şiddetle - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

şiddetle



"şiddetle" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 35 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
şiddetle acutely zf.
General
şiddetle heavy s.
şiddetle badly zf.
şiddetle lustily zf.
şiddetle with a vengeance zf.
şiddetle stiffly zf.
şiddetle violently zf.
şiddetle with vigor zf.
şiddetle sore zf.
şiddetle intensely zf.
şiddetle drastically zf.
şiddetle strongly zf.
şiddetle strictly zf.
şiddetle fiercely zf.
şiddetle strong zf.
şiddetle discerningly zf.
şiddetle keenly zf.
şiddetle amain zf.
şiddetle urgently zf.
şiddetle a lot zf.
şiddetle roundly zf.
şiddetle hot zf.
şiddetle like anything zf.
şiddetle hard zf.
şiddetle sorely zf.
şiddetle heavily zf.
şiddetle sharp zf.
şiddetle faithfully zf.
şiddetle severely zf.
şiddetle forcibly zf.
şiddetle tempestuously zf.
şiddetle by violent means zf.
şiddetle violently zf.
Phrases
şiddetle with a strong hand
Law
şiddetle by use of violence

"şiddetle" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 118 sonuç

Türkçe İngilizce
General
bir yandan öbür yana şiddetle sallamak toss f.
birdenbire ve şiddetle çekmek jerk f.
birdenbire ve şiddetle düşmek slump f.
birini şiddetle azarlamak rake someone over the coals f.
Motosiklet, bisiklet, kayak gibi faaliyetler esnasında şiddetle düşerek kafayı yere çarpmak face-plant f.
şiddetle aleyhinde bulunmak denounce f.
şiddetle arzu etmek covet f.
şiddetle azarlamak vituperate f.
şiddetle cezalandırmak scourge f.
şiddetle çarpmak smash up f.
şiddetle çarpmak bang f.
şiddetle çarpmak (dalga) lash f.
şiddetle çarpmak (kalp) pant f.
şiddetle çekmek tug f.
şiddetle devam etmek rage f.
şiddetle eleştirmek hit out f.
şiddetle eleştirmek excoriate f.
şiddetle eleştirmek inveigh against f.
şiddetle eleştirmek badmouth f.
şiddetle eleştirmek reprehend f.
şiddetle eleştirmek rap f.
şiddetle eleştirmek slate f.
şiddetle esmek (rüzgar) whip across f.
şiddetle esmek (rüzgar) bluster f.
şiddetle esmek (rüzgar) whip round f.
şiddetle esmek (rüzgar) whip around f.
şiddetle esmek (rüzgar) whip over f.
şiddetle içeriye doğru çekmek implode f.
şiddetle ikaz etmek intimidate f.
şiddetle ilerlemek sweep f.
şiddetle itiraz etmek kick up a stink f.
şiddetle kınamak condemn fiercely f.
şiddetle kınamak condemn strongly f.
şiddetle kınamak condemn roundly f.
şiddetle kınamak condemn in the strongest terms f.
şiddetle kınamak condemn vigorously f.
şiddetle kınamak condemn vehemently f.
şiddetle kınamak express one's strong condemnation f.
şiddetle kınamak condemn vociferously f.
şiddetle kötülemek vituperate f.
şiddetle müdafaa etmek take up cudgels for f.
şiddetle önermek highly recommend f.
şiddetle reddetmek deprecate f.
şiddetle reddetmek rebuff f.
şiddetle sallamak succuss f.
şiddetle sarsmak knock about f.
şiddetle sarsmak convulse f.
şiddetle talep etmek push for f.
şiddetle tavsiye etmek strongly recommend f.
şiddetle vurmak bash f.
şiddetle vurmak pole-axe f.
şiddetle vurmak belt f.
şiddetle vurmak poleaxe f.
şiddetle yükselmek (dalga) surge up f.
aniden ve şiddetle belirme (bir his) surge i.
araba kazasında kafa ve omurganın şiddetle sarsılmasından ileri gelen travma whiplash i.
şiddetle azarlama vituperation i.
şiddetle çekme tug i.
şiddetle istenen şey ambition i.
şiddetle reddetme deprecation i.
şiddetle suçlama excoriation i.
şiddetle suçlama excoriating i.
şiddetle azarlanmış keelhauled s.
şiddetle karşı çıkan damning s.
şiddetle suçlanmış excoriated s.
şiddetle tavsiye edilen strongly recommended s.
şiddetle tavsiye edilen highly recommended s.
şiddetle tavsiye edilen strongly advised s.
büyük bir şiddetle with a vengeance zf.
şiddetle karşı çıkarak damningly zf.
Phrasals
şiddetle çarpmak/bindirmek smash into
şiddetle çarpmak/bindirmek smack into
şiddetle eleştirmek blast away
şiddetle eleştirmek inveigh against
şiddetle saldırmak hit out for something
şiddetle saldırmak inveigh against
şiddetle/hızla sarsmak/sallamak lash something about
Colloquial
şiddetle azarlamak give merry hell
şiddetle/kuvvetle önerilen (şey) doctor's orders something
Idioms
birine şiddetle vurmak jab at
çok gürültülü ve şiddetle kavga etmek be at hammer and tongs
çok gürültülü ve şiddetle kavga etmek go at hammer and tongs
hiddet ve şiddetle like fun
şiddetle karşı çıkmak fly in the face of
şiddetle karşı çıkmak fly in the teeth of
şiddetle karşı çıkmak argue against
şiddetle karşı çıkmak set one's face against
şiddetle kavga etmek fight tooth and nail
şiddetle kavga etmek be at hammer and tongs
şiddetle kavga etmek fight tooth and claw
şiddetle kavga etmek go at hammer and tongs
şiddetle kavga etmek go at it tooth and nail
şiddetle kavga etmek fight someone tooth and nail
şiddetle kavga etmek go at it hammer and tongs
şiddetle kavga etmek fight someone hammer and tongs
şiddetle kınamak get the rough edge of someone's tongue
şiddetle kınamak give rough edge of one's tongue
şiddetle kınamak give the rough edge of one's tongue
şiddetle kınamak have the rough edge of someone's tongue
şiddetle tartışmak argue the toss
şiddetle vurmak knock hell out of
şiddetle vurmak knock the hell out of
şiddetle vurmak beat the hell out of
şiddetle vurmak beat hell out of
Technical
rüzgarın şiddetle esmesi blast
şiddetle çarpma smash
şiddetle çarpmak ram
şiddetle patlamak detonate
Marine
dalga kırılmasından sonra suyun yükselerek kıyıya şiddetle çarpması swash
fırtınada geminin şiddetle çalkalanması labour
fırtınada geminin şiddetle çalkalanması labor
fırtınada geminin şiddetle çalkanması labor
fırtınada geminin şiddetle çalkanması labour
Medical
hastayı şiddetle sallama succussion
şiddetle karıştırmak swirl
Social Sciences
kadına şiddetle mücadele günü international day for the elimination of violence against women
kadına yönelik şiddetle mücadele günü international day for the elimination of violence against women
kadına yönelik şiddetle mücadele ulusal eylem planı combating domestic violence against women national action plan