punish - Türkçe İngilizce Sözlük

punish

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

punish — Definition

Anlamı ve Tanımı:
cezalandırmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpʌnɪʃ/ – BrE /ˈpʌnɪʃ/)
Terim Türü:
Fiil: punish (punishes – punished – punishing)
Bir ihlale karşılık yaptırım uygulamayı bildiren fiildir. Latince punire kökünden evrilmiştir. Hukuk, eğitim ve etik bağlamlarında disiplin mekanizmasını ifade eder.
Eş Anlamlılar:
penalize
Zıt Anlamlılar:
reward

"punish" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
punish f. cezaya çarptırmak
He will be punished.
Cezaya çarptırılacak.

More Sentences
punish f. ceza vermek
The job of the police is not to punish.
Polisin görevi ceza vermek değildir.

More Sentences
punish f. cezalandırmak
Endangering a baby is punished by law.
Bir bebeği tehlikeye atmak yasalar tarafından cezalandırılır.

More Sentences
punish f. silip süpürmek
Hukuk
punish f. ceza vermek
The job of the police is not to punish.
Polisin görevi ceza vermek değildir.

More Sentences
punish f. cezalandırmak
Endangering a baby is punished by law.
Bir bebeği tehlikeye atmak yasalar tarafından cezalandırılır.

More Sentences
Genel
punish f. hırpalamak
punish f. azarlamak
punish f. hesabını görmek
punish f. dövmek
punish f. dayak atmak
punish f. yalayıp yutmak
punish f. ceza uygulamak
punish f. zarar vermek
punish f. eziyet çektirmek
punish f. incitmek
punish f. ıstırap vermek
punish f. hasar vermek
punish f. zedelemek
punish f. rakibinin hatasından yararlanmak
Argo
punish f. oymak

"punish" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
punish as a warning or deterrent to others f. başkalarına ibret olsun diye cezalandırmak
punish as a warning or deterrent to others f. ibret-i alem olsun diye cezalandırmak
punish as a warning or deterrent to others f. ibreti alem için cezalandırmak
punish someone for something f. için cezalandırmak
punish someone with something f. ile cezalandırmak
punish someone by something f. ile cezalandırmak
Öbek Fiiller
punish with f. ile cezalandırmak
punish with (something) f. (bir şeyi) hor kullanmak
punish (someone or oneself) for (something) f. (birini/kendini bir şey) için cezalandırmak
punish for f. -den dolayı cezalandırmak
punish for f. için cezalandırmak
punish by f. ile cezalandırmak
punish with (something) f. (bir şeye) fazla yüklenmek
punish with (something) f. (bir şeye) kötü davranmak
punish with (something) f. (bir şeyle) cezalandırmak
punish by f. -erek cezalandırmak
punish (someone or oneself) for (something) f. (birini/kendini bir şeyden) dolayı cezalandırmak
punish (someone or oneself) by (doing something) f. (birine/kendine bir şey yaparak) ceza vermek
punish (someone or oneself) by (doing something) f. (birini/kendini bir şey yaparak) cezalandırmak
punish with (something) f. (bir şeye) zarar verecek şekilde davranmak
punish with (something) f. (bir şeye) sert davranmak
Hukuk
punish by a pecuniary penalty f. para cezasına çarptırmak
Siyasal
punish (a party) at the ballot box f. sandığa gömmek