| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | knife i. | bıçak | ||
|
Some chef knives are too sharp to be used by amateurs. Bazı şef bıçakları, amatörlerin kullanamayacağı kadar keskin. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | knife i. | bıçak | ||
|
Some chef knives are too sharp to be used by amateurs. Bazı şef bıçakları, amatörlerin kullanamayacağı kadar keskin. More Sentences |
||||
| Genel | knife f. | bıçaklamak | ||
|
The poor man was five times knifed by the robber. Zavallı adam hırsız tarafından beş kez bıçaklanmıştı. More Sentences |
||||
| Genel | knife i. | çakı | ||
| Genel | knife i. | tığ | ||
| Genel | knife i. | uzun ve ince keskin çıkıntı | ||
| Genel | knife f. | arkadan vurmak | ||
| Genel | knife f. | kesmek | ||
| Genel | knife f. | bıçakla kesmek | ||
| Genel | knife f. | bıçakla yarmak | ||
| Genel | knife f. | bıçakla yarıyormuşçasına bölmek | ||
| Genel | knife f. | gizlice kuyusunu kazmak | ||
| Genel | knife f. | dışlamak için sistematik olarak yok saymak | ||