acute - Türkçe İngilizce Sözlük

acute

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

acute — Definition

Anlamı ve Tanımı:
akut, şiddetli, keskin
Okunuş (IPA):
(AmE /əˈkjuːt/ – BrE /əˈkjuːt/)
Terim Türü:
Sıfat
Tıpta ani başlayan ve genellikle kısa süreli fakat yoğun durumları; genel dilde de “keskin/çok belirgin” niteliği ifade eden sıfattır. Latince acutus (“keskin”) kökünden günümüze ulaşmıştır ve klinik sınıflandırmada “acute vs chronic” ayrımıyla merkezîleşmiştir.
Eş Anlamlılar:
severe, intense, sharp
Zıt Anlamlılar:
mild, chronic, dull

"acute" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 44 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
acute s. şiddetli
Of course, the first was acute disappointment at the failure of diplomatic efforts.
Elbette bunlardan ilki, diplomatik çabaların başarısızlığa uğramasından duyulan şiddetli hayal kırıklığıydı.

More Sentences
acute s. akut
This is a case of acute sinusitis.
Bu bir akut sinüzit vakası.

More Sentences
acute s. ani gelişen
This drug may cause acute anxiety.
Bu ilaç ani gelişen anksiyeteye neden olabilir.

More Sentences
acute s. keskin
Owen has a very acute sense of hearing.
Owen'ın çok keskin bir işitme duyusu var.

More Sentences
Genel
acute s. aşırı
There is an acute shortage of water.
Aşırı bir su sıkıntısı var.

More Sentences
acute s. ağır
The water shortage is becoming acute.
Su sıkıntısı ağır boyutlara ulaşıyor.

More Sentences
acute s. vahim
The situation was so acute that there was an increased risk of war.
Durum o kadar vahimdir ki savaş riski artmıştır.

More Sentences
acute s. zeki
He's an acute businessman.
Çok zeki bir işadamı.

More Sentences
acute s. keskin
Owen has a very acute sense of hearing.
Owen'ın çok keskin bir işitme duyusu var.

More Sentences
acute s. dar (açı)
30° is an acute angle.
30° bir dar açıdır.

More Sentences
acute s. derinlemesine
This article is an acute analysis of the situation.
Bu makale durumun derinlemesine bir analizi niteliğindedir.

More Sentences
acute s. aküt
The 'e' in 'café' is marked with an acute accent.
Café' kelimesindeki 'e' harfi aküt aksan ile işaretlenmiştir.

More Sentences
Psikoloji
acute s. akut
This is a case of acute sinusitis.
Bu bir akut sinüzit vakası.

More Sentences
Gıda
acute s. akut
This is a case of acute sinusitis.
Bu bir akut sinüzit vakası.

More Sentences
Dilbilim
acute i. aküt
The 'e' in 'café' is marked with an acute accent.
Café' kelimesindeki 'e' harfi aküt aksan ile işaretlenmiştir.

More Sentences
Genel
acute s. sivri
acute s. kritik
acute s. açıkgöz
acute s. tiz
acute s. akıllı
acute s. güçlü
acute s. hassas
acute s. (açı) sivri
acute s. yoğun
acute s. ani başlayan
acute s. had safhada
acute s. son evrede
acute s. dikkatli
acute s. çabuk anlayan
acute s. derin (kavrama)
acute s. duyarlı
acute s. aşırı hassas
acute s. bariz
acute s. belirgin
Teknik
acute s. kronik olmayan
Bilgisayar
acute s. ince
Medikal
acute s. evegen
Gıda
acute s. ani
Geometri
acute s. dar açılı
Deniz Biyolojisi
acute s. ivegen
acute s. yoğun etkili
Dilbilim
acute s. tiz
Müzik
acute i. en ince ses
Osmanlıca
acute s. zeyrek

"acute" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
acute triangle i. dar üçgen
acute care i. akut tedavi
acute angle i. dar açı
acute accent i. tiz aksan
acute pain i. akut ağrı
acute mind i. keskin zeka
acute hearing i. çok iyi işitme
acute pain i. şiddetli ağrı
acute sound i. tiz ses
acute arch i. sivri kemer
acute arch i. sivri kavis
Deyim
acute observer i. keskin ayrımlar yapabilen kimse
acute observer i. anlama kabiliyeti yüksek kimse
acute observer i. zeki gözlemci
acute observer i. kavrayışı/idrak yeteneği yüksek kimse
acute observer i. iyi gözlemci
acute observer i. keskin gözlemci
Teknik
acute angled triangle i. dar açılı üçgen
acute angle i. 90 dereceden küçük açı
acute irradiation i. akut ışınımlanma
acute triangle i. dar açılı üçgen
acute triangle i. dar üçgen
acute-angled triangle i. dar açılı üçgen
acute angle i. dar açı
acute-angled i. dar açılı
acute angled s. dar açılı
İnşaat
acute arch i. sivri kemer
Otomotiv
acute angle i. dar açı
Denizcilik
acute toxicant i. son derece tehlikeli zehirli maddeler
Medikal
acute miliary tuberculosis i. akut miliyar tuberkülöz
acute sample i. akut örnek
acute inpatient ward i. yataklı hasta koğuşu
acute ophtalmoplegia i. akut oftalmopleji
newborn acute anemia i. yenidoğanda akut anemi
acute pulmonary edema i. akut pulmoner ödem
acute brain disorder i. akut beyin rahatsızlığı
acute traumatic disorder i. travmatik rahatsızlık
acute disease i. akut hastalık
acute hazards i. akut tehlike
acute hazards i. akut zarar
acute anxiety i. akut endişe
acute hazards i. akut riskler
acute respiratory disease i. akut solunum yetmezliği
acute hallucinosis i. akut halusinasyon
acute myelogenous leukemia i. akut miyeloid lösemi
acute myocardial infarction i. akut miyokard infarktüs
acute stage of disease i. hastalığın akut devresi
acute radiation health effects i. radyasyon akut etkileri
diffuse acute infective mastitis i. panmastit
acute mercury poisoning i. akut cıva zehirlenmesi
acute alcohol intoxication i. akut alkol entoksikasyonu
acute intoxication i. akut zehirlenme
acute purulent peripachymenengitis i. peripakimenenjit
acute alcoholic myopathy i. akut alkolik miyopati
acute confusional state i. akut konfüzyonel durum
severe acute respiratory syndrome i. ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu
acute effect i. akut etki
acute kidney failure i. akut böbrek yetmezliği
acute kidney injury i. akut böbrek yetmezliği
acute renal failure i. akut böbrek yetmezliği
acute diarrhoea i. akut ishal
acute-mania i. akut-mani
acute anterior poliomyelitis i. çocuk felci
acute phase response i. akut evresi tepkisi
acute setting i. akut ortam
acute decompensated heart failure i. akut dekompanse kalp yetmezliği
acute bloody diarrhea i. akut kanlı ishal
acute radiation health effects i. akut radyasyon etkileri
epidemic of acute enteric disease i. akut bağırsak enfeksiyonu salgını
epidemic of acute enteric disease i. akut bağırsak enfeksiyon salgını
acute laryngitis i. akut larenjit
acute respiratory disorder i. ağır solunum bozukluğu
acute circulatory failure i. akut dolaşım yetmezliği
acute inflammatory demyelinating polyradiculoneuropathy i. akut inflamatuvar demiyelinizan poliradikülonöropati
acute pain i. şiddetli sancı
acute flaccid paralysis i. akut flask paralizi
acute toxicity test i. akut zehirlilik testi
acute respiratory distress syndrome i. akut solunum sıkıntısı sendromu
acute myeloblastic leukemia i. akut miyeloblastik lösemi
acute thrombosis of stenotic vessels i. stenotik damarların akut trombozu
acute mesenteric ischemia i. akut mezenterik iskemi
acute cardiac event i. akut kardiyak olay
advanced acute stage i. ilerleyen kronikleşme süreci
inflammation and acute neurological insufficiency attacks i. alevlenme ve akut nörolojik yetersizlik atakları
drug-induced acute hepatitis i. ilaca bağlı karaciğer hasarı
acute sinusitis i. akut sinüzit
clinical diagnosis of acute sinusitis i. klinik akut sinüzit tanısı
acute pericarditis i. akut perikardit
acute viral conjunctivitis i. akut viral konjunktivit
acute nonspecific follicular conjunctivitis i. akut nonspesifik basit folliküler konjunktivit
acute attacks of migraine i. akut migren nöbetleri
acute infectious gastroenteritis i. akut infeksiyöz gastroenterit
acute adrenal insufficiency i. akut adrenal yetmezlik
acute liver failure i. akut karaciğer yetmezliği
acute fatty liver of pregnancy i. gebeliğin akut yağlı karaciğeri
acute viral hepatitis i. akut viral hepatit
acute injury i. akut yaralanma
acute liver failure i. akut karaciğer yetersizliği
acute coronary syndrome i. akut koroner sendrom
acute stroke prevention i. akut inmeyi önleme
acute abdominal pain i. akut batın ağrısı
acute respiratory distress syndrome i. akut solunum yetersizliği
acute urticaria i. akut ürtiker
acute femoral compartment syndrome i. akut femoral kompartman sendromu
treatment of acute spinal cord injury i. akut spinal kord hasarlanması tedavisi
acute myeloid leukemia i. akut miyeloid lösemi
acute uncomplicated urinary tract infection i. akut basit idrar yolu enfeksiyonu
severe acute respiratory syndrome i. sars
acute exacerbation i. akut alevlenme
acute rest-myocardial perfusion scintigraphy i. akut rest-miyokard perfüzyon sintigrafisi
patients presenting with acute chest pain i. akut göğüs ağrısı olan hastalar
acute coronary syndromes i. akut koroner sendromlar
acute bacterial skin infections i. cilt-altı dokusunun akut bakteriyel enfeksiyonları
acute bacterial pharyngitis i. akut bakteriyel farenjit
acute inflammatory response markers i. akut inflamatuar yanıt belirteçleri
early phase of acute pancreatitis i. akut pankreatitin erken fazı/dönemi
lung injury in hydrogen peroxide-induced acute pancreatitis i. hidrojen peroksit ile oluşan akut pankreatitte akciğer hasarı
acute pancreatitis i. akut pankreatit
acute brain stem infarct i. akut beyin sapı infarktı
acute ischemic infarct in the brain stem i. beyin sapında akut iskemik infarkt
acute ischemic stroke i. akut iskemik inme
acute stroke patient i. akut inme hastası
acute stroke patient with hemiparesis i. akut inmeli hemiparezik hasta
acute neurologic disease i. akut nörolojik hastalık
acute appendicitis i. akut apandisit
acute exacerbation of chronic obstructive pulmonary disease i. kronik obstrüktif akciğer hastalığının akut infeksiyöz alevlenmesi
acute left-sided pleuritic chest pain i. solda akut plöritik göğüs ağrısı
acute left-sided hemiplegia i. akut sol hemipleji
acute or relapsing inflammatory demyelination i. akut ya da tekrarlayıcı inflamatuar demiyelinizasyon
acute visual lost i. akut görme kaybı
acute necrotizing hemorrhagic leukoencephalitis i. akut nekrotizan hemorajik lökoensefalit
acute immune thrombocytopenic purpura i. akut immun trombositopenik purpura
acute transverse myelitis i. akut transvers miyelite
acute paraparesis i. akut paraparezi
acute renal insufficiency i. akut böbrek yetmezliği
acute hemodynamic deterioration i. akut hemodinamik bozulma
acute paralysis of the mimic muscles i. mimik kaslarının akut felci
acute pyretic disease i. akut ateşli hastalık
acute bilateral basal ganglia injury i. akut bilateral bazal ganglion hasarı
acute disseminated encephalomyelitis i. akut dissemine ensefalomyelit
acute normovolemic hemodilution i. akut normovolemik hemodilüsyon
acute upper airway obstruction i. akut üst hava yolu obstrüksiyonu
acute interstitial pancreatitis and pulmonary edema i. akut interstisyel pankreatit ve akciğer ödemi
acute traumatic macroglossia i. akut travmatik makroglossi
acute or chronic basis i. akut veya kronik zemin
ischemia due to acute vascular events i. akut vasküler olaylara bağlı iskemi
acute pain treatment i. akut ağrı tedavisi
acute anuric renal failure i. akut anürik böbrek yetmezliği
acute venous thromboembolic disease i. akut venöz tromboembolik hastalık
acute myocardial infarction i. akut miyokard enfarktüsü