fierce - Türkçe İngilizce Sözlük

fierce

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fierce — Definition

Anlamı ve Tanımı:
vahşi, şiddetli, amansız
Okunuş (IPA):
(AmE /fɪrs/ – BrE /fɪəs/)
Terim Türü:
Sıfat
Yoğun saldırganlık, sertlik veya kontrolsüz güç barındıran davranışları, doğa olaylarını ya da duygusal tepkileri niteleyen sözcüktür; genellikle tehditkâr, geri adım tanımaz bir etki çağrışımı taşır. Kökeni Eski Fransızca fers ve Latince ferus (“vahşi, evcilleşmemiş”) biçimlerine uzanır; hayvansı güç ve korku uyandırma fikri zamanla soyut yoğunluklara aktarılmıştır.
Eş Anlamlılar:
ferocious, savage, intense
Zıt Anlamlılar:
gentle, mild, tame

"fierce" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
fierce s. şiddetli
The president's statement met with fierce opposition.
Başkan'ın açıklaması şiddetli bir muhalefetle karşılaştı.

More Sentences
fierce s. sert
He gave me a fierce look.
Bana sert bir bakış attı.

More Sentences
fierce s. vahşi
The man backed away from the pack of fierce dogs.
Adam vahşi köpek sürüsünden uzaklaşarak geri çekildi.

More Sentences
fierce s. kızgın
Tom looks fierce.
Tom kızgın görünüyor.

More Sentences
fierce s. ateşli
Wow! You look fierce in that outfit.
Vay canına! Bu kıyafetin içinde çok ateşli görünüyorsun.

More Sentences
fierce s. azılı
Tom is a fierce competitor.
Tom azılı bir rakiptir.

More Sentences
fierce s. azgın
One reporter said he looked like a fierce bulldog.
Bir muhabir, onun azgın bir bulldog köpeğine benzediğini söyledi.

More Sentences
fierce s. öfkeli
Tom looks fierce.
Tom öfkeli görünüyor.

More Sentences
fierce s. çok
He takes fierce pride in his country.
Ülkesiyle çok gurur duyuyor.

More Sentences
fierce i. vahşet
fierce s. kötü
fierce s. hiddetli
fierce s. şevkli
fierce s. berbat
fierce s. acımasız
fierce s. delici
fierce s. keskin
fierce s. düşmanlıkla nitelenen
fierce s. düşmanlık gösteren
fierce s. aşırı güçlü
fierce s. çok tahripkar
fierce s. eylem veya duygu açısından şiddetli
fierce s. dinç
fierce s. enerjik
fierce s. gayretli
fierce s. amansız
fierce zf. şiddetle
fierce zf. aşırı
fierce zf. berbat bir şekilde
fierce zf. ateşli bir şekilde
fierce zf. sert bir şekilde

"fierce" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
fierce attack i. savlet
fierce virus i. kötücül virüs
fierce criticism i. ağır eleştiri
fierce criticism i. sert eleştiri
fierce criticism i. acımasız eleştiri
fierce storm i. şiddetli fırtına
a fierce criticism i. sıkı bir eleştiri
fierce battle i. çetin savaş
fierce attack i. şiddetli saldırı
fierce compassion i. şiddetli şefkat
become merciless and fierce f. canavar kesilmek
fierce enough s. yeterince yırtıcı
as fierce as s. kadar yırtıcı
big and fierce-looking s. haydut gibi
fierce [obsolete] s. gururlu
fierce [obsolete] s. küstah
fierce [obsolete] s. kibirli
Konuşma Dili
something fierce expr. inanılmaz derecede
something fierce expr. yoğun olarak
something fierce expr. çok kuvvetli
something fierce expr. fazlasıyla
something fierce expr. şiddetle
something fierce expr. aşırı derecede
something fierce expr. son derece
something fierce expr. çok fazla
Ticaret/Ekonomi
fierce competition i. katı rekabet
fierce competition i. sert rekabet
fierce competition i. yoğun rekabet
fierce competition environment i. aşırı rekabet ortamı
fierce competition i. aşırı rekabet
fierce competition i. amansız rekabet
fierce competition i. kıran kırana rekabet
fierce competition environment i. yoğun rekabet ortamı
Bilgisayar
fierce virus i. kötücül virüs
Otomotiv
fierce clutch i. sert kavrama
fierce clutch i. sert debriyaj