knife - Türkisch Englisch Wörterbuch

knife

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

knife — Definition

Bedeutung:
bıçak
Aussprache (IPA):
(AmE /naɪf/ – BrE /naɪf/)
Wortart:
İsim: knife (knives)
Synonyme:
blade
Antonyme:
blunt tool

Bedeutungen von dem Begriff "knife" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 13 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
knife n. bıçak
Some chef knives are too sharp to be used by amateurs.
Bazı şef bıçakları, amatörlerin kullanamayacağı kadar keskin.

More Sentences
General
knife n. bıçak
Some chef knives are too sharp to be used by amateurs.
Bazı şef bıçakları, amatörlerin kullanamayacağı kadar keskin.

More Sentences
knife v. bıçaklamak
The poor man was five times knifed by the robber.
Zavallı adam hırsız tarafından beş kez bıçaklanmıştı.

More Sentences
knife n. çakı
knife n. tığ
knife n. uzun ve ince keskin çıkıntı
knife v. arkadan vurmak
knife v. kesmek
knife v. bıçakla kesmek
knife v. bıçakla yarmak
knife v. bıçakla yarıyormuşçasına bölmek
knife v. gizlice kuyusunu kazmak
knife v. dışlamak için sistematik olarak yok saymak

Bedeutungen, die der Begriff "knife" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
pocket knife n. çakı
knife holder n. bıçaklık
with a knife adj. bıçaklı
General
fruit knife n. meyve bıçağı
clasp knife n. sustalı bıçak
bowie knife n. uzun ve eğri bıçak
flick knife n. sustalı çakı
knife grinder n. çarkçı
knife sharpener n. bıçak bileyici alet
table knife n. sofra bıçağı
knife sharpener n. bileği
scraping knife n. rakle
stripping knife n. rakle
grafting knife n. aşı bıçağı
pruning knife n. budama bıçağı
automatic knife n. sustalı bıçak
knife grinder n. bıçak bileyici
butcher knife n. kasap bıçağı
doctor knife n. rakle
clasp knife n. büyük çakı
knife grinder n. bileği taşı
chopping knife n. satır
budding knife n. aşı bıçağı
carving knife n. sofrada kullanılan et bıçağı
carving knife n. oymacılık bıçağı
knife edge n. bıçak ağzı
putty knife n. macun ıspatulası
scraping knife n. sıyırıcı
knife grinder n. bileyici
stripping knife n. sıyırıcı
shoemaker's knife n. falçeta
war of the knife n. süngü savaşı
surgeon's knife n. bisturi
clasp knife n. sustalı çakı
doctor knife n. sıyırıcı
flick knife n. sustalı bıçak
paper knife n. kağıt bıçağı
bread knife n. ekmek bıçağı
knife wound n. bıçak yarası
stationery knife n. maket bıçağı
carpet knife n. maket bıçağı
razor blade knife n. maket bıçağı
utility knife n. maket bıçağı
stanley knife n. maket bıçağı
ceramic knife n. seramik bıçağı
flick-knife n. sustalı bıçak
knife-edge n. bıçak ağzı
jack-knife n. büyük çakı
paring knife n. soyma bıçağı
knife fight n. bıçaklı kavga
knife fight n. bıçak düellosu
sharp knife n. keskin bıçak
blunt knife n. kör bıçak
dull knife n. kör bıçak
craft knife n. maket bıçağı
pouch for knife fork spoon n. bıçak çatal kaşık kılıfı
hunting knife n. av bıçağı
fish knife n. balık bıçağı
hand knife n. el bıçağı
rusted/rusty knife n. paslı bıçak
butter knife n. tereyağ bıçağı
pocket knife n. cep bıçağı
knife-rest n. bıçak altlığı
knife case n. bıçak kılıfı
knife box n. bıçak kasası
knife box n. bıçak kutusu
knife marks n. bıçak izleri
carving knife n. et bıçağı
knife fight n. bıçaklı dövüş
knife fighter n. bıçak dövüşçüsü
doner knife attack n. döner bıçağıyla saldırı
knife attack n. bıçaklı saldırı
knife attack method n. bıçakla saldırı yöntemi
stainless steel knife n. paslanmaz çelik bıçak
snap blade knife n. falçata
knife edge n. bıçak sırtı (terazi)
saw edge bread knife n. testere ağızlı ekmek bıçağı
saw edge bread knife n. testereli ekmek bıçağı
bowie knife n. bir tür av bıçağı
chopping knife n. et bıçağı
swiss army knife n. isviçre çakısı
snap off knife n. maket bıçağı
snap off knife n. falçata
knife throwing n. bıçak atma
jack-knife n. iri çakı
jack-knife n. çakı
jack-knife n. sustalı çakı
pocket-knife n. çakı
jack-knife n. büyük cep çakısı
pocket-knife n. cep bıçağı
swiss pocket knife n. isviçre çakısı
dessert knife n. tatlı bıçağı
knife scar n. bıçak izi
butterfly knife n. kelebek bıçak
salad knife n. salata bıçağı
trench knife n. (savaşta) yakın dövüş bıçağı
trench knife n. muharebe bıçağı
sickle-shaped knife n. tahra
band knife n. kumaş ve benzeri ince ve yumuşak malzeme kesme aleti
bench knife n. hamur kesme/sıyırma bıçağı
punch knife n. yakın dövüş bıçağı
case knife n. yemek bıçağı
paper knife n. mektup açacağı
letter knife n. zarf açacağı
paper knife n. zarf açacağı
letter knife n. kağıt bıçağı
letter knife n. mektup açacağı
paper knife n. kağıt bıçağı
boning knife n. sıyırma bıçağı
knife thrust n. keskin ve sivri bir araçla yapılan kuvvetli darbe
knife-edge n. keskin ve dar kenar
knife rest n. bıçaklık
knife rest n. bıçak standı
knife rest n. bıçak altlığı
knife edge n. karar verme sürecindeki kırılma noktası
knife thrust n. bıçakla yapılan kuvvetli darbe
knife pleat n. bir yöne kıvrılmış tek pli
knife-point n. bıçağın sivri ucu
knife edge n. kritik nokta
voiding knife n. yiyecek parçalarını toplayıp bir kaba koymak için kullanılan bir bıçak
skinning knife n. yüzme bıçağı
bolo knife n. bolo bıçağı
bush knife [australia] n. taktik bıçak
batangas knife n. kelebek bıçak
fan knife n. kelebek bıçak
gully knife [dialect] [uk] n. kılıç
gully knife [dialect] [uk] n. büyük bıçak (kasap bıçağı, et bıçağı)
knife holder n. bıçaklık
flick-knife n. düğmeye basılınca açılan cep çakısı
flick-knife n. çakı bıçak
flick knife n. çakı bıçak
flick knife n. düğmeye basılınca açılan cep çakısı
scalping knife n. kızılderililerin düşmanın kafa derisini yüzmek için kullandıkları bıçak
spalding knife n. ahşap saplı bir çakı türü
spalding knife n. morina ayıklama bıçağı
spalting knife n. morina ayıklama bıçağı
pallet knife n. palet bıçağı
attack with a drawn knife v. bıçak çekmek
have one's knife into somebody v. kancayı takmak
peel off with knife v. bıçakla sıyırmak
get one's knife into v. içine bıçak sokmak
get one's knife into v. bıçaklamak
get one's knife into v. kesmek
get one's knife into v. ameliyat etmek
draw (out) a knife v. bıçak çekmek
pull (out) a knife v. bıçak çekmek
take out a knife v. bıçak çekmek
sharpen a knife v. bıçak bilemek
draw a knife v. bıçak çizmek
attack with a knife v. bıçakla saldırmak