düzgün - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

düzgün



"düzgün" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 53 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
düzgün even s.
düzgün straight s.
düzgün smooth s.
düzgün decent s.
General
düzgün paint i.
düzgün dandy s.
düzgün shapely s.
düzgün equable s.
düzgün dandyish s.
düzgün shipshape s.
düzgün unruffled s.
düzgün clean s.
düzgün formal s.
düzgün slick s.
düzgün neat s.
düzgün trim s.
düzgün square s.
düzgün sleek s.
düzgün ordered s.
düzgün fluent s.
düzgün in good trim s.
düzgün right s.
düzgün orderly s.
düzgün slicken s.
düzgün measured s.
düzgün flat s.
düzgün clear-cut s.
düzgün clean-cut s.
düzgün level s.
düzgün proper s.
düzgün presentable s.
düzgün regular s.
düzgün steady s.
düzgün uniform s.
düzgün squared away s.
düzgün just so s.
düzgün righteous s.
düzgün truly zf.
düzgün smartly zf.
düzgün even zf.
Colloquial
düzgün clear cut
düzgün in good order
Technical
düzgün level
düzgün uniform
düzgün permanent
düzgün closely graded
düzgün regular
düzgün smooth
düzgün correct
düzgün slick
Computer
düzgün uniform sampling
Automotive
düzgün homogeneous
British Slang
düzgün kosher

"düzgün" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 253 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
düzgün görünüşlü presentable s.
düzgün bir şekilde properly zf.
General
ağır ya da düzgün adımlarla yürümek pace f.
düzgün şekle girmek got into linear form f.
düzgün olmak be straight f.
düzgün olmak be honest f.
düzgün olmak be smooth f.
düzgün olmak be orderly f.
düzgün ateş etmek shoot straight f.
düzgün çalışmak work properly f.
düzgün çalışmak function properly f.
düzgün olmak be well-arranged f.
işi düzgün yapmak do the work right f.
düzgün bir şekilde kesmek/biçim vermek manicure f.
düzgün akış denetimi laminar flow control i.
düzgün boyayan boya levelling dye i.
düzgün görünüşlü olma presentableness i.
düzgün konuşma smooth talking i.
düzgün biçim shape i.
düzgün olmama irregularity i.
düzgün giyimlilik dapperness i.
düzgün kesilebilirlik sectility i.
düzgün kenar straight edge i.
düzgün konuşma clean speech i.
alabora olması halinde otomatik olarak düzgün duruma gelen küçük bot self-righting i.
düzgün davranış proper behavior i.
düzgün davranış correct behavior i.
düzgün/adamakıllı (bir) iş decent work i.
düzgün bir adam a proper man i.
düzgün bir iş a proper work i.
düzgün kalp atışı eurhythmy i.
eli yüzü düzgün bir kız a decent-looking girl i.
düzgün kalp atışı eurythmy i.
sorunsuz/düzgün işlem smooth operation i.
düzgün sapma uniform deviate i.
mobilya ayağı gibi ortası ve ucu şişkin, düzgün çubuk baluster i.
düzgün giyimlilik rakishness i.
tavrı düzgün in fine fettle s.
eli yüzü düzgün fairly pretty s.
düzgün giyimli dapper s.
düzgün olmayan salebrous s.
düzgün olarak devam eden firm s.
eli yüzü düzgün presentable s.
düzgün görünüşlü presentable s.
düzgün olmayan irregular s.
düzgün konuşan smooth spoken s.
kıyafeti düzgün respectable s.
düzgün kesilebilir sectile s.
düzgün tıraşlı smooth shaven s.
düzgün damarlı even-textured s.
çok düzgün extra-smooth s.
düzgün olmayan uneven s.
konuşması düzgün well-spoken s.
düzgün olmayan unlevel s.
şöyle doğru düzgün halfway decent s.
elle tutulur anlamda düzgün halfway decent s.
düzgün sayılabilecek halfway decent s.
düzgün vücutlu well-proportioned s.
için düzgün/düz smooth for s.
düzgün kesilmiş/bakımlı manicured s.
düzgün vücutlu curvaceous s.
düzgün vücutlu curvy s.
alkolün etkisiyle doğru düzgün düşünme yeteneğini yitirmiş befogged s.
alkolün etkisiyle doğru düzgün düşünme yeteneğini yitirmiş befuddled s.
düzgün ölçülmüş well-measured s.
düzgün işletilen well operated s.
kısa ve düzgün brief and orderly s.
düzgün bir şekilde sleekly zf.
düzgün bir şekilde dandyishly zf.
düzgün görünüşlü bir şekilde presentably zf.
düzgün olarak uniformly zf.
düzgün şekilde in the correct way zf.
doğru düzgün properly zf.
düzgün biçimde even zf.
Phrasals
düzgün çalıştığını doğrulamak için belirli bir süre için yeni bir elektronik ekipman parçası kullanmak burn in
düzgün çalıştığını doğrulamak için belirli bir süre için yeni bir elektronik ekipman parçası kullanmak burn into
Proverb
iyi/düzgün/erdem içinde yaşayan uzun yaşar he lives long who lives well
Colloquial
düzgün şekilli kalçalara sahip olma callipygia i.
düzgün şekilli kalçalara sahip olma callipygy i.
düzgün şekilli kalçalara sahip olan callipygous s.
düzgün şekilli kalçalara sahip olan callipygian s.
düzgün kalçalı callipygous s.
düzgün kalçalı callipygian s.
düzgün kalçalı callipygian
düzgün çalışmamak be on the blink
çok düzgün like a book
düzgün biçimde in good order
düzgün bir iş bulmak get a regular job
yatağını düzgün bir şekilde yap make your bed properly
doğru düzgün göremiyorum can't see straight
Idioms
düzgün konuşma sweet talk
düzgün anlaşılır bir dille in plain english
morali düzgün olmak have one's tail up
düzgün olmamak be out of true
düzgün düşünememek not be thinking straight
düzgün düşünemiyorum can't think straight
sorunsuz/düzgün çalışmak purr like a kitten
sorunsuz/düzgün çalışmak purr like a cat
düzgün ve sorunsuz çalışmak be up and running
düzgün işlemek be up and running
düzgün/adam gibi davranmak comport oneself with better behavior
düzgün ve tertipli bir şekilde/muntazaman yerleştirmek put something in apple-pie order
düzgün ve tertipli bir şekilde/muntazaman yerleştirmek get something in apple-pie order
düzgün davranmak comport oneself with better behavior
düzgün ve sağlıklı tuvalet alışkanlığına sahip regular as clockwork
düzgün ve sağlıklı tuvalet alışkanlığına sahip as regular as clockwork
Speaking
bu sefer işi düzgün yapalım this time we’re going to do it right
eli yüzü düzgün bir iş a decent job
umarım düzgün gidiyordur i hope it's going smoothly
düzgün otur sit nicely
Slang
düzgün vücutlu erkek beefcake
Trade/Economic
düzgün hat gemileri navlun tarifesi liner terms
düzgün bir şekilde yerleştirilmiş trimmed
büyük ve düzgün kara yolu express way
düzgün işleyen piyasa orderly market
düzgün durumlu büyüme oranı steady-state growth rate
mallar düzgün biçimde paketlenip istiflendi contents unknown
daha düzgün koşullar more favorable terms
Law
vasiyetin düzgün biçimde icrası şartı attestation clause
Technical
elmas kesme aletinin, taşı düzgün kesip cilalayacak şekilde sabit durabilmesi için gereken aygıt tang i.
düzgün ivme uniform acceleration
tamamen düzgün uzay completely regular space
düzgün (dağılmış) yük uniform load
düzgün olarak azaltmak (sayı/hakim) dwindle
düzgün olmayan savak irregular weir
düzgün sönümlü dağılım tapered distribution
düzgün örnekleme uniform sampling
düzgün olmayan hareket shake
düzgün kararlılık uniform stability
düzgün hız uniform velocity
düzgün hareket steady motion
düzgün trafik smooth traffic
düzgün zemin yapısı regular soil structure
bir tüpün katotu ve elektrotu arasına uygulanan düzgün gerilim grid bias
eksiksiz düzgün uzay complete uniform space
düzgün olmayan sınır irregular boundary
rasgele düzgün sayı uniform random number
düzgün sınırlı uniformly bounded
düzgün olmayan oturma nonuniform settlement
düzgün boyayan boya leveling dye
düzgün olmayan şev uneven slope
düzgün boyama gücü leveling power
düzgün penetrasyon regular penetration
düzgün çokgen regular polygon
düzgün değişen doğru akım pulsating direct current
düzgün nicemleme uniform quantization
düzgün dalga straight wave
düzgün teçhiz edilmemiş ill-equipped
doğru düzgün straight
düzgün boyama maddesi leveling agent
düzgün olmayan çokgen irregular polygon
hatalı veya düzgün olmayan şekil pseudomorph
düzgün bir şekilde correctly
düzgün beşgen regular pentagon
düzgün dilim wafer
düzgün olmayan unlevel
düzgün olmayan uneven
düzgün akış denetimi laminar flow control
düzgün akış laminar flow
düzgün olmayan nicemleme nonuniform quantization
suyu düzgün kereste straight-grained timber
düzgün dağılmış yük uniform load
düzgün akış uniform flow
düzgün oturma uniform settlement
düzgün profilli straight-sided
düzgün yansıma regular reflection
düzgün yüzey plane surface
düzgün dörtyüzlü regular tetrahedron
düzgün sekizyüzlü regular octagon
düzgün olmayan kesim sugary cut
düzgün piramit regular pyramid
düzgün kesilmiş clean cut
düzgün prizma regular prism
düzgün çokyüzlü regular polyhedron
düzgün dislokasyon perfect dislocation
düzgün sınırlılık prensibi uniform boundedness principle
düzgün çalışma smooth running
düzgün dönme testi true running test
düzgün kenar deneyi straightedge test
düzgün akış özellikleri uniform flow characteristics
düzgün uzunluk straight length
tülün düz bir zemine ya da duvara sürülerek ve yayarak düzgün bir şekilde oturtulması/yapıştırılması marouflage
Computer
düzgün bitiş smooth end
düzgün başlangıç smooth start
düzgün nokta smooth point
düzgün hat smoothline
düzgün kayıt good registry
sürücü düzgün mü? is drive good?
düzgün olmayan nicemleme non-uniform quantization
daha düzgün çalışmak run more smoothly
Informatics
düzgün trafik smooth traffic
düzgün örnekleme uniform sampling
düzgün yakınsaklık metriği maximum metric
Textile
düzgün boyama gücü levelling power
düzgün boyayan boya levelling dye
Construction
düzgün şekilde sıralanmamış (taş, tuğla) random s.
düzgün akış laminar low
düzgün yatay derzli moloz taş yapım coursed rubble masonry
düzgün boyama maddesi levelling agent
düzgün yayılı yük uniformly distributed loads
düzgün yüzey smooth surface
Lighting
düzgün yansıtma çarpanı regular reflectance
düzgün geçirme çarpanı regular transmittance
düzgün yansıma regular reflection
düzgün yansıma specular reflection
düzgün geçme regular transmission
Woodworking
suyu düzgün kereste straight-grained timber
Automotive
düzgün akış hatlı egzoz manifoldu headers
araç düzgün akmalıdır vehicle should coast smoothly
Aeronautic
düzgün yer döşemesi straight runs of pavement
düzgün iniş gentle landing
düzgün dönüş gentle turn
düzgün yaklaşma straight-in approach
Marine
düzgün laminer sınır tabakası smooth laminar boundary layer
düzgün yerleştirme uniform placing
düzgün türbülans akımı smooth turbulent flow
düzgün olmayan uneven subsidence
düzgün olmayan tarama uneven trace of dredging
yükü düzgün istif ederek gemiyi dengelemek trim
Mining
düzgün delik smooth hole
düzgün patlatma smooth blasting
Medical
düzgün kenarlı smooth marginated
düzgün sınırlı lezyon well-circumscribed lesion
Math
düzgün çokgenin merkezden uzaklığı radius i.
eksiksiz düzgün uzay complete uniform space
tamamen düzgün uzay completely regular space
ayırtık düzgün yapı discrete uniform structure
düzgün sınırlılık uniform boundedness
düzgün yakınsaklık uniform convergence
düzgün süreklilik uniform continuity
düzgün temsil regular representation
düzgün çokyüzlü regular polyhedron
düzgün çokgen regular polygon
düzgün olmayan fonksiyon nonsmooth function
düzgün yarıgrup regular semigroup
Physics
düzgün dairesel hareket regular circular movement
düzgün ivme uniform acceleration
düzgün hızlanma uniform acceleration
düzgün dairesel hareket uniform circular motion
atomların veya moleküllerin tek bir frekansta düzgün bir şekilde salınan temel bir titreşim hareketinin kuantum mekaniğinde ifade edilmesi phonon
Linguistics
düzgün bir biçimde ifade etme articulating
düzgün dağılım normal distribution
düzgün dağılım eğrisi normal curve
düzgün doğrusal çözümleme regression analysis
düzgün doğrusal regression
düzgün doğrusal çizgi regression line
çok boyutlu düzgün doğrusal çözümleme multiple-regression analysis
Geography
düzgün hat slicken line
Military
düzgün tıraş proper haircut
Art
resim ve heykel sanatında kumaş kıvrımlarının görüntüsünün düzgün biçimde yapılması casting of draperies i.
Printery
satır kenarlarını düzgün hale getirmek range f.
renkli baskıda renklerin düzgün hizalanması register i.
British Slang
düzgün bir ilişki yaşayan çift item