tam - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

tam



"tam" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
General
tam i. iskoç beresi
tam i. tepesi geniş üstten püskülleri olan bir tür iskoç beresi
tam i. iskoçya'ya özgü yünlü bir bere

"tam" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 137 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
tam complete s.
tam full s.
tam exact s.
tam absolute s.
tam whole s.
tam overall zf.
General
tam full complement i.
tam rank s.
tam mathematical s.
tam the very s.
tam superb s.
tam thoroughbred s.
tam definitive s.
tam downright s.
tam square s.
tam intimate s.
tam ingrain s.
tam rightdown s.
tam clear s.
tam unabridged s.
tam ingrained s.
tam straight s.
tam precision s.
tam refined s.
tam unambiguous s.
tam sheer s.
tam true s.
tam due s.
tam thoroughpaced s.
tam proper s.
tam quite s.
tam trueborn s.
tam unreserved s.
tam round s.
tam blank s.
tam consummate s.
tam prompt s.
tam flat s.
tam unerring s.
tam unqualified s.
tam quintessential s.
tam sound s.
tam correct s.
tam prize s.
tam implicit s.
tam accomplished s.
tam unalloyed s.
tam factual s.
tam unmitigated s.
tam very s.
tam engrained s.
tam unobstructed s.
tam positive s.
tam express s.
tam orthodox s.
tam simple s.
tam plumb s.
tam literal s.
tam slick s.
tam outright s.
tam thoroughgoing s.
tam utter s.
tam right s.
tam verbatim s.
tam solid s.
tam slipt s.
tam plenary s.
tam just s.
tam entire s.
tam perfect s.
tam thorough s.
tam strict s.
tam accurate s.
tam precise s.
tam veritable s.
tam full frontal s.
tam definite s.
tam intact s.
tam integrate s.
tam all-out s.
tam full-fledged s.
tam spot-on s.
tam out-and-out s.
tam self-contain s.
tam through-going s.
tam grand s.
tam particular s.
tam undivided s.
tam unrelieved s.
tam abject s.
tam stark zf.
tam every bit zf.
tam plunk zf.
tam bang zf.
tam to a t zf.
tam to the core zf.
tam desperately zf.
tam out and out zf.
tam sharp zf.
tam precisely zf.
tam dead zf.
tam from a to z zf.
tam fully zf.
tam even zf.
tam in full zf.
tam as well zf.
tam at the time zf.
tam to the minute zf.
tam completely zf.
tam on the beam zf.
tam exactly zf.
tam literally zf.
tam bang-on zf.
tam smack-dab zf.
tam slap-bang zf.
tam bang on zf.
tam bang on ünl.
Phrases
tam hool (whole)
Colloquial
tam full–on s.
tam blithering
Idioms
tam to a tee
tam dyed-in the wool
Trade/Economic
tam total
tam just
tam accurate
Technical
tam whole
tam integral
tam intact
tam entire
tam precise
tam accurate
tam absolute
tam thorough
Computer
tam complete
tam int
tam literal
Music
tam perfect

"tam" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
tam sayı integer i.
tam kan sayımı complete blood cell count i.
General
tam adamına düşmek find the very man f.
tam yerine denk gelmek fall f.
tam hızla koşmak sprint f.
tam kapasiteyle çalışmak work at peak capacity f.
arabayı birdenbire tam gaz sürmek gun f.
durumu tam anlayamamak get it wrong f.
tam not vermek give somebody the thumbs up f.
durumu tam anlayamamak get something wrong f.
tam salahiyet vermek give a free hand f.
tam gaz vermek floor f.
tam olarak bilmemek not to be sure f.
tam tersini söylemek say the exact opposite f.
tam oturmak sit f.
tam anlamıyla ifade etmek not to put too fine a point on it f.
tam not almak receive thumbs up f.
tam puan vermek give somebody the thumbs up f.
tam serbestlik vermek give a free hand f.
tam gelmek fit well f.
tam anlamıyla uymak fit well with f.
tam not vermek give something the thumbs up f.
bir işi tam yapmak go the whole hog f.
tam not almak get the thumbs up f.
tam yetki vermek give a free hand f.
bir şeyi tam istenilen şekilde yapmak get something right f.
birbirine tam anlamıyla uymak (renk vb) match well together f.
motoru birdenbire tam gazla çalıştırmak gun f.
tam adamak (kendini vb) be fully dedicated f.
kendinin tam olarak nerede bulunduğunu saptamak orient oneself f.
tam yerini saptamak pinpoint f.
tam olarak yazmak write out f.
tam öğrenmek master f.
tam müşteri memnuniyeti sağlamak ensure complete customer satisfaction f.
tam müşteri memnuniyeti sağlamak ensure absolute customer satisfaction f.
tam yetki vermek give extensive authority f.
tam yetki vermek entrust with full authority f.
tam yetki vermek delegate full authority f.
tam olarak kullanmamak underutilize f.
tam olarak kullanmamak underutilise f.
tam bir anlayışsızlık göstermek show a total lack of comprehension f.
tam olarak belirtmek indicate clearly f.
tam olarak belirtmek specify precisely f.
tam olarak belirtmek specify fully f.
tam olarak belirtmek specify exactly f.
tam olarak belirtmek pin something down f.
tam olarak anlamak gain a clear understanding f.
tam kapasiteyle çalışmak work in full capacity f.
tam kapasite ile çalışmak work in full capacity f.
tam kapasite ile çalışmak run in full capacity f.
tam kapasiteyle çalışmak run in full capacity f.
tam kapasite ile çalışmak operate in full capacity f.
tam kapasiteyle çalışmak operate in full capacity f.
tam bilmemek not know exactly f.
tam adamına çatmak meet one's match f.
tam olarak anlayamamak not quite understand f.
tam sürücü kilidi açacağı sırada arabanın kapısını açma girişiminde bulunmak pre-pull f.
tam anlamıyla örtüşmek well-suit f.
birdenbire tam gaz çalıştırmak gun f.
birisini gördüğüne tam olarak sevinmemek be not exactly overjoyed to see someone f.
motoru avarada tam gazla çalıştırmak race an engine f.
tam doyuma ulaştırmak satiate f.
tam anlamıyla memnun etmek give full satisfaction f.
tam bilgi vermek give exact information f.
tam bir dönüş yapmak come full circle f.
tam bir kopyası olmak bear a striking resemblance to f.
tam yetki vermek give full authorization f.
bir dile tam anlamıyla hakim olmak have a full command of a language f.
birşeye güveni tam olmak have complete confidence in something f.
birşeye güveni tam olmak have absolute confidence in something f.
birşeye güveni tam olmak have full confidence in something f.
birşeye güveni tam olmak have total confidence in something f.
vücuda tam oturmak close-fit f.
vücuduna tam oturmak close-fit f.
vücuda tam oturmak be close-bodied f.
tam olarak açıklamak set out in full f.
tam bir trajedi gibi görünmek seem like such a tragedy f.
tam desteyle oynamak play with a full deck f.
tam kapanmak close all the way f.
tam anlamıyla birinci sınıf bir skandal olmak have all the makings of a first-class scandal f.
-e tam bir tezat teşkil etmek stand in stark contrast to f.
yerini tam olarak belirlemek pinpoint f.
tam tersi bir duruma sahip olmak have a reverse situation f.
tam tersi bir durumu olmak have a reverse situation f.
(elbise) birine tam uymak fit someone exactly f.
tam alarma geçmek go on full alert f.
tam bilmemek not know for sure f.
iki noktanın tam ortasında olmak be halfway between f.
haklarını tam olarak vermek give full credit f.
(iyi bilinmeyen bir şeyin) tam bir tanımlamasını yapmak reconstruct f.
tam teşhis edememek underdiagnose f.
tam gelişmemek abort f.
tam olgunlaşmamak abort f.
kendini tam anlamıyla vermek absorb f.
tam kadro complement i.
tam oluş fullness i.
tam yetkili kişi plenipotentiary i.
tam pansiyon american plan i.
tam merkez dead center i.
tam zıttı exact opposite i.
tam on dakika ten minutes by the clock i.
tam orta dead center i.
yukarı enlemlerde havanın tam olarak kararmadığı gecelere verilen isim white night i.
tam kesir proper fraction i.
tam katları kadar kromozom içerme durumu euploidy i.
tam bir gizlilik strict secrecy i.
tam lagün özelliği true lagoon feature i.
tam eşdeğerlik complete equivalence i.
tam isim whole name i.
tam yetki full authority i.
tam yetki full power i.
tam tutulma total eclipse i.
tam pansiyon room and board i.
tam sayfa resim plate i.
tam ölçü full measure i.
tam aksi the direct opposite i.
tam bilgi gen i.
tam bir bela a positive nuisance i.
tam istihdam full employment i.
tam şey integral i.
tam uzam gamut i.
tam güven implicit trust i.
tam pansiyon bed and board i.
tam ölçek full scale i.
tam üyelik full membership i.
eski düzeni tam anlamıyla yıkmadan, buna ek olarak yapıcı yenilikler getirmek isteyen reformist i.
tam bağımsızlık full independence i.
tam istihdam politikaları full employment policies i.
tam donanımlılık totipotency i.
tam nota semibreve i.
tam hızla koşma sprint i.
tam yetki implicit power i.
tam mesai full time i.
seyahatte, tam tarifeye tabi olmayan yaşça küçük kişi child i.
tam olmayan parça fragment i.
tam bir hafta a full week i.
tam tersi exact opposite i.
tam tersi total opposite i.
tam eşitlik parity i.
tam tarih exact date i.
tam cepheli tüne açma tunnel boring i.
tam sarışınlara göre bir yer real blonds paradise i.
tam bilet full fare i.
tam daire perfect circle i.
tam katılım full participation i.
tam öğle vakti high noon i.
tam bir uyum total harmony i.
tam eşdeğerlik full equivalence i.
tam sayı programlama integer programming i.
tam kan full blood i.
kişinin bulunduğu noktadan daire çapıyla yeryüzünün tam karşı tarafı antipod i.
tam kadro full complement i.
tam üye full member i.
tam ilki the very first i.
kilise prensip veya usullerine tam bağlılık ecclesiasticum i.
tam yenilgi checkmate i.
tam maliyet modeli full cost model i.
yerkürenin tam tersindeki yer antipodes i.
tam doğru olmama inexactness i.
tam yetki plenary authority i.
tam isabet bull's eye i.
tam zıttı total opposite i.
tam asimilasyon total assimilation i.
tam anlayış entire understanding i.
tam uyum total harmony i.
tam kapasitede at full capacity i.
tam gölge (güneş tutulması) umbra i.
tam teçhizat panoply i.
tam olarak nüfuz etme interpenetration i.
tam adres full address i.
tam bilet ticket at full fare i.
tam bilgi full information i.
tam renk exact color i.
tam altın full gold coin i.
üye tam sayısı total member number i.
tam sorumluluk full responsibility i.
tam alan full range i.
tam sorumluluk complete liability i.
tam birleşme full sexual intercourse i.
tam destek complete support i.
tam dikkat complete attention i.
tam destek full support i.
tam konsantrasyon full concentration i.
tam dikkat close attention i.
tam tanımlanmamış nebulation i.
tam destek total support i.
tam zamanı high time i.
tam performans full performance i.
tam güç full force i.
tam burslu öğrenci full scholarship student i.
tam adama full commitment i.
tam bağlılık full commitment i.
tam katılım total involvement i.
tam bağlılık complete dedication i.
tam bir yabancı perfect stranger i.
tam uyum perfect match i.
tam ayar accurate adjustment i.
tam dikkat absolute attention i.
tam olarak anlama clear understanding i.
tam muafiyet total exemption i.
tam bir deneyim quite an experience i.
tam bir yalancı habitual liar i.
tam bir yalancı pathological liar i.
tam bir yalancı chronic liar i.
tam bir yalancı compulsive liar i.
tam takım complement i.
tam benzeri counterpart i.
tam gün full time i.
tam güneş ışığı full sunlight i.
tam yük full load i.
tam sözcük fullword i.
tam çizgi full line i.
tam yükle çalışma full load operation i.
tam yük hızı full load speed i.
tam dalga all-wave i.
tam zamanlı sistemler just-in-time systems i.
tam gün full-time i.
tam gün anaokulu full-day kindergarten i.
tam sayfa reklam full-page advertisement i.
tam yük full-load i.
tam zamanlı sistemler just-in-time-systems i.
tam oluşmamış toprak immature soil i.
tam yetki free hand i.
tam yetki blank check i.
tam yetki free rein i.
tam çözüm complete solution i.
tam hız full blast i.
tam ortası happy mean i.
tam cinsel birleşme full sexual intercourse i.
tam yol ileri full speed ahead i.
tam metin the full text i.
tam ifşa full disclosure i.
tam otomatik çamaşır makinesi fully automatic washing machine i.
tam tersi durum the exact opposite situation i.
tam miktarı the absolute amount of i.
tam katılım full attendance i.
tam boy maket mock-up i.
tam boy model mock-up i.
tam öğün full meal i.
tam yorgunluk utter exhaustion i.
birşeyin tam ortası dead center i.
tam farkındalık full awareness i.
tam çözüm entire solution i.
tam çözüm full solution i.
tam tarif literal description i.
tam adama/adanma total dedication i.
tam bir fiyasko a total fiasco i.
tam bir fiyasko a total flop i.
tam bir fiyasko a total washout i.
tam muadil perfect substitute i.
tam dönüşüm complete transformation i.
tam dönüşüm full transformation i.
tam deste a full deck i.
tam deste a complete deck i.
tam sayfa reklamlar full-page ads i.
tam kadro full team i.
mutlak/tam dakiklik absolute punctuality i.
tam performans complete performance i.
harfi harfine/tam suret/kopya verbatim transcript i.
harfi harfine/tam suret/kopya exact copy i.
harfi harfine/tam suret/kopya verbatim copy i.
-in tamamen/büsbütün/tam anlamıyla sıkıcılığı the sheer boredom of i.
tam salak a blithering idiot i.
tam pansiyon konaklama american plan i.
çiçeğin tam olarak açtığı dönem anthesis i.
tam buğday ekmeği whole wheat bread i.
tam sayılı kesir mixed fraction i.
tam boy model mockup i.
tam boy maket mockup i.
tam tahıl whole grain i.
tam bilet adult ticket i.
tam cinsel münasebet full carnal knowledge i.
tam başlık full title i.
(mafyada) tam üye made man i.
(mafyaya) tam/asli üye yapılmış kişi made man i.
bir cins tam buğday unu graham flour i.
tam yıl full year i.
tam potansiyel full potential i.
tam liste complete list i.
tam ünvan full title i.
tam isim/ad full title i.
(dağcılık) tam kazık düğümü hitch knot i.
tam egemenlik full sovereignty i.
tam öğün square meal i.
tam eşleme exact match i.
tam cevap full answer i.
tam yanıt complete response i.
tam yanıt full response i.
uygulamaların tam kimliği exact identity of applications i.
tam örnek prime example i.
tam bir örneği prime example i.
tam teşekküllü hastane full-fledged hospital i.
bir (tam) sayının 1 eksiği preceding number i.
bir (tam) sayının 1 sayı önce geleni preceding number i.
tam gelişme süresi acme i.
tam bağımsız şey absolute i.
tam faaliyette in a full swing s.
tam anlamıyla unmitigated s.
tam teçhizatlı panoplied s.
tam yerinde ve zamanında yapılan seasonable s.
tam bu anda this very moment s.
tam yetkili plenipotentiary s.
tam zamanlı fulltime s.
tam olmayan partial s.
tam gelişmemiş rudimental s.
tam cümle ile ifade edilen periodic s.
tam teçhizatlı in full fig s.
tam kurulu silah at full cock s.
tam ortadaki midmost s.
tam kararında pişmiş done to a turn s.
tam yetkili fully entitled s.
tam yetkisi olan plenipotentiary s.
tam vaktinde seasonable s.
tam gerçekleşmemiş unconsummate s.
tam kurulu (silah) at full cock s.
tam donanımlı full equipped s.
tam zamanında olan seasonable s.
tam zamanında gelen heaven-sent s.
tam tanımlanmamış ill defined s.
tam zamanında yapılan seasonable s.
tam cümle ile ifade edilen periodical s.
tam vaktinde yetişen providential s.
tam vakti gelmiş ripe s.
tam yerinde seasonable s.
tam doğru olmayan inexact s.
tam olmayan short s.
tam zamanında olan pat s.
tam veya her şey dahil comprehensive s.
tam zamanında olan opportune s.
tam gelişmemiş rudimentary s.
daha tam sheerer s.
tam (anlamıyla) typical s.
tam mükellef fully responsible s.
tam mükellef fully amenable s.
tam mükellef legally obligated s.
tam mükellef fully accountable s.
tam kucaklanacak huggable s.
tam sarılmalık huggable s.
harfi harfine tam olmayan nonfactual s.
tam ve eksiksiz whole and complete s.
tam bağımsız fully independent s.
tam eğitilmemiş poorly trained s.
tam gelişmiş fully developed s.
tam zıt tarafta olan antipodean s.
tam oluşmamış inchoate s.
tam dengeli perfectly balanced s.
tam otomatik fully automatic s.
tam boy full length s.
tam olarak açıklanmamış ill-defined s.
tam bir full-blooded s.
tam boy (portre) full-length s.
tam birleşmiş fully-converged s.
tam tanımlanmamış ill-defined s.
tam ölçekli full-scale s.
tam gelişmiş full-blown s.
tam gelişmiş full-grown s.
tam olarak yetkilendirilmiş duly-authorized s.
tam kurulu fully-installed s.
tam boy full-length s.
tam uyumlu full-compatible s.
tam yetkili duly-authorized s.
tam möbleli fully-furnished s.
tam olarak uymayan off-key s.
tam tamına uyan well-suited s.
tam belirgin renkli olmayan off-white s.
tam vaktinde timely s.
tam pişmiş well done s.
tam pişmiş well-done s.
tam gelişmemiş vestigial s.
tam doğru precise s.
vücuda tam oturmuş close-bodied s.
tam tanımlanamamış underrecognized s.
tam tanımlanamamış underrecognised s.
tam zamanlı olmayan non-full-time s.
tam teçhizatlı well-armed s.
henüz tam gelişmemiş in the gristle s.
tam anlamıyla/tam bir royal s.
tam tedavi edilememiş undertreated s.
tam tıkalı fully blocked s.
ölçü olarak tam (şiir) acatalectic s.
tam tersi antipodean s.
tam ayarında standard s.
tam tahıl wholegrain s.
tam/tamamen camlı fully glazed s.
tam ehliyetli fully competent s.
kategorinin tipik üyesinin özelliklerinin tam tersi özelliklere sahip olan counterstereotypical s.
tam teşekküllü full-fledged s.
kategorinin tipik üyesinin özelliklerinin tam tersi özelliklere sahip olan counterstereotypical s.
tam eğitilmiş fully trained s.
tam kapasiteyle işleyen/çalışan fully operational s.
tam bir gün sürmeyen ahemeral s.
tam doğuya doğru due east zf.
tam olarak precisely zf.
tam yüzüne bang in the face zf.
tam olarak rootedly zf.
tam belirlenen zamanda right on time zf.
saat tam dokuzda on the stroke of nine zf.
tam vaktinde on the dot zf.
tam olarak definitively zf.
tam hızla in full career zf.
tam kuzeye doğru due north zf.
tam olarak strictly zf.
tam zamanında just in time zf.
tam güneye doğru due south zf.
tam olarak değil not necessarily zf.
tam öyle neither more or less zf.
tam olarak flat zf.
tam anlamıyla just zf.
tam anlamıyla strictly zf.
tam olarak rightdown zf.
tam zamanında right on time zf.
tam olarak in full zf.
tam zamanında apropos zf.
tam olarak accurately zf.
tam zamanında seasonably zf.
tam güneye due south zf.
tam gözüne slick in the eye zf.
tam tersi on the contrary zf.
tam olarak positively zf.
tam zamanında pat zf.
tam olarak in depth zf.
tam aksine quite the contrary zf.
tam aksine the other way round zf.
tam zamanında on schedule zf.
tam bir şekilde to a t zf.
tam kapasiteyle at full blast zf.
tam yerinde on the spot zf.
tam olarak fully zf.
tam zamanında promptly zf.
tam bir içtenlikle in all sincerity zf.
tam olarak roundly zf.
tam o kadar neither more or less zf.
tam da… precisely zf.
tam göz önünde in full view zf.
tam vaktinde at the point zf.
tam yerinde in position zf.
tam olarak quite zf.
tam hızla at full steam zf.
tam tersine the other way round zf.
tam vaktinde right on time zf.
tam anlamıyla properly zf.
tam aksine the opposite way round zf.
tam olarak straightly zf.
tam batıya doğru due west zf.
tam faaliyette in full blast zf.
tam o kadar neither more nor less zf.
tam bir to the core zf.
tam manasıyla in the strict sense zf.
tam manasıyla to the full zf.
tam karşıda straight ahead zf.
tam onun kadar every bit as much zf.
tam yerinde to the point zf.
tam anlamıyla fairly zf.
tam olarak smack zf.
tam hız full speed zf.
tam vaktinde dead on time zf.
tam olarak right zf.
tam o anda just then zf.
tam o sırada just then zf.
tam bir yöne doğru due zf.
tam olarak implicitly zf.
tam olarak değil not really zf.
tam tersine on the other hand zf.
tam o anda at the very moment zf.
tam olarak literally zf.
tam vaktinde punctually zf.
tam olarak straight zf.
tam bu arada in the midst of all this zf.
tam vaktinde just in time zf.
tam olarak truly zf.
tam olarak every bit zf.
tam olarak evenly zf.
tam olarak fairly zf.
tam olarak plumb zf.
tam zamanında bang on time zf.
tam sürat full speed zf.
tam olarak consummately zf.
tam yerine home zf.
tam zamanında duly zf.
tam zamanında in the nick of time zf.
tam zamanında at the last minute zf.
tam gaz full speed zf.
tam ortasında in the middle of it all zf.
tam zamanında just at the right time zf.
tam iki dakikada in two minutes flat zf.
tam o zaman at that point zf.
tam tersine the opposite way round zf.
tam yol full speed zf.
tam gazla at full blast zf.
tam yerinde isabetli to the point zf.
tam on saniyede in ten seconds flat zf.
tam bir (bazen alaycı şekilde) right zf.
tam orada right there zf.
tam da at the very time zf.
tam zamanında opportunely zf.
tam manasıyla in full zf.
tam mevsiminde early in the season zf.
tam olarak completely zf.
tam olarak outrightly zf.
tam vaktinde just at the right time zf.