s.
keskin nippy s.
keskin intense s.
keskin penetrant s.
keskin severer s.
keskin severest s.
keskin keen-edged s.
keskin sharp-cut s.
keskin sharp-set s.
keskin sharp-edged s.
keskin penetrating s.
keskin argute s.
keskin aigre s.
keskin thrillant [obsolete] s.
keskin trenchand [obsolete] s.
keskin tweaky s.
keskin unblunted s.
keskin fierce s.
keskin hard-edge s.
keskin merry s.
keskin high-seasoned s.
keskin gash [scotland] s.
keskin glassy s.
keskin gimlet s.
keskin gingery s.
keskin dank s.
keskin great s.
keskin heavy s.
keskin rough s.
keskin rude s.
keskin thorny s.
keskin pipy s.
keskin clear s.
keskin featheredge s.
keskin fell s.
keskin salt s.
keskin shrewd s.
keskin shrowd [obsolete] s.
keskin snelly [scotland] s.
keskin harsh s.
keskin persant [obsolete] s.
keskin persaunt s.
keskin surgical s.
keskin precipitous s.
keskin searing s.
keskin snappy s.
keskin stabbing s.
Konuşma Dili
keskin dynamite s.
Deyim
keskin knife-edge s.
Teknik
keskin vivid i.
keskin chamfer i.
keskin ogive s.
Bilgisayar
keskin chiselled s.
keskin chiseled s.
Medikal
keskin peracute s.
Patoloji
keskin fulgurating s.
Mutfak
keskin fruity s.
Fizik
keskin high-keyed s.
Eski Kullanım
keskin toothy s.
keskin eager s.
Argo
keskin kicky s.

"keskin" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
keskin dilli sharp-tongued s.
Genel
keskin göz eagle eye i.
keskin viraj (dönüş) loop i.
keskin viraj sharp bend i.
keskin ağız sharp edge i.
keskin koku redolence i.
keskin dönüş jag i.
kesici aletlerin keskin yanı mouth i.
keskin nişancı a crack shot i.
keskin nişancı dead shot i.
keskin kenar edge i.
keskin viraj hairpin turn i.
keskin koku tang i.
keskin fikir shrewd idea i.
keskin çığlık screech i.
keskin nişancı sharp shooter i.
keskin bakış searching i.
keskin köşe zig i.
keskin zeka perspicacity i.
keskin bir kayalığın zirvesi aiguille i.
ıslık gibi keskin bir ses swish i.
keskin zekalılık perspicaciousness i.
keskin viraj hairpin bend i.
keskin bakışlılık hawkeye state i.
keskin bir tat tang i.
keskin dönüş sharp curve i.
keskin nişancı sharpshooter i.
keskin gözlülük sharp sightedness i.
tek ağzı keskin kılıç backsword i.
keskin kokulu gaz fume i.
sarımsakta bulunan, antibakteriyel özelliği olan, keskin kokulu, yağsı sıvı allicin i.
keskin olma durumu mordacity i.
keskin dönüş tight turn i.
keskin nişancılık sharpshooting i.
keskin duyululuk acuity i.
ucu keskin bir şeyle dürtme jabbing i.
keskin kenar straight edge i.
keskin bakış hawkeye i.
keskin düşüş sharp drop i.
keskin zeka acute mind i.
keskin zek­a acumen i.
keskin açı dog-leg i.
iki tarafı keskin kılıç double-edged sword i.
keskin ayrım sharp contrast i.
büyük ve keskin bıçak machete i.
keskin tat tang i.
keskin bıçak sharp knife i.
keskin nişancı crack shot i.
keskin nişancı deadeye i.
keskin nişancı marksman i.
keskin kenar cutting edge i.
keskin bir dönüş a sharp break i.
keskin dönemeç zig i.
keskin bir sopa a sharp stick i.
keskin duyu keen sense i.
keskin koku alma duyusu keen sense of smell i.
keskin koku alma özelliği keen sense of smell i.
keskin koku a strong odor i.
keskin beceriler razor-sharp skills i.
keskin acı searing pain i.
keskin balta sharp axe i.
keskin gözlülük clairvoyance i.
keskin ve delici alet atık kutusu sharps bins i.
keskin ve delici alet atık kutusu sharps bin i.
keskin bir ağrı a sharp pain i.
keskin nişancı jager i.
keskin yükseliş sharp rise i.
keskin yükseliş sharp increase i.
keskin pençeler sharp claws i.
eski yunan ve roma'da hamamda kullanılan, ciltten ter ve kiri kazımaya yarayan kıvrımlı ve keskin olmayan bir bıçak türü strigil i.
keskin gaga sharp beak i.
keskin makas sharp scissors i.
ani ve keskin ses clonk i.
bronzdan yapılma keskin ses çıkaran zil krotala i.
ucu çatal ortası kaşık ve kenarı bıçak gibi keskin olan yemek yeme aracı runcible spoon i.
güçlü ve keskin tat veya kokuya sahip olma raciness i.
daha keskin odaklanma refocusing i.
keskin zeka keen intelligence i.
keskin tat nip i.
keskin soğuk nip i.
keskin bakış incisive glance i.
keskin dil wounding tongue i.
keskin bir tat twang i.
keskin koku twang i.
çok keskin zeka attic wit i.
çok keskin zeka attic salt i.
keskin viraj zag i.
keskin yapı edge i.
keskin viraj jog i.
keskin uçlu olmama unpointedness i.
kısa, keskin ve güçlü konuşma tonu bark i.
keskin tat zing i.
keskin ve dar kenar knife-edge i.
keskin ve sivri bir araçla yapılan kuvvetli darbe knife thrust i.
uzun ve ince keskin çıkıntı knife i.
keskin çığlık yowl i.
keskin koku bite i.
keskin tat bite i.
keskin ve hızlı bir darbenin çıkardığı ses whack i.
keskin darbe whop i.
geometrik şekillerden oluşmuş keskin çizgili resim hardedge i.
keskin görüşlü kimse hawk-eye i.
keskin gözlü kimse hawk-eye i.
keskin uç break i.
domuz leşindeki kılları sıyırmaya yarayan keskin kenarlı bir alet hog scraper i.
fare kapanında kullanılan türde keskin kokulu peynir mousetrap i.
keskin olmayan alet blunt tool i.
burgu, matkap gibi aletlerin keskin kenarı lip i.
kısa ve keskin ses burp i.
keskin göz gimlet eye i.
(ahşap blokların birbirine vurduğunda çıkardığı sese benzeyen) keskin, boğuk ses chock i.
zorlukla yutulan, keskin tadı olan bir armut choke pear i.
keskin ve pis koku graveolence [obsolete] i.
keskin ve pis koku graveolency [obsolete] i.
iki şey arasındaki keskin veya önemli ayrım noktası great divide i.
sert ve keskin ses grinding i.
keskin şekilde savunma overassertion i.
keskin olma incisiveness i.
keskin sezgi keen intuition i.
keskin dönüş double i.
keskin viraj double i.
keskin dönemeç double i.
keskin tat goo [scotland] i.
ani ve keskin bir ses cracking i.
keskin kaya parçası craig [scotland] i.
küçük ve keskin ısırık pinch i.
keskin ses piping i.
keskin olan şey piquancy i.
keskin baharatlar içerme piquance i.
tadı keskin olan yemek piquancy i.
keskin dağ zirvesi piton i.
keskin duyululuk fineness i.
keskin ses percussion i.
keskin uçlu alet pritch [dialect] [uk] i.
tüfsü tortuların keskin kıvrımlı cam parçaları shard i.
tüfsü tortuların keskin kıvrımlı cam parçaları sheard [obsolete] i.
keskin nişancı shootist i.
keskin ses skirling [uk] [scotland] i.
dövüş horozuna takılan keskin kenarlı ve sivri uçlu çelik mahmuz slasher i.
keskin zekalılık snap i.
keskin geri dönüş beating i.
keskin veya hoş koku spice i.
keskin taraf point i.
keskin göz keen eye i.
keskin göz sharp eye i.
keskin görüş perspicacy [obsolete] i.
keskin görüş perspicuity i.
keskin bakış perspicience [obsolete] i.
keskin zeka steel trap i.
keskin zeka suss i.