stark - Türkçe İngilizce Sözlük

stark

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

stark — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sert, çarpıcı
Okunuş (IPA):
(AmE /stɑːrk/ – BrE /stɑːk/)
Terim Türü:
Sıfat: stark
Bu sıfat, süssüz ve çiğ gerçekliği vurgulayan durumu betimler. Eski İngilizce stearc köküne dayanır. Karşıtlık ve dramatik anlatımlarda kullanılır.
Eş Anlamlılar:
harsh
Zıt Anlamlılar:
subtle

"stark" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 55 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
stark s. şiddetli
There is a stark contrast between life in developed and underdeveloped countries.
Gelişmiş ve az gelişmiş ülkelerdeki yaşam arasında şiddetli bir zıtlık var.

More Sentences
stark s. yalın
You ought to face the stark reality.
Yalın gerçeklikle yüz yüze gelmelisin.

More Sentences
stark zf. tam
Does this not stand in stark contradiction to the guideline on employability?
Bu durum, istihdam edilebilirlikle ilgili kılavuz ilkelerle tam bir çelişki oluşturmuyor mu?

More Sentences
Mutfak
stark s. kasvetli
The forest was looking stark under the night sky.
Orman gece gökyüzünün altında kasvetli görünüyordu.

More Sentences
Genel
stark s. çok sade (üslup)
stark s. ıssız
stark s. katıksız
stark s. suratsız
stark s. sade
stark s. saf
stark s. fırtınalı
stark s. katı
stark s. süssüz
stark s. çıplak
stark s. kesin
stark s. sert
stark s. boş
stark s. kati
stark s. gerçekleri hiç yumuşatmayan (anlatım)
stark s. karamsar
stark s. iç açıcı olmayan
stark s. güçlü
stark s. gürbüz
stark s. dinç
stark s. zinde
stark s. yapılı
stark s. kuvvetli
stark s. kontrast tasarımlı
stark s. kontrast bir hava katan
stark s. zıt bir görünüm yaratan
stark s. zıt şekilde tasarlanan
stark s. (ölü gibi) kaskatı kesilmiş
stark s. kütük gibi sert
stark s. çarpıcı
stark zf. büsbütün
stark zf. tamamen
stark zf. sırf
stark zf. cesurca
stark zf. dayanıklı bir şekilde
stark zf. zinde bir şekilde
stark zf. hareketlilikle
stark zf. şiddetle
stark zf. kuvvetlice
Mutfak
stark s. (likör) alkollü
stark s. (likör) alkol içeren
stark s. (likör) sarhoş eden
stark s. (likör) kafa yapan
Coğrafya
stark i. new hampshire eyaletinde yerleşim yeri
stark i. kansas eyaletinde şehir
stark i. new york eyaletinde yerleşim yeri
stark i. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
Müzik
stark s. forte
stark s. (müzik yönergesi olarak) kuvvetli
stark zf. forteye yükselerek
stark zf. daha kuvvetli bir şekilde

"stark" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 59 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
stark mad i. zırdeli
stark madness i. zırdelilik
stark raving mad i. kudurmuş
stark raving mad i. delirmiş
stark crazy i. zırdeli
stark raving mad i. zırdeli
stand in stark contrast to f. -e tam bir tezat teşkil etmek
stark-naked s. anadan üryan
stark-naked s. çırılçıplak
stark-naked s. anadan doğma
Konuşma Dili
a stark contrast i. katı bir karşıtlık
a stark contrast i. koyu karşıtlık
a stark contrast i. uzlaşmaz karşıtlık
(stark) raving bonkers s. kafayı üşütmüş
(stark) raving bonkers s. deli divane
(stark) raving bonkers s. çılgına dönmüş
(stark) raving bonkers s. keçileri kaçırmış
(stark) raving bonkers s. zırdeli
(stark) raving bonkers s. kafayı yemiş
in stark contrast expr. taban tabana zıt
Deyim
(stark) raving bonkers i. zırdeli
(stark) raving bonkers i. delibozuk
(stark) raving bonkers i. uçuk (deli)
(stark) raving bonkers i. kuduruk
(stark) raving bonkers i. kafayı yemiş
(stark) raving bonkers i. tımarhanelik
(stark) raving bonkers i. kaçık
(stark) raving bonkers i. kafayı sıyırmış
(stark) raving bonkers i. divane
(stark) raving bonkers i. zıvanasız
stark reality i. çıplak gerçek
be stark staring mad f. tamamen delirmek
be stark raving mad f. tamamen çıldırmak
be stark staring mad f. tamamen çıldırmak
be stark raving mad f. tamamen delirmek
stand in stark conflict with f. -e tam bir tezat teşkil etmek
stark naked s. şallak mallak
stark naked s. çırçıplak
stark naked s. dımdızlak
stark naked s. anadan üryan
stark naked s. anadan doğma
stark naked s. çırılçıplak
stark raving mad s. kontrolden çıkmış
stark raving mad expr. zırdeli
in stark contrast to something expr. bir şeyle taban tabana zıt bir şekilde
the stark truth expr. çıplak gerçek
Fizik
stark effect i. ışık kaynağının güçlü bir elektrostatik alana maruz kalması halinde spektrum çizgilerinde gelişen ayrılma
stark effect i. stark etkisi
Kimya
dean and stark method i. dean ve stark yöntemi
Coğrafya
stark county i. ohio eyaletinde bölge
stark city i. missouri eyaletinde yerleşim yeri
Argo
stark naked s. çırılçıplak
stark naked s. anadan doğma
stark naked s. anadan doğma çıplak
stark naked s. anadan üryan
stark naked s. dal taşak
İngiliz Argosu
stark bollock naked expr. çırılçıplak
Star Wars
stark forests i. hiddetli ormanlar
stark commercial combine i. stark ticari birleşimi