| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | penalize f. | ceza vermek | ||
|
He was penalized for illegally parking. Yasak alana park ettiği için ona ceza verildi. More Sentences |
||||
| Genel | penalize f. | cezalandırmak | ||
|
The team was penalized for faking a foul. Takım faul numarası yaptığı için cezalandırıldı. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | penalize f. | ceza vermek | ||
|
He was penalized for illegally parking. Yasak alana park ettiği için ona ceza verildi. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | penalize f. | cezalandırmak | ||
|
The team was penalized for faking a foul. Takım faul numarası yaptığı için cezalandırıldı. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | penalize f. | ceza vermek | ||
|
He was penalized for illegally parking. Yasak alana park ettiği için ona ceza verildi. More Sentences |
||||
| Hukuk | penalize f. | cezalandırmak | ||
|
The team was penalized for faking a foul. Takım faul numarası yaptığı için cezalandırıldı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | penalize f. | engellemek | ||
| Genel | penalize f. | dezavantajlı hale getirmek | ||
| Genel | penalize f. | önünü kesmek | ||
| Genel | penalize f. | yaptırım uygulamak | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | penalize f. | cezai müeyyide altına almak | ||
| Hukuk | penalize f. | cezai yaptırım altına almak/cezalandırmak | ||
| Hukuk | penalize f. | tecziye etmek | ||
| Spor | ||||
| Spor | penalize f. | serbest atış hakkı tanımak | ||
| Spor | penalize f. | serbest vuruş vermek | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | penalize someone for something f. | -den dolayı cezalandırmak | ||
| Öbek Fiiller | penalize (someone or something) for (something) f. | (birine/bir şeye bir şeyden) dolayı ceza vermek | ||
| Öbek Fiiller | penalize for f. | -den dolayı cezalandırmak | ||
| Öbek Fiiller | penalize (someone or something) for (something) f. | (birini/bir şeyi bir şeyden) dolayı cezalandırmak | ||
| Öbek Fiiller | penalize (someone or something) for (something) f. | (birine/bir şeye bir şey) için ceza vermek | ||
| Öbek Fiiller | penalize for f. | '-den dolayı ceza vermek | ||
| Öbek Fiiller | penalize for f. | için ceza vermek | ||