widely - Türkçe İngilizce Sözlük

widely

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

widely — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yaygın biçimde
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈwaɪdli/ – BrE /ˈwaɪdli/)
Terim Türü:
Zarf
Geniş alana dağılmış veya çok kişi tarafından bilinir olma durumu. Wide kökünden türemiş zarftır. Yaygın kabul ve etkiyi ifade eder.
Eş Anlamlılar:
extensively, broadly
Zıt Anlamlılar:
narrowly, scarcely

"widely" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
widely zf. geniş ölçüde
The concerns expressed by the European Parliament about Tibet are widely shared.
Avrupa Parlamentosu tarafından Tibet konusunda dile getirilen endişeler geniş ölçüde paylaşılmaktadır.

More Sentences
widely zf. genişce
We should not define the concept of human rights so widely that every human desire and affliction is embraced.
İnsan hakları kavramını, her türlü insani arzu ve sıkıntıyı kucaklayacak kadar geniş tanımlamamalıyız.

More Sentences
widely zf. büyük ölçüde
The availability of rentals varies widely across NY.
Kiralık evlerin mevcudiyeti New York genelinde büyük ölçüde farklılıklar göstermektedir.

More Sentences
widely zf. geniş çapta
This very useful publication should be made widely available.
Bu çok faydalı yayın geniş çapta erişime açılmalıdır.

More Sentences
widely zf. yaygın bir şekilde
I hope that the Commission will apply this method more widely.
Komisyon'un bu yöntemi daha yaygın bir şekilde uygulayacağını umuyorum.

More Sentences
widely zf. geniş çaplı
Vegan food options are now widely available.
Vegan yiyecek seçenekleri artık geniş çaplı olarak mevcut.

More Sentences
widely zf. geniş bir şekilde
It is absolutely essential that this right to participate should be applied widely to the parties concerned.
Bu katılım hakkının ilgili taraflara geniş bir şekilde uygulanması kesinlikle elzemdir.

More Sentences
widely zf. geniş bir alanda
These insects are widely distributed.
Bu böcekler geniş bir alana yayılmıştır.

More Sentences
widely zf. enli
widely zf. iyice
widely zf. oldukça
widely zf. her tarafa
widely zf. sağa sola
widely zf. yaygın biçimde
widely zf. geniş bir biçimde
widely zf. doğru düzgün
widely zf. çok sayıda kişi tarafından
widely zf. çok sayıda kişi arasında
widely zf. birçok konuda
Konuşma Dili
widely zf. adamakıllı

"widely" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be widely disseminated f. geniş bir kitleye yayılmak
be widely criticized f. geniş kitlelerce eleştirilmek
be widely criticized f. geniş kitleler tarafından eleştirilmek
be widely accepted f. geniş kabul görmek
be widely acclaimed f. geniş ölçüde kabul görmek
be widely acclaimed f. geniş ölçüde takdir edilmek
be widely acclaimed f. geniş kitleler tarafından beğenilmek
make widely known f. sergilemek
make widely known f. yayınlamak
make widely known f. tanıtmak
be widely criticized f. çok eleştiri almak
vary widely f. çok farklılık göstermek
widely distributed s. yaygın
widely traveled s. gezgin
widely spaced s. mesafeli
widely-used s. çokça kullanılan
widely-esteemed s. topluma mal olmuş
widely-used s. yaygın
widely-esteemed s. çok saygı duyulan
widely-used s. yaygın kullanımlı
widely acclaimed s. geniş ölçüde kabul gören
widely acclaimed s. geniş ölçüde takdir edilen
widely acclaimed s. iyi eleştiriler almış
widely acclaimed s. geniş kitleler tarafından beğenilen
widely used s. kullanımı yaygın
widely used s. yaygın kullanımlı
widely accepted s. yaygın kabul gören
widely accepted s. yaygın olarak kabul edilen
widely accepted s. yaygın olarak kabul gören
widely read s. çok okunan
widely read s. çokça okunan
widely spoken s. yaygın konuşulan
widely used s. yaygın kullanılan
widely utilized s. yaygın kullanılan
widely varied s. geniş ölçüde çeşitlilik gösteren
widely distributed s. dünyanın birçok yerinde olan
widely distributed s. dünyanın birçok yerinde yetişen
İfadeler
more widely known as expr. daha çok bilinen adıyla
Ticaret/Ekonomi
widely-held company i. halka açık şirket
Medikal
widely spaced nipples i. ayrık meme ucu
Sosyal Bilimler
widely-held middle-class values i. geniş şekilde benimsenen orta-sınıf değerleri