proper - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

proper

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"proper" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 37 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
proper s. uygun
proper s. münasip
General
proper s. usturuplu
proper s. münasip
proper s. kişisel
proper s. hanım hanımcık (bayan)
proper s. zati
proper s. has
proper s. kurallara uygun
proper s. görgü kurallarına çok bağlı
proper s. yakışır
proper s. adamakıllı
proper s. özgü
proper s. reva
proper s. gerçek
proper s. yakışık alır
proper s. rabıtalı
proper s. terbiyeli
proper s. doğru
proper s. hakiki
proper s. doğru dürüst
proper s. düzgün
proper s. iyice
proper s. tam
Trade/Economic
proper doğru
proper özel
proper yerinde
proper asıl
Law
proper muntazam
proper kendine mahsus
proper has
proper münasip
proper usule göre
proper layık
proper özel
proper uygun
Technical
proper uygun

"proper" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 127 sonuç

İngilizce Türkçe
General
come to its proper consistency f. kıvamını bulmak
deem proper f. reva görmek
find proper f. yerinde bulmak
move into proper position for use f. kullanım için uygun konuma getirmek
take the proper steps f. gereken önlemleri almak
a proper man i. düzgün bir adam
a proper work i. düzgün bir iş
proper action i. yerinde davranış
proper action i. uygun/doğru olan hareket
proper and easy monitoring of work i. işin sağlıklı ve kolay takibi
proper behavior i. doğru davranış
proper behavior i. düzgün davranış
proper care i. yerinde özen
proper care i. yerinde dikkat
proper condition i. uygun koşul
proper condition i. uygun şart
proper conditions i. uygun şartlar
proper conditions i. uygun koşullar
proper conduct i. uygun davranış
proper conduct i. yerinde davranış
proper course of action i. doğru hareket tarzı
proper course of action i. uygun hareket tarzı
proper course of action in disasters i. afetlerde doğru hareket tarzı
proper degree i. karar
proper diet i. düzenli beslenme
proper engine i. uygun motor
proper evaluation i. doğru değerleme
proper explanation i. mantıklı açıklama
proper fraction i. tam kesir
proper fraction i. basit kesir
proper job i. uygun iş
proper name i. özel isim
proper name i. özel ad
proper norms i. metin-içi normlar
proper noun i. özel ad
proper noun i. özel isim
proper nutrition i. düzenli beslenme
proper position i. uygun pozisyon
proper pride i. haklı gurur
proper pride i. kıvanç
proper purpose i. üyelik sistemi
proper use i. doğru kullanım
proper value i. gizdeğer
proper value i. karakteristik değer
textual proper norms i. metin-içi normları
fit and proper s. yerinde ve uygun
prim and proper s. dikkatli ve kuralcı
wrong use does not preclude proper use s. kötüye kullanma hiç kullanılmamasını gerektirmez
at the proper time zf. uygun zamanda
at the proper time zf. tam zamanında
in a proper way zf. yollu yolunca
in its proper place zf. yerli yerinde
in proper manner zf. uygun bir şekilde
in the proper place zf. yerli yerinde
proper to ed. mahsus
proper to ed. has
Phrases
if considered proper uygun görülürse
if deemed proper uygun görülürse
in the proper meaning of the word kelimenin tam manasıyla
in the proper meaning of the word kelimenin tam anlamıyla
under proper circumstances uygun koşullarda
wrong use does not preclude proper use bir şey suistimal edilebilir/edildi diye onu kullanmamazlık edemeyiz
Idioms
go through the proper channels doğru kanaldan girmek
go through the proper channels uygun yöntemleri kullanmak
go through the proper channels doğru adım atmak
good and proper yaraşır
good and proper uygun
right and proper yaraşır
right and proper uygun
Speaking
it's outside the city proper aslında şehrin sınırları dışında
she/he gave me a proper talking to beni bir güzel haşladı
she/he gave me a proper talking to beni bir güzel azarladı
Trade/Economic
proper authorities ilgili merciler
proper indorsement uygun ciro
proper indorsement yasal olarak yapılan ciro
proper price makul fiyat
proper price uygun fiyat
proper use amaca uygun kullanım
Law
as the court may deem just and proper mahkemenin adil ve uygun göreceği üzere
proper evidence uygun kanıt
proper evidence uygun delil
proper evidence elverişli kanıt
proper law geçerli hukuk
proper law akit hukuk
proper law uygulanması gereken hukuk sistemi
proper right münasip hak
Technical
maximum proper flood muhtemel azami feyezan
proper cable connections uygun kablo bağlantıları
proper equipment uygun ekipman
proper fraction basit kesir
proper monitoring of the process işlemin uygun olarak izlenmesi
proper transition uygun geçiş
proper transition uygun tranzisyon
proper use of the machine kurallara uygun kullanım
proper vibration doğru titreşim
Computer
proper subset kapsanır
proper superset kapsar
Informatics
proper subset öz altküme
Medical
proper immunization uygun bağışıklama
Psychology
proper domain asli alan
proper function asli işlev
Math
proper fraction basit kesir
proper fraction tam kesir
proper ideal ast ideal
proper ideal astideal
proper subset öz alt küme
proper subset ast küme
proper subset özalt küme
proper subset astküme
proper value gizdeğer
proper value karakteristik değer
proper value özdeğer
Statistics
proper distribution uygun dağılım
Physics
proper vibration öztitreşim
Astronomy
proper motion (yıldız) özdevinim
Linguistics
capitalizing proper adjectives özel isim konumundaki sıfatların baş harflerinin büyük yazılması
proper adjective özel ad sıfatı
proper noun özel isim
proper noun özel ad
proper nouns özel isimler
proper nouns özel adlar
Places
isleta village proper new mexico eyaletinde yerleşim yeri
Military
proper haircut düzgün tıraş
support proper öncü öncüsü büyük kısmı
Football
proper throw-in nizami taç atışı
Ottoman Turkish
a proper saying lisan-ı münasip
British Slang
(a) proper do süper bir olay