severe - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

severe

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"severe" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
severe s. haşin
severe s. sert
severe s. şiddetli
General
severe s. keskin
severe s. çok sade
severe s. acı
severe s. güç (bir şey)
severe s. şedit
severe s. zor
severe s. sade
severe s. sıkı
severe s. büyük (zarar)
severe s. çok acıtan
severe s. sertlik
severe s. kantarlı
severe s. yeğin
severe s. sunturlu
severe s. yalın
severe s. ağır
severe s. ciddi
Technical
severe şiddetli
severe sert
severe ciddi
severe katı

"severe" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 168 sonuç

İngilizce Türkçe
General
be in severe pain f. acılar içinde kıvranmak
become severe f. yeğinleşmek
become severe f. sertleşmek
become severe (illness) f. ciddi bir hal almak (hastalık)
get a severe blow f. ağır bir darbe yemek
get a severe blow f. acı bir darbe yemek
go through a severe trauma f. ağır bir travma geçirmek
suffer a severe trauma f. ağır bir travma geçirmek
take severe measures f. sert önlemler almak
a severe criticism i. sıkı bir eleştiri
becoming severe i. sertleşme
severe accident i. ağır kaza
severe burn i. şiddetli yanık
severe burn i. ciddi yanık
severe climate i. sert iklim
severe climate conditions i. sert iklim şartları
severe climate conditions i. sert iklim koşulları
severe climatic conditions i. sert iklim şartları
severe climatic conditions i. sert iklim koşulları
severe conditions i. ağır şartlar
severe conflict i. şiddetli geçimsizlik
severe criticism i. ağır eleştiri
severe criticism i. acımasız eleştiri
severe criticism i. sert eleştiri
severe damage i. cihaz veya tesislerdeki hasar
severe damage i. ağır zarar
severe depression i. ağır depresyon
severe economic crisis i. ağır ekonomik kriz
severe epidemic i. pandemi
severe injury i. ağır yaralanma
severe injury i. ağır zarar
severe loss i. ağır zarar
severe losses i. ağır kayıplar
severe nausea and vomiting i. şiddetli bulantı ve kusma
severe pain i. can acısı
severe pain i. kulunç
severe penalty i. sert ceza
severe penalty i. ağır ceza
severe poverty i. fakr u zaruret
severe poverty i. fakru zaruret
severe poverty i. aşırı yoksulluk
severe provocation i. ağır tahrik
severe punishment i. ağır ceza
severe restriction i. sıkı kısıtlama
severe sanction i. ağır yaptırım
severe service conditions i. ağır hizmet şartları
severe service conditions i. ağır hizmet koşulları
severe storm i. şiddetli fırtına
severe trauma i. ağır travma
severe weather conditions i. sert hava koşulları
severe weather conditions i. sert hava şartları
severe winter cold i. kış kıyamet
Colloquial
a severe blow ağır bir darbe
Trade/Economic
severe competition aşırı rekabet
severe competition yoğun rekabet
severe competition environment aşırı rekabet ortamı
severe disablement allowance şiddetli engellilik ödeneği
Law
severe neglect ağır ihmal
Politics
severe disability premium ileri derecede özürlülük primi (uk)
Technical
severe ambient conditions ağır ortam şartları
severe constraints ciddi kısıtlamalar
severe static environmental conditions ağır statik çevre şartları
Textile
range of washing procedures from mild to severe orta etkinlik ile sert etkinlik arasındaki yıkama işlemleri
Marine
local severe rainfall yerel şiddetli yağış
severe storm şiddetli fırtına
Medical
cutaneous necrotizing vasculitis with severe prognosis ciddi seyirli kutanöz nekrotizan vaskülit
development of premature and severe atherosclerosis prematür ve şiddetli ateroskleroz gelişimi
infection with severe clinical manifestation şiddetli klinik seyir gösteren enfeksiyon
insulin deficiency and severe hyperglycemia insülin eksikliği ve ağır hiperglisemi
less severe daha az ciddi
less severe önem seviyesi düşük
less severe daha önemsiz
life-threatening severe metabolic decompensation yaşamı tehdit eden ağır metabolik dekompansasyon
long-standing severe untreated hypothyroidism uzun süreli tedavi edilmemiş şiddetli/ağır hipotiroid
moderate to severe aortic regurgitation orta-ciddi aort yetmezliği
moderate-to-severe obstructive sleep apnea orta-ileri derece obstrüktif uyku apne sendromu
periorbital and frontotemporal severe pain periorbital ve frontotemporal yerleşimli şiddetli ağrı
radiation sigmoiditis with severe activity ağır aktiviteli radyasyon rektosigmoidit
scid (severe combined immunodeficiency) ciddi kombine bağışıklık yetmezliği
severe abdominal pain and vomiting şiddetli karın ağrısı ve kusma
severe acute respiratory syndrome sars
severe acute respiratory syndrome ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu
severe anemia ağır anemi
severe asthma attack ağır astım atağı
severe bacterial infections ciddi bakteriyel enfeksiyonlar
severe bowel dysfunction ciddi bağırsak fonksiyon bozukluğu
severe brain damage ağır beyin hasarı
severe brain damage şiddetli beyin hasarı
severe cerebellar hypoplasia ağır serebellar hipoplazi
severe cerebellar hypoplasia serebellumun ileri derecede hipoplazik olması
severe clinical course ağır klinik seyir
severe congenital neutropenia ağır konjenital nötropeni
severe coronary artery disease ciddi koroner arter hastalığı
severe disability ağır dizabilite
severe disease ağır seyirli hastalık
severe dizziness şiddetli baş dönmesi
severe effects ağır etkiler
severe feeding difficulty ağır beslenme sorunu
severe fibrosis ileri fibrozi
severe genital ulceration induced by imiquimod imiquimoda bağlı şiddetli genital ülserasyon
severe headache şiddetli baş ağrısı
severe hemoptysis şiddetli hemoptizi
severe hyperbilirubinemia şiddetli hiperbilirübinemi
severe hyperphosphatemia and hyperuricemia şiddetli hiperfosfatemi ve hiperürisemi
severe hypotension şiddetli hipotansiyon
severe idiopathic pulmonary arterial hypertension ağır idiyopatik pulmoner arteryel hipertansiyon
severe kidney involvement şiddetli böbrek tutulumu
severe lachrymator şiddetli göz yaşartıcı
severe legionella pneumonia ciddi lejyonella pnömonisi
severe lesions şiddetli lezyonlar
severe local skin reactions şiddetli lokal deri reaksiyonları
severe low back pain şiddetli bel ağrısı
severe male factor infertility ağır erkek infertilitesi
severe mental retardation ileri derecede mental retardasyon
severe metabolic acidosis şiddetli metabolik asidoz
severe metabolic acidosis ağır metabolik asidoz
severe metabolic decompensation şiddetli metabolik dekompansasyon
severe myopia and macular degeneration ileri derecede miyopisi ve maküla dejenerasyonu
severe neurological defects ağır nörolojik defektler
severe neurological deficit ciddi nörolojik kayıp
severe non-alcoholic steatohepatitis şiddetli nonalkolik steatohepatit
severe pain in the chest and scapula şiddetli göğüs ve skapüler bölge ağrısı
severe parenchymal damage ağır parenkim hasarı
severe preeclampsia ağır preeklampsi
severe pre-eclamptic and normotensive patient şiddetli preeklamptik ve normotensif gebe
severe psychiatric disturbance ağır psikiyatrik bozukluk
severe psychological stress ağır psikolojik stres
severe psychomotor delay ağır psikomotor gerilik
severe pulmonary artery injury ciddi pulmoner arter yaralanması
severe renal involvement şiddetli böbrek tutulumu
severe renal tubulopathy ağır renal tübülopati
severe respiratory disorder ağır solunum bozukluğu
severe respiratory distress ciddi solunum sıkıntısı
severe respiratory distress ağır solunum yetmezliği
severe rheumatoid arthritis ciddi romatoid artrit
severe rhinophyma ileri derecede rinofima
severe salt loss from lack of mineralocorticoid acitivity mineralokortikoid eksikliğine bağlı ciddi tuz kaybı
severe shivering şiddetli titreme
severe skin losses ciddi cilt kayıpları
severe syndactyly ağır sindaktili
severe systemic hypersensitivity reaction ciddi sistemik hipersensitivite reaksiyonu
severe tardive dyskinesia şiddetli geç diskinezi
severe toxicity sign şiddetli toksisite bulgusu
severe toxicity sign şiddetli toksisite belirtisi
severe venous thrombosis ciddi venöz tromboz
severe visual impairment ileri derecede görme bozukluğu
severe visual impairment ileri düzeyde görsel kayıp
subacute severe cognitive deterioration subakut olarak ortaya çıkan ileri kognitif yıkım
Psychology
severe mental retardation ciddi zeka geriliği
severe mental retardation ileri (aşırı) zeka geriliği
Dentistry
complaint of severe mobility of the teeth with the red and swollen gingiva dişlerdeki şiddetli mobilite ve kırmızı şiş dişeti şikayeti
Pathology
severe asthma yelpik
severe birth asphyxia şiddetli doğum asfiksisi
severe cervical dysplasia şiddetli servikal displazi
severe pre-eclampsia şiddetli pre-eklampsi
severe protein-energy malnutrition şiddetli protein-enerji malnütrisyonu
severe vaginal dysplasia şiddetli vajinal displazi
severe vulvar dysplasia şiddetli vulvar displazi
Environment
local severe rain yerel şiddetli yağış
severe drought aşırı kuraklık
Geography
severe drought şiddetli kurak
Meteorology
national severe storm forecast center ulusal kuvvetli fırtına tahmin merkezi
national severe storm laboratory ulusal kuvvetli fırtına laboratuvarı
severe thunderstorm etkili oraj
severe thunderstorm kuvvetli oraj
severe weather etkili hava
Military
severe damage ciddi hasar
severe damage ağır hasar