cutting - Türkçe İngilizce Sözlük

cutting

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cutting — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kesme, iğneleyici
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkʌtɪŋ/ – BrE /ˈkʌtɪŋ/)
Terim Türü:
İsim/Sıfat
Kesme eylemini veya söz/üslup açısından “can yakıcı, iğneleyici” tonu tanımlayan sözcüktür. Cut fiilinin -ing biçimidir; modern dilde fiziksel işlemle duygusal etkiyi aynı kelimede birleştirebilen güçlü bir sıfatlaşma örneği sunar.
Eş Anlamlılar:
slicing, biting
Zıt Anlamlılar:
soothing, gentle

"cutting" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 72 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
cutting i. kesim
The Multipurpose Cutting Kit is the perfect option for repetitive cuts.
Çok Amaçlı Kesme Kiti, tekrarlayan kesimler için mükemmel bir seçenektir.

More Sentences
cutting i. kesme
Cost-cutting and cutting corners caused the biggest environmental disaster in history.
Maliyet azaltma ve köşeleri kesme, tarihteki en büyük çevre felaketine neden oldu.

More Sentences
cutting s. kesici
The classification of cutting tools can be made according to various criteria.
Kesici takımların sınıflandırılması çeşitli kriterlere göre yapılabilir.

More Sentences
Genel
cutting i. kupür
The wall of full of newspaper cuttings.
Duvar gazete kupürleriyle dolu.

More Sentences
cutting i. çelik
Plant the cuttings in the soil and irrigate.
Çelikleri toprağa dikin ve sulayın.

More Sentences
cutting i. geçit
The train was going through the cutting.
Tren tünele doğru ilerliyordu.

More Sentences
cutting s. iğneleyici
The press member asked a cutting question.
Basın mensubu iğneleyici bir soru sordu.

More Sentences
Teknik
cutting i. kesme
Cost-cutting and cutting corners caused the biggest environmental disaster in history.
Maliyet azaltma ve köşeleri kesme, tarihteki en büyük çevre felaketine neden oldu.

More Sentences
Tarım
cutting i. çelik
Plant the cuttings in the soil and irrigate.
Çelikleri toprağa dikin ve sulayın.

More Sentences
Genel
cutting i. yol açma
cutting i. kenar
cutting i. aşı dalı
cutting i. hafriyat
cutting i. yontma
cutting i. yol
cutting i. kesiş
cutting i. kurgu hazırlığı
cutting i. biçme
cutting i. çentik
cutting i. kıymık
cutting i. kıyım
cutting i. kertik
cutting i. yonga
cutting i. yarma
cutting i. doğrama
cutting i. daldırma
cutting i. kazı
cutting i. dal çeliği
cutting i. kazma
cutting i. tünel
cutting i. budanmış parça
cutting i. kesilerek yapılan şey
cutting i. kayıt
cutting i. yazıcı
cutting i. belirli bir hayvanın büyükbaş sürüsünden çıkarılması
cutting i. atların bir hayvanı sürüden çıkarma becerilerini sergilediği yarışma
cutting i. faça atma
cutting s. kırıcı (söz)
cutting s. keskin
cutting s. sert (rüzgar)
cutting s. incitici
cutting s. dondurucu
cutting s. kesen
cutting s. acı
cutting s. iğneli
cutting s. kırıcı
cutting s. içe işleyen
cutting s. içine işleyen
cutting s. ağır
cutting s. kıyıcı
cutting s. keskin (rüzgar)
cutting s. sert
cutting s. kesik
cutting s. büyükbaş sürüsündeki belirli bir hayvanı saf dışı bırakmak için eğitilen (at)
cutting s. hayvanı sürüden çıkarma yarışması için eğitilen (at)
Ticaret/Ekonomi
cutting i. fiyat indirme
cutting i. fiyatları indirme
cutting i. kupon
Teknik
cutting i. cam kesme
Tekstil
cutting i. teyelleme
cutting i. teyel
Otomotiv
cutting i. eleme
cutting i. talaş kaldırma
Demiryolu
cutting i. yüksek zemin içinden kara veya demiryolunun geçmesi için kazılan hat
Botanik
cutting s. kesmek üzere yetiştirilen
cutting s. toplanmak üzere yetiştirilen
Tarım
cutting i. aşı kalemi
cutting i. budama
cutting i. çelikleme
cutting i. ilk çıkan bitki tomurcuğu
Sinema
cutting i. film montajı
cutting i. filmde gösterilecek sahnelerin seçimini ve montajını yapma

"cutting" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
cutting with scissors i. makaslama
cutting words i. iğneli söz
price cutting i. indirim
cutting room i. kurgu odası
cutting out i. biçki
cutting down i. kısıntı
cube cutting machine i. küp kesme makinesi
cutting edge technology i. son teknoloji
cutting room i. montaj odası
cutting edge i. ağız
stone cutting i. taş kesme
stone cutting i. taşçılık
gas cutting i. gaz kesme
cutting edge i. bıçak ağzı
thread cutting i. diş kesme
cutting up i. doğrama
price cutting i. fiyat kırma
cutting for grafting i. aşı kalemi
gear cutting i. diş kesme
eye cutting i. göz aşısı
reed cutting i. sazcılık
cutting down of expenses i. masrafları kısma
iron cutting machine i. demir kesme makinesi
iron cutting machine i. demir makası
underwater welding and cutting i. sualtı kaynağı ve kesme
marble cutting i. mermer kesme
ribbon cutting i. kurdele kesme
budget cutting i. bütçe kısma
hair cutting machine i. saç kesim makinesi
back cutting i. eğreti
back cutting i. ek kazı
cutting head i. kesme kafası
cutting curb i. çarık
cutting and bending i. kesme ve kıvırma
cutting die i. keser zımba
cutting list i. demir kesim listesi
cutting die i. zımba
cutting edge i. kesici kenar
cutting edge i. kesici yüz
cutting list i. cins ve boyut listesi
cutting list i. kereste kesim listesi
cutting-edge technology i. gelişmiş teknoloji
cutting-edge technology i. son teknoloji
cutting-edge technology i. üstün teknoloji
paper-cutting i. kağıt oymacılığı
metal-cutting i. metal-kesme
paper-cutting machines i. kağıt oyma makineleri
press cutting i. kupür
cutting-edge high technology i. ileri teknoloji
hair cutting i. saç kesme
cutting edge i. keskin kenar
newspaper cutting i. gazete kupürü
jewel cutting i. mücevher kesme
crinkle cutting i. tırtıklı kesim
cutting ceremony i. temel atma töreni
sod-cutting ceremony i. temel atma töreni
cutting [obsolete] i. toprak vergisi
cutting horse i. büyükbaşın sürüden ayrılması için kullanılan küçük bir binek atı
cutting [obsolete] i. vergi
cutting with scissors i. makasla kesme
cutting-edge i. ivme
cutting-edge i. avantaj
cross-cutting i. birbirinden bağımsız parçaları ilişkilendirme
cutting edge f. zayıflatmak
price cutting s. tenezzül eden
cutting-edge s. en ileri (teknoloji vb)
cutting-edge s. modern
cutting-edge s. en son
metal-cutting s. metali kesecek kadar sert ve keskin
cutting edge s. en başta olan
cutting edge s. en önde duran
cutting edge s. önde olan
cutting edge s. liderlik eden
cross-cutting s. normalde birbirinden bağımsız veya farklı çıkarlara sahip tarafları birbirine bağlama
cutting-edge s. en ileri
cutting-edge s. öncü
cutting-edge s. son teknoloji
Konuşma Dili
cutting in line i. (kuyruk/sıra) kaynak yapma
cutting edge i. en çağdaş
cutting edge i. en yeni
cutting [ireland] i. açık gözlülük
cutting [ireland] i. hızlı tepki verebilme
cutting [ireland] i. hızlı düşünebilme
cutting [ireland] i. cin gibi olma
cutting edge expr. en muasır
Deyim
cutting corners i. kestirmeden gitme
at the cutting edge i. en ileri
on the cutting edge i. en ileri
cutting edge i. bir numara
a cutting edge i. avantaj
a cutting edge i. üstünlük
cutting edge i. en önde gelen
cutting edge i. üstün teknoloji
a cutting edge i. rüçhan
cutting edge i. gelişmiş teknoloji
cutting edge i. ileri teknoloji
cord-cutting i. kablolu tv aboneliğini iptal etme
cord-cutting i. eski kablolu kanal aboneliğine son verip başka aboneliklere (online tv platformları) geçme
nut-cutting time i. dönüm noktası
nut-cutting time i. bir şeylerin değişmesi gereken an
cutting remark i. bel altı vuran yorum
nut-cutting time i. karar anı
cutting remark i. iğneli laf
nut-cutting time i. kritik zaman
cutting remark i. iğneleyici söz
be on the cutting room floor f. çıkarılmak
be on the cutting room floor f. hariç tutulmak
be on the cutting room floor f. dahil edilmemek
be cutting it fine f. hata/şaşırma payı olmadan yapmak/yaşamak
be cutting it fine f. çok az hata payıyla yapmak/yaşamak
be cutting it fine f. kılı kılına yapmak/yaşamak
be cutting it fine f. ucu ucuna yapmak/yaşamak
be cutting it fine f. kıl payı yapmak/yaşamak
be cutting (one's) own throat f. (kendi) ipini çekmek
be cutting (one's) own throat f. (kendi) kuyusunu kazmak
be cutting it fine f. kılı kılına yapmak
be cutting it close f. kıl payı yapmak
be cutting it close f. kılı kılına yapmak
be cutting your own throat f. kendi kuyusunu kazmak
be cutting (one's) own throat f. (kendi) felaketini hazırlamak
be cutting it fine f. son anda yapmak
be cutting your own throat f. kendi felaketini hazırlamak
be cutting your own throat f. kendi bindiğin dalı kesmek
be cutting (one's) own throat f. (kendi) bindiği dalı kesmek
be cutting it close f. ucu ucuna yapmak
be cutting it close f. son anda yapmak
be cutting it fine f. ucu ucuna yapmak
be cutting it fine f. kıl payı yapmak
be cutting your own throat f. kendi ipini çekmek
(be at) the cutting edge (of something) s. (bir şeyin) en yenisi (olmak)
(be at) the cutting edge (of something) s. (bir şeyin) en çağdaşı (olmak)
(be at) the cutting edge (of something) s. (bir şeyin) en gelişmişi (olmak)
(be at) the cutting edge (of something) s. (bir şeyin) en son çıkanı (olmak)
(be at) the cutting edge (of something) s. (bir şeyin) en ileri teknolojisi (olmak)
on the cutting edge expr. en modern
at the cutting edge expr. en modern
at the cutting edge expr. en son teknolojiyle hazırlanmış
on the cutting edge expr. en son teknolojiyle hazırlanmış
at the cutting edge of something expr. en yeni ve ileri aşama veya safhada
on the cutting edge of something expr. en yeni ve ileri aşama veya safhada
at the cutting edge of something expr. bilimsel/teknolojik gelişme ve ilerlemenin en önünde/en uç noktasında
on the cutting edge of something expr. bilimsel/teknolojik gelişme ve ilerlemenin en önünde/en uç noktasında
cutting through butter expr. tereyağından kıl çeker gibi
on the cutting room floor expr. kesilip atılmış
on the cutting room floor expr. montajda kesilmiş
on the cutting room floor expr. çıkarılmış
on the cutting room floor expr. hariç tutulmuş
on the cutting room floor expr. son ürüne/ sonuca dahil edilmemiş
Ticaret/Ekonomi
price cutting i. fiyat düşürme
cost cutting i. masrafını azaltma